VARLAR / YOKLAR / HİÇLER

Prof. Dr. Mehmet Kamanlı

Penceresi kadar güneş,

Güneşi kadar pencere

Ya da

Tarlası kadar yağmur,

Yağmuru kadar tarla

İsteyenler…

Günü yaşayanlar,

Kendine yaşayanlar,

Yaşadığını zannedenler…

Yaşanılan dramlar,

Hayat hikâyeleri,

Farklı pencereler

Her şey insan için;

Hayatın anlamı,

Yaşamın kutsallığı,

Varlık nedenimiz,

Yokluk çelişkimiz,

Hiçlik makamındaki

Var ve yok yolculuğumuz…

Güneş isteriz;

Güneşe bakamayız.

Yağmur isteriz;

Islanamayız…

Ekmek isteriz;

Paylaşamayız…

İstemek yetmez

Koşmak, bağırmak ya da durmak gerekir.

Ya ışığızdır

Ya da ışığa giden sineklerizdir.

Bütün bunlar nedir?

Neyi anlatır?

Bir duruş

Bir bakış

Bir gülüş

Bir haykırış.

Bilinmezlik had safhadadır.

Hangimiz ne yaptığının farkında?

Hangimiz ne yaşadığının farkında?

Garip bir gidiştir bizimkisi

Anlamsız,

Yüreksiz,

Öylesine içi boş ve kof…

Suya atılan bir taş,

Rüzgarda ahenkle dans eden başaklar…

Kim ait olduğu yerde,

Kim ait olduğu yaşamda?

Ya hiçler arasında beyhude bir yolculuk

Ya da

Farkına varmak,

Kendin olmak,

Işık olmak,

Işık saçmak,

Özgürce,

Delice,

Fütursuzca

Renk olmak,

Yürek olmak…

Dostu sarmalamak,

Hayatı sarmalamak…

Güneş gibi,

Su gibi,

Deniz gibi,

Uçsuz bucaksız bir derya gibi…

Derinlikler katmak,

Anlamlar kazandırmak,

Mana olmak,

Boşa geçirmemek,

Varlar da yok olmak,

Yoklar da var olmak,

Hiçler de var ve yok olmak…

Siz iyisi mi;

Pencerenizi açık tutun!

Gün eksilmesin pencerenizden.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.