TENKİT EDİYORSAK…

Muzaffer Kırmacı

Bizim geleneğimizde takdir yoktur.

Tekdir ederiz. Azarlarız, kızarız, hatta ceza veririz.

Ama takdir etmeyiz.

Takdir edersek, korkarız ki, şımarır.

Hiçbir varlık gösteremeyenlerin şımarıklığına katlanırız da, iyi bir şey yapan insana “aferin” dediğimizde şımaracağından korkarız.

Yahu. İyi bir şey yapan bırakın da biraz şımarsın.

27 yıllık devlet memurluğu tecrübem bana şunu gösteriyor ki; iyi şeyler yapanlar şımarmaz.

Çünkü şımarıklar iyi şey yapamaz.

İyi şeyler yapanların düzgün bir karakteri vardır.

****

Bir çoğumuzun, olumsuz doktor maceramız vardır.

Böyle bir macerayı ballandıra-ballandıra anlatmaktan da hep keyif alırız.

Bir anlamda kötü doktor portresini afişe ederek, herkese duyurmuş oluruz.

Kötüyü anlatıyorsak, iyiyi de anlatmamız gerekmez mi?

Benim iyiden kastım tıbbi başarı değildir. O da önemli ama, ben işin adamlık yanına bakıyorum. Adamlık tarafı vasatın üzerinde bir çok doktor tanıdığım olmuştur. Onlar bir kenarda dura dursunlar.

Prof. Dr. Hürkan Kerimoğlu’nu tanıdığım için gerçekten çok mutluyum.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Göz servisinde sıram gelene kadar gözlem yaptım. İnsanlarla iletişimindeki samimiyeti, insanlığı, alçak gönüllülüğü çok duygulandırdı.

Bu yazı bir teşekkür yazısı değildir.

Bu yazı, hakkı teslim yazısıdır.

Her sağlık biriminde bir tane Hürkan Kerimoğlu olmalıdır.

Akademik kimlikleri ne olursa olsun, hekim önce iyi bir insan olmalıdır. Böyle olduğu zaman zaten tedavi konusunda da istenilen başarı yakalanıyor.

Güven duyulan bir hekimin tedavi edebilme ihtimali inanın daha yüksektir.

Diliyorum ki; Prof. Dr. Hürkan Kerimoğlu gibi hekimlerin sayısı çoğalsın.

Öğrencilerinin onun insani yanını tahsil etmeleri yeterlidir bence.

Doktorluk yanı çalışınca olur zaten.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.