Sevgiye Mektuplar...

Ahmet Çapanoğlu

SEVGİ-3

Bir gün gelir, sevgi, senin düşlerin de, hayallerin de karmaşıklık yaratsa da, rüzgârın her şeyi darmadağın ettiği gibi düşüncelerini yoğurup harmanlasa, ona olan inancını yitirmemelisin.   

Bir insan sana sevgisini sunuyorsa, senin için beslediği samimi duyguları varsa, ve bu sevgiye karşılık verdiğini, onun sevgisine ortak olmak isteyip, içindeki sevgiden emin olamıyorsan, onunla birlikte söylemeye çalıştığın sevgi sözcükleri, o insanın kulaklarını tırmalayan bir gıcırtı gibi rahatsız eder, sevgiye açılan umut kapısının kapanmasını sağlar, ona bir şey vermeye çalıştığını zannederken, ondan çok şeyler alıp götürdüğünün farkında olamazsın.

Çünkü o, kendine seninle birlikte olacak, ikinizin paylaşacağı, renklerle kurulu mutlu bir dünya kurmuştur. O renkli dünyasının yıkılması, o insan için her şeyin sonu demektir. Onun için birlikte sevgi şarkıları söylemeden önce, söylediğin şarkının sözlerine iyice bakıp sonuna varabileceğine inanıyorsan, onun şarkısına eşlik edersin, yok ben bu şarkıyı söylemem dersen hiç başlamaman gerekir. Çünkü o senin bu şarkıyı bildiğini, eşlik ettiğini ve yanıldığı yerde senin ona yardımcı olacağın inancıyla yaşadığı için, güvenle şarkısına devam eder, ama senin şarkı söylemeyi bıraktığın anda yalnız kalır, beraber şarkı söylediği insanın yanında olmadığını gördüğü zaman da yıkılır.

Bu yüzden başlarken vereceğin karar çok önemlidir. Yoksa sonradan ben bu şarkıdan hoşlanmadım demek kadar yanlış bir şey yoktur. O zaman sen hiç bir şey bilmiyorsun demektir.

 Ne sevgiyi, ne sevilmeyi, nede insanlara olan saygıyı.

 

Sevgi gönlün de olan gizli hazineleri gözler önüne serebilmektir. Çünkü sevgin ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir. Uçsuz bucaksız, sonsuz ve her yerdedir. Onu aramana gerek yoktur. O her zaman yanındadır ve sen onu bulmadan önce o seni bulur, her türlü güzellikleri ve en değerli hazineleri sana sunar. Ama önemli olan senin onu yaşamak istemen gerekmektedir.

Yeter ki sen, balığın suya veya nefes alma ihtiyacın kadar da ona ihtiyacın olduğunu hisset.

Yeter ki sen ona aç olarak koş ve mutluluğa kavuşabilmek için durmadan onu ara.

İşte karar verip cesaretle yaşamaya çalışırsan, bu güzellik ve hazinelerden nasibini alırsın. Yok, eğer onu yaşamak istemeyip ondan kaçmayı denersen, o zamanda sürekli peşinde olursun ama, bu değerlerden nasibini alamazsın. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.