Tas da aynı, hamam da…

Muzaffer Kırmacı

Seçimlere sayılı günler kaldı. Partilerin aday adayları da belirlenmeye devam ediyor. Tüm partilerin gönlünde yatan aslan, haliyle “iktidar” olmak. Seçimlerin sonucunda kim ipi göğüsleyecek, kim nal toplayacak bunları ömrümüz varsa göreceğiz elbette.

Bu arada anketçiler de boş durmuyor. Kimileri- işlerine duydukları saygıdan-  bu işi dürüstçe yaparken, kimileri de algı oluşturmak için, tahminlerinden öte, temennilerini dile getiriyorlar.  Sizin anlayacağınız, temenniler tahminmiş gibi sunuluyor kamuoyuna. Bizler de yutuyoruz. Hani derler ya. “Küçük atta civcivler yesin” diye. Aynen öyle. İşin garip yanı, kendi yalanlarına kendileri de inanıyor. “Rakamlar yalan söylemez” derler ama, bunlar rakamlara da yalan söyletiyorlar. Bu işin sonunda bazıları için yine hüsran gözüküyor.

Onlar nereden, hangi pencereden bakıyorlar bilmem ama, benim baktığım pencereden onların gördükleri görülmüyor. Cami ne kadar büyük olursa olsun, hoca bildiğini okurmuş. Benim baktığım yerden bakınca tasın da, hamamın da aynı olduğu görülüyor.

Bir şeylerin değişmesi için bir şeyler yapılmalı değil mi? İşte ben “tas da aynı, hamam da aynı” derken bunu kastediyorum.  Muhalefetin ürettiği yeni bir şey görebiliyor musunuz? Politikalarında bir değişiklik var mı? Söylemlerinde sizi cezbeden, dünden farklı bir şey duyuyor musunuz?  Gelecek için, milletin mutluluğu için vaat edilen ne söylediler bu güne kadar? Evlendirme programlarında kendisine talip olunan, talip olana diyor ki; “Sana neden evet diyeyim ?”. Peki bizler muhalefete neden evet diyelim? Klişe cümlelerle cevap vermeyin. Elle tutulur gerekçeler istiyorum efendiler.

Muhalefet,  hitabet dilini değiştirmeli bence. İftira, çamur, hakaret, aşağılama, istihza gibi üslupla insanlar ikna olmuyorlar. Bağırarak karşısındakine korku salmak isteyen insanlar,  insanlara sevimli gelmiyor. Sempatik bulunmuyor. Bozuk plak gibi aynı konuların tekrarı ikna edici olmuyor. Demek ki bir şeylerin değişmesi gerek. Bilemiyorsanız profesyonel destek almalısınız. 

İşaret parmaklarını sallayarak “cağız…ceğiz..” demekle seçmen fikrini değiştirmiyor. Tehdit ve şantaj modası eskidi. Desteksiz, bol keseden atmak da seçmeni ayartmıyor. Sizin anlayacağınız muhalefet hâlâ yanlış yolda. Seçenlerin tercihlerini muhalefete döndürmeleri için “At çamuru, çıkmazsa da izi kalır” demekle seçmen size oy vermez. En azından benim karnım böyle oyunlara tok.

Biz seçmenler muhalefetten bir de “samimiyet” bekliyoruz.  Çarşı grubu gibi her şeye karşı olmak, iktidar “Ak” derse, “Kara” demek prim yapmıyor. İktidarın haklı olduğu konularda ona destek vermeliler ki, itiraz ettiklerinde samimi olduklarını anlayalım. Her şeye itiraz ettikleri için ne zaman doğru söylediklerini anlamıyoruz. Anlamadığımız için de muhalefeti samimi bulmuyoruz.

Muhalifler,  şimdi benim bu söylediklerime de karşı çıkacaklar biliyorum. “Saçımda ak var mı” diyen müşteriye berber “Önüne düşünce görürsün” demiş ya. Haklı mıyım, haksız mıyım siz de seçimlerden sonra görürsünüz.

Sayılı günler çabuk geçer…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.