ÜRETİM ARTACAK Kİ GELİR ARTSIN...

Nimet Dönmez

Okulların açılması ve Kurban Bayramı’nın aynı döneme denk gelmesiyle vatandaşların, okul, kırtasiye, kıyafet ve gıda alışverişleri piyasaya okul ve bayram bereketi getirdi. Çarşı pazarda alış verişi coşturdu. Artan alışveriş perakendecilere adeta erken bayram yaşattı.

Kurban Bayramı ve sonrası okulların açılması piyasaya bir hareket getirirken okul alışverişine yönelik mağazalara yoğun ilgi var. Çocuk giyim, ayakkabı ve kırtasiye ürünleri alışverişlerde ilk sıralarda yer alıyor.

Eylül ayı bizim için önemlidir. Bizde geleneksel olarak eylül ekonomide “Harman Sonu” canlılığının başlangıcıdır. Tarım ürününden sağlanan imkanlar piyasaya hareket getirir. Borçlar ödenir. Düğün, sünnet harcamaları başlar. Kış hazırlığı yapılır.

İkinci 9 günlük bayram tatili, yaz tatiline eklendi. Nerede ise eylül ayının sonuna yaklaştık. 2016’da ekonomiyi harekete geçiremedik. 2016 yılında ülkemizin başına gelenler “Pişmiş tavuğun başına gelmedi.” Darbe girişimi ülkeyi her bakımdan sarstı. Bu girişime neden olan yapılanmanın tasfiyesi devam ediyor. Ordu, içeride ve dışarıda terörle mücadeleyi sürdürüyor. Tabi bütün bunlar ülke ekonomisinde sıkıntılar oluşturdu.

Artık tatiller bitti ve herkes görevinin başında. Her birey üzerine düşen görevi yerine getirmeli ki; ülke ekonomisi harekete geçsin. Üretimi harekete geçirmek lazım. Ancak bunun için talebin artması gerekiyor. Üreticisinden tüketicisine herkes üzerine düşen görevi yerine getirmeli ki ekonomi harekete geçsin.

Bayram tatili öncesi 2016’nın ilk 6 ayına ait büyüme oranları da açıklandı. İlk 3 ayda ekonomi yüzde 4.7 büyümüştü. İkinci 3 ayda büyüme yavaşladı. Yüzde 3.1 oldu. 6 aylık büyüme oranı yüzde 3.9 olarak gerçekleşti.

Dünyada küresel kriz sonrası ekonomilerde durgunluk sürerken, Türkiye’de ekonominin yılın ilk yarısında yüzde 3.9 oranında büyümesi olumlu bir gelişme. Ne var ki, bizim büyümemiz üretime ve yatırıma dayalı büyüme değil.

Yılın ilk yarısında hane halkı ve devlet tüketimi artığı için büyüdük. Konut ve inşaat harcamaları dışında yatırım  yapamıyoruz. Sanayi üretimi yetersiz. İhracatta duraklama var. 2008 yılında kişi başı 10 bin dolarla milli gelir tuzağına girmiştik. 2014 yılından sonra ise kişi başı milli gelir 9 bin dolara gerilemeye başladı. Şimdilerde kişi başı milli gelirimiz 9 bin 50 dolar. Kesinlikle büyümeyi hızlandırmaya mecburuz. Türkiye’de büyümenin hızlanması üretim artışına bağlı. Üretim artacak ki gelir artsın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.