TARIM ÜRÜNÜ PİYASA ANALİZİ

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Tarım ve çıktısı gıdanın vazgeçilmez olduğu anlaşıldıktan sonra, sektörde Kovit-19 sonrası ürün piyasasının ne olacağı merak edilmeye başlandı. Yanlış da değil. Zira açlık insanı çaresiz bırakır. Bu konuda ülke içi ve dışı ilgili kuruluş ve şahıslar tarafından raporlar yayınlanıyor. Tüm raporların ortak noktası iklimsel değişikliklere bağlı olarak hasat sonrası toplam üretimde kısmen de olsa azalmalar olacağı kaygısını taşımakla birlikte, ülkemizde önemli bir değişim beklenmemekte olduğu görüşü hâkim. Bu raporlardan biri de kendisine, bilgisine ve yorumlarına güvendiğim İK TARIMÜSSÜ Başkanı İsmail Kemaloğlu ve ekininin hazırladığı raporunu önemlidir ve buradan bazı veriler alacağım.

Ülkemiz genelindeki yağış ortalamasına göre; Nisan ve Mayıs da normalinden ve geçen yıldan daha az yağış alındı, hatta Mayıs ayı sıcaklık ortalaması uzun yılların en yüksek sıcaklık ortalaması şeklinde gerçekleşti. Tahıl grubu için bahar ayları yağışı çok önemli olup bu durum özellikle iç Anadolu’ da tahıllar için stres oluşturdu. Henüz kayıp açısından net tespit yapmak erken görülse de mısır ekilişlerinde don dâhil yaşanan sıkıntılar, kıraç bölgelerde buğdayın su ihtiyacı, rekolteyi etkileyecek gibi görülmektedir.

TMO tarafından yapılan değerlendirmede de buğday ekilişinin %1 azalacağı öngörülmekteydi. Nisan ve Mayıs da olumsuz iklim durumu olmasaydı yüksek bir rekolte beklentisi söz konusu olacaktı. TÜIK tarafından yayınlanan buğday üretim tahminlerinin beklenenden daha yüksek olduğu, mısır üretiminin ise daha düşük kaldığı ifade edilmektedir.

USDA (Amrikan Tarım Bölümü) tarafından Türkiye’de üretimin buğdayda 18.5 milyon ton (geçen yıl ile aynı), mısırda 350 bin ton artışla 6.85 milyon ton, arpada 500 bin ton artışla 8.4 milyon ton olarak tahmin edilmektedir. Ancak buǧday rekoltesinin geçen yıldan çok az da olsa yüksek olacağı, Ülke geneli makarnalık buǧdayda 300-350 bin ton artış, verim ile bu rakamın 500 bin ton ilave üretim artışı getirebileceği öngörülmektedir. Trakya’nın belirli bölgelerinde, Konya ve Eskişehir havzasında, Kırşehir hattında gerek kısmi hastalık gerekse düşük yağış gibi sebeplerle ürün kayıpları yaşanabilir.

Yeni sezonda hareketli bir piyasa beklenmekte, sanayici ve TMO depolarında stok kalmaması, hasada stoksuz giriliyor; arz ve talep dengesinde hassas bir seviyede olması, DIR (Dahilde İşleme Rejimi) kapsamında ihracatta geçen yılın bolluğunun bu yıl iç taleple karşılanma gereği, yem sanayi talebi, piyasa iştahı gibi çok sayıda dinamik tahıl fiyatlarına hareket getirecektir. Yıl ortalamasında TMO stoklarının satış fiyatlarına fazla artış yapılmaması, iç piyasa gıda enflasyonu ve yem sanayi, kanatlı sektörü, besici ve yetiştirici taleplerinin baskın gelmesi gibi sebeplerle satış fiyatlarının da baskılanması sektörün ihtiyaçlarını, TMO stoklarından karşılama yönünde meylettirmektedir.

Yurtdışı ürün fiyatlarında özellikle Karadeniz bölgesi aǧırlıklı hareketlenme, covid-19 etkisinin nasıl bir süreçte normalleşeceǧi ve bunun ihracat kısıtlamalarına, yasaklarına etkisi, döviz kurlarındaki artış, mamul ihracatı (özellikle makarna ihracatı artış eǧiliminde olup ekmeklik buǧday talebi ile de un sektörünü etkilemektedir). Sektör dışı kitlenin tarıma ilgisi, lisanslı depoların artışına baǧlı olarak stoklama ve finansman imkânlarının artması, talebi artıracak faktörler olarak görülebilir.

Bu arada TMO alımlarında artık çiftçi ÇKS miktarlarının esas alınarak satın alma yapmaktan vazgeçilip, ÇKS dışındaki üretimlerin de satın alınacağı yönündeki açıklamaları önemli görülmelidir. Bunun iki etkisinden birincisi; ÇKS miktarlarına bakmadan TMO’nun daha fazla ürün almak ve stok yapmak isteği, ikincisi de ÇKS belgesi yokluǧu dolayısı ile özel sektöre giden ürünlerin lisanslı depolara yönelebilmesi ile fiyat hareketliliği şeklinde olabilir.

Pamuk fiyatlarına baǧlı olarak çiftçinin pamuk ekiminden mısır üretimine yönelmesi üretimini artıracak, dolayısı ile mısır fiyatları daha yatay seyredecektir. Hayvancılıkta özellikle yoğun arpa tüketen besici tarafında ithalatın kapanmasına baǧlı kapasite kullanım sıkıntısı mevcuttur. Önümüzdeki günlerde besilik ithalatına müsaade edilirse bu da arpa talebini etkiler. Bakliyat fiyatları nohut dışında yüksek seyredecektir. Çünkü ülke yeterliliǧimiz yanında talebin artışına baǧlı olarak özellikle kırmızı mercimek, kuru fasulye, yeşil mercimek fiyatları hareketli geçecek, bu ürünlerde TMO’ya fazla geliş olmayacaktır.

Finans maliyetlerinin düşmesi, tarımın yatırım aracı olarak görülmesi, Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın gelişmesi tarım piyasalarının derinliği açısından önemlidir. DIR kapsamında belge karşılığı ithalat cazibesi açısından stresli bir sezon olacağını öngörmektedir.

Konu uzmanı bunları söylüyor, ilgililerin dikkatine hayırlısı ile sunulur. 

                               Cumanız ı tebrik ederken, Rabbimden sağlık, huzur ve muhabbetler dilerim.

 

 

  

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (7)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.