SİLLE’DE ÇETELER ÇOK FENAYDI

Uğur Özteke

Dün sabah bir sıkı okurumuz önce aşağıdaki metni bize gönderdi.

Daha sonra bir kare fotoğraf, dahası kavgayı çaktırmadan uzaktan cep telefonu ile çekmeye çalışmış. Tabii ki fotoğraf net değil. Ne de olsa korku var.

Ama durumu üç aşağı beş yukarı gösteriyor.

İsterseniz izninizle önce bir vatandaşın yaşadıklarını ve anlatmaya çalıştıklarını bize gönderdiği gibi sizlerle paylaşalım; 

“Günaydın Sayın Özteke;

Dün akşam hatunla Sille’ye çay içmeye gittik. Saat 21.30 girişteki kahvelerden ……..’a oturduk çok kötü bayat çay geldi. İnanın içemedik. Ancak iki çaya 5 TL verdik.

Daha sonra yukarıya doğru çıkmaya başladık.

Sağlı sollu seyyar satıcılar bağırarak satış yapıyorlar.

Kiliseye varmadan ilk köprünün yanında tanıdıklar oturur. Çay içmek için davet ettiler ancak çayları içmeden bir patırdı koptu ve bir anda ortalık karıştı.

Onbeş, yirmi kişi iki kişiyi dövmeye başladı. Ellerinde beysbol sopası parke taşlar birbirlerine atıyorlar. Ortalık toz duman. Halk panik içinde kaçışıyor.

Oradaki Silleli arkadaşa sorduk “ne oluyor burada?” diye.

Aldığımız cevap “Hiç sorma bu devamlı oluyor” dedi.

Silleli, Tepeköylü, Tatköylü gençler çete kurmuşlar.

Köprünün başını kesmişler gözüne kestirdiklerini darp ediyorlarmış.

Bir gün öncede birisini komalık etmişler.

Halk buraya acil polis noktası istiyor. Küçük de olsa polis merkezi.

Sade vatandaş yani gerçek Silleli çok korkuyor.

Tedirginle resim çektim ama net çıkmadı. Bana kızmayın lütfen.

 

Tamam Sayın Selçuklu Başkanımız Sille’ye büyük emek verdi müthiş bir baraj yapmış ama bu işler yapmakla süslemekle olmuyor.

Yöneticilerimiz burayı cazibe haline getirmek için yerli ve yabancı turisti çekmek için, Konya’ya yepyeni bir ortam kazandırmak için hem para döküyorlar ham kafa patlatıyorlar hem de çalışıyorlar.

Ama ben size söyleyeyim.

Tabii yazabilirseniz siz de yazın.

Yarın burası çok baş ağrıtacak.

Sayın Özteke, Silleliler hiç de bu gidişattan memnun değiller.

Ve de ağızlarını açamıyorlar. Korkuyorlar…”

………….

Abimiz ile biz daha sonra durumu öğrenebilmek adına epey bir yazıştık.

Abimiz tek kelime ile şöyle diyordu “AKŞAM ÇOK FENAYDI”…

Bakın net ifade edeyim. Benim de çok sayıda Tatköylü, Tepeköylü dostum var. Dahası ailecek oturup kalktıklarım var. Vallahi ben bu aileleri tanıdıkça Tatköylülerin, Tepeköylülerin bile suyu sert olduklarına şahit oldum.

Bizimkiler de çok fena ha!...

Ama Sille’deki konunun sadece bu iki kesime mal edilmemesinden yanayım. Çünkü Başkan Uğur İbrahim Altay, ekibi, zabıta el birliğiyle Sille için büyük emek veriyorlar. Burada zaman zaman tatsız şeylerin yaşandığını yine bize bazı okurlarımız bildiriyorlar.

Ve son olarak bu abimizin anlattıklarından anlıyoruz ki Sille tarihi ve kültürü ile Konya’nın yeni penceresi oluyor. Hele hele baraj Sille’yi uçuracak. Böyle bir ilginin başlaması ile orada bu tür ufak tefek şeyler başlar. Normal. Yeter ki bunlar büyümesin üzücü noktalara gelmesin.

Ha ben bu okurumuz gibi endişeli değilim.

Yeter ki durum polise net bildirilsin ve bilgi akışı sağlansın.

Konya polisi değil böyle işlere, çeteye, teröre pabuç bırakmıyor ki. 

Bu vesile ile bir kez daha hiç bugüne kadar değinmediğim, dahası kimsenin değinmediği bir olaya mini minnacık bir dokunuş yapalım da Konya polisinin müdürden amirine, amirinden memuruna bu kahramanların hakkını verelim.

Bakın Meram’da son operasyonda ölü ele geçirilen 5 terörist olayı çok büyük olay ama kamuoyu bunu yeterince fark etmedi. Edemedi.

Hatırlarsınız Reina’daki korkunç katliamının suçlusu yakalandı ise İstanbul polisine bilgi, ihbar ve istihbaratlarda bulunan Konya polisinin sayesinde yakalanmıştır.

Vallahi şu şehirde OHAL halinde böyle rahat huzurlu ve de kuzu kuzu yaşayıp, mışıl mışıl uyuyorsak başta Sayın Valimiz Yakup Canbolat olmak üzere polis teşkilatı, başmüdüründen en alt birimindeki memuruna kadar bu fedakar kahramanların sayesinde oluyor.

Tabii bunu derken şahsen biz de Sille’ye acil sabit bir Polis noktasının oluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Şehrin en önemli turizm noktasına güvenlik desteği şart…

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

İnsanların ağzına set çekmek Fırat nehrinin önüne set çekmekten daha zordur.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ? 

Elektrikli bisiklete binen çocuklarımıza bir yaş sınırlandırması getirip küçük çocukların bu bisikletlere binip ana caddelerde hayatlarını tehlikeye atmalarının önüne geçebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

 

 

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.