TAYYİP BEY DEDİKTEN SONRA BİZE B… YEMEK DÜŞER

Uğur Özteke

Bugün kendimce yine şehrin kılcal damarlarında dolaşmaya devam edeceğiz inşallah.

Konu çok. O yüzden hemen başlayalım.

KERAMETİ KENDİNDEN

MENKUL BİR TELEFON DİREĞİ

Bir duyarlı vatandaşımız hem fotoğraflarını çekmiş hem de tehlikeyi yazmış;

“Karatay, Büyüksinan Mahallesindeki Konya'nın en kalabalık ilkokullarından Cengiz Topel İlkokulu’nun sokağından bir GÜZEL(!) manzara...

Kerameti kendinden menkul bir telefon direği…

Kablolar yere saçılmış, atıl vaziyetteki bu direğin tehlike arz etmemesi için kaldırılmasını talep ediyoruz. Mahalle halkı adına göstereceğiniz ilgi için şimdiden teşekkür ederiz.”

……….

Biz sizlere teşekkür ederiz. İnşallah en kısa zamanda yapılması gereken yapılacaktır diye de ümit ediyoruz.

BÜYÜKSİNAN MAHALLESİ DEMİŞKEN

Hiçbir okurumuzun isteğini şikayetini sorununu kulak arkası etmem. Çok şükür. Ama zaman zaman atladıklarım geç yayınladıklarımız oldu. Bu arada bazı okurlarımızın yazılmadan gündeme gelmesini istediklerini de en yetkililere iletirim. 

Geçen hafta yine Büyüksinan Mahallesinden çocuk parkından bu fotoğraflar gelmişti.

Sonra bunu gönderen okurumuz cuma günü de bunları gönderiyordu

Yani bizim yayınlamamıza gerek kalmadan parkta gereken onarım yapılmıştı. Biz de bu vesile ile hem mahalledeki duyarlı vatandaşlarımıza hem de belediye yöneticilerine teşekkür ediyoruz.

 

BUNU İYİ Kİ BİR ŞEHİDİN

KARDEŞİ YAZIYORDU (!)

Konya olarak iki gün önce yine bir yiğidimizi toprağa verdik. Yine ocaklar söndü. Ve ne acı ki yine sönecek. Analar, babalar, eşler yandı. Allah muhafaza biz bu kafada gidersek yine yanacak.

O yürekler artık hep yanacak. Gözyaşları hiç dinmeyecek.

Bu inşaların da artık sabahları gece her günleri karanlık olacak. Cenab-ı Allah’ım hiç kimseye evlat acısı göstermesin yaşatmasın.

Dün sabah bir başka şehidimizin kardeşinin yani Konyalı bir şehit kardeşin sosyal medyadaki paylaşımı dahası millet olarak geldiğimiz noktayı bu kadar açık ve net yazması sabah sabah kahvaltıyı boğazıma dizdi. Çay burnumdan geldi. Kahvaltımı tamamlayamadım ve bırakıp evden çıktım. Allah var ya bu durumu bizim hatunla bile paylaşmadım. Çünkü konuşursam öfkem büyüyecekti.

Bakın yüreği yaşadıkça bu acı ile yanan ve yanacak olan Konyalı şehidimizin kardeşi şunları yazmış;

“Bugün Konyalı şehidimizin cenazesine katılmayı çok istedim ama hastalanırım diye gidemedim. Giden arkadaş çevremden duyduğum şehidimizin cenazesine protokol, askeri ve şehit ailelerinden fazla katılım olmamış. Bu beni ne kadar üzse de şaşırmadım.

Konyalı şehidine sahip çıkmaz ve çıkmadı da.     

Eğer Filistinli bir genç veya Arap ülkelerinden biri ölse Konya sokakları dolar taşar yürüyüş bile yapar. Ama yiğidimiz şehit olsun, kendi askerimiz şehit olsun kendi Türk evladımız şehit olsun umursama olmaz.

Ne kadar bu olay üzülsem de şaşırmıyorum artık. Naçizane bir şehit kardeşi olarak düşüncem bu, hayırlı geceler…”

………………

Bir şehit kardeşinin bu yazdıklarından hiç kimse gocunmayacak. Biz buyuz baylar bayanlar. Ya da şöyle diyelim de daha doğru olsun “Biz böyle değildik. Bizim de manevi değerlerimiz vardı. Ama birileri bizi bu hale getirdi. Siyonist, kapitalist sistem bizi de pençelerinin içine aldı. Önce titreyelim. Kendimize gelelim. Çok dua edelim. Paramız, lüks araçlarımız, 5 artı 2 dairelerimiz olmasa da şerefimiz onurumuz, gururumuz, haysiyetimiz ve bize ait değerlerimiz olsun. Yine eskisi gibi peynir ekmek yiyeyim, çoraplarımız pantolonlarımız yamalı olsun ama önce insan olduğumuzu hatırlayalım…”

……..

Sen şehit kardeşi, ben seni yakından tanıyorum. Sen de bu acı ve iğrenç gerçeği kabullenmemek için çok direndin. Senin bunları yazman benim için de çok acı oldu. Acılarımız dertlerimiz bir. Sabır kardeş, sabır… Çok dua edelim ve gelecek nesillerimizi kurtaralım inşallah.

(Ben hiç kimseye kızamıyorum ki. Konyalı şehidin haberini bile tek sütunla geçiştiren gazetelerimiz vardı. Toplum ne ise biz basın da aynıyız çünkü…)        

MUSTAFA CEYLAN ABİMİZE TEŞEKKÜRLER

Sanayici iş adamı, ürettiklerini dünyanın her kıtasında gururla satan abimiz Mustafa Ceylan dünkü yazımıza şöyle bir değerlendirme yaparak bizimle paylaşıyordu;

“Bugünkü yazınızı çok yerinde buldum. Rahmetli Nalçacı’dan sonra yolları hep yoları çaldılar ve en büyük hataları Tahir Başkan yaptı. Konya’nın trafiğini otuz yıl geri götürdü. Tabi bu durumu düzeltebilmek mümkün değil. Köprülerin hepsi kırmızı ışıklar standartlardan fazla. Yani her şeyimiz aykırı. Bunun için Konya ulaşımını daha da kangren bir duruma gidiyor. Belki metro da kurtarmaz bunu. Bir bilene yaptırmalılar.” diyordu

NÜKTE’DEN AZERBEYCAN ÖRNEĞİ

Dünkü yazımıza bir destek de iş adamı yerel siyasetçi Sayın İsmail Nükte abimizden geldi. Bakın İsmail Bey nasıl bir örnek daha veriyordu;

“Sevgili Uğur abi bugünkü yazınızı da bir solukta okudum. Hep dert yandığımız bir konu. Özbekistan örneği doğru bir örnektir. Benden de bir örnek olsun abicim. Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de aynen 4 şeritli yollar, yerler tertemiz yaya olan kişi yola adım attığı zaman trafik komple duruyor. Bu olayı bir kaç sefer bilerek denedim, ‘acaba hepsi böyle mi?’ diye. Evet hepsi durdu ve ben karşı tarafa geçerken dua ettim.”

METRO KONUSUNDA AYNI NOKTADAYIM

Dün Alp Bey’in yorumlarında şöyle bir cümle vardı.

“Metroya niye laf ediyorsun ki abi cumartesi günü Sayın Cumhurbaşkanı sakın metrodan bahsetmesin demiştiniz başkan tam zıttını yaptı. Hiç o konuya değinmediniz. Yazdığınız yediniz, yuttunuz. Ardından hafta boyunca parti propagandası yazıları yayımladınız. Şimdi konuyu tekrar metroya bağladınız. Dümdüz arazide onca imkâna rağmen hala trafik sorununu bile çözemiyorlarsa bu işi bıraksınlar.”

…………

Alp Bey’e teşekkür ediyorum. Yine kibarca dokunuşlar yapmışlar. Sayın Cumhurbaşkanının gelişinden ve gidişinden sonra yazdığımız yazılarda Reis’i eleştirmedik diye sağ olsunlar bazı okurlarımız bizi yine iki tutup bir yırttılar. Ne sakalımız kaldı ne kelliğimiz.

Olsun biz yine de herkesin görüşüne saygı duyuyoruz. Ama hiçbir şey oturduğunuz yerden gördüğünüz gibi değil. Aynı durum bizim içinde geçerli.   

Yani yöneticilerimize bir şeyler söyleyip yazarken hep kendimizi onların yerine de koyarız.

Neyse metro olayında Sayın Cumhurbaşkanımızın gelmeden önceki düşüncem ne ise ben yine oradayım. Yani bu şehirde metro olayından önce mevcut tramvay sisteminin geliştirilerek yaygınlaştırılmasından yanayım.

Haaaa bunu da bize kim öğretti?

Sağ olsunlar AK Partili büyüklerimiz, AK Partili yöneticilerimiz. Yani Sayın Cumhurbaşkanımızın şehirdeki temsilcileri.

Biz ne zaman metro dedik ise bizi çağırdılar dosyaları açtılar ve “Metronun maliyeti budur. Metro olması için bu kadar yolcu olması gerekir”….. gibi bir süre gerekçe sıralayıp “Metro Konya için kesinlikle rantabl değil. Şehre ve ülkemize yanlış yapmayalım” dediler.

Biz de rakamlara ve anlatanlara bakıp inandık.

İnanarak hata mı yaptık?

Hele hele Sayın Cumhurbaşkanımız da böyle dedi ise bize ancak b……. yemek düşer.

Aksini söyleyecek var mı?

Zaten metro dedik ise bu bugünkü yarınki ya da üç yıl sonraki mesele değil ki. 10 yıl sonra binebilirsek şükredelim.

Tüm bunlarda rağmen metro olayı Başkan Uğur İbrahim Altay’ın uyanıklığı sayesinde iyi başlıyor. Bunu da yarın inşallah biraz daha açarız.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

"İyi olan kaybediyor diye iyilik yapmaktan vazgeçmeyin. İyiler kaybederken kazanır.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ana kavşaklarda kesişme noktalarında park edip trafiğin akışına engel olmadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.

    

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (17)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.