Yaban çiçeği hikâyesi

Asude Konukçu

Bir vapur esintisi ile başladı içindekilerini kâğıda dökmeye boğazında düğüm düğüm olan kelimeleri deftere aktarmanın zamanı gelmişti ancak o şekilde anlatabilirdi kendini, evet, evet ancak o şekilde anlatabilirdi. Açtı krem yaprakları olan eski defterini ve yazmaya başladı kalemi;

Kelimelerle ifade edemeyeceğimiz insanlar vardır. Kelimelere sığdıramadığımız duygular. bahar gelir kimi zaman bahar sonbaharı andırır. Hüznünü çiçekleri ile anlatır. Aynı insanlar gibi hüznünü içinde yaşayan dışı cümbüş gibi olan ilkbaharı yansıtan insanlar.

İşte bu anlardan bir anı yaşadık bu gecede çayın ilkbahar yaprakları ile buluşmasını ve gökyüzünün derdini anmasını yankıladı zihinlerde. Ya yüreklerde hissedilenler ilkbaharı da sonbahar tınısıyla geçirenler. Yoğun bir ayrılık rüzgârı var veçhimde kırgınım bu aralar herkese her şeye sana ve kendime. En çokta sana kırgınım sonbahar. Eylülü’ de ekimi ’de toparladın gittin işte şiirler yankılanıyor rüzgâr tınısı ile. Bardaktaki çayım soğudu içemiyorum sen gidince. Biliyorum, biliyorum! Bir ayrılık yaşanacak sesli ama sessizce. Sonra ben kendi sonbaharımı kendi sahilimde en sert dalgalarla hissedeceğim ve yapraklar dökülecek her estiğinde. Gökyüzü derdimle yakınacak ve indirecek sineme. Damla damla karışacak demlerime ve sen gitmiş olacaksın. Bir bavul olur mu bilmiyorum; bavula sığdıracak kadar anı biriktirdim mi sanmıyorum. Kapılar diyorum! Kapanacak. Hiç çalmadığım belki de uğramadığım resmini bile kare olarak sığdıramadığım kapılar yok olacak. Ne seni anabilecek bir rüzgâr esecek nede yaprak kıpırdayacak. Bahar gelecek ve gidecek devran döndükçe.

Ve her bahar gelişinde pembe çiçekler seni hatırlatacak. Kiraz ağacının meyve çiçekleri gibi ama değil yabani bir pembe çiçek. Bir yaban çiçeği bu kadar hoş bir tını bırakabilirdi kulaklarda ve zihinlerde. Ben seni bir rüzgârda vapura biniş anımda hatırlayacağım denizde dalgaların köpük köpük olduğu bir çaycının gelip demli çay demini alır dediği anda hatırlayacağım. Çiçeklerin tane tane rüzgâr ile dansı ve ukde ukde dağılan o tını ile hatırıma düşeceksin. Evet her hatırıma düştüğünde dalgalar vuracak sessiz sahile. Düşünceler olacak beklide ama ben o tını için önceden sevemediğim ilkbaharın gelmesini bekleyeceğim. Sonbahar kadar değer edinen ilkbahar oldun benim için.

Ve rüzgâr esecek, esecek gök gürleyecek nisan yağmurları inecek yeryüzüne rahmet kaplayacak her yanı. Dağ rüzgârı ile esen yabani pembe çiçekler sokakları saracak. Herkese ilkbaharın bayramını hatırlatacak. Rüzgâr kapıları çalacak belki de çalmayacak. Seni hatırlatan bir bahar olacak. Ve ben yaban çiçeklerinin pembe yapraklarını kurutu cağım defterimin içinde. Kuruttuğum çiçekler itiraf belgesi olacak. Bir sebep var dediğin sebep ben değilim artık. Sen yabani pembe çiçek için gelen bir bahar olacaksın. Beklide başka çiçek yapraklarında pembe kalacaksın. Ama ben yine de pembeyi ve ilkbahar rüzgârının veçhimde esmesini hep seveceğim. Ve ilkbahar hep o yabani pembe çiçeğini bir de seni hatırlatacak…

Evet yazısı bitmişti şimdi yazınını sıcak yüreklere ulaştırma zamanıydı vapurdan hızlıca indi ve postanenin yolunu tuttu.

ASUDE YAYLACI

18/03/2022

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.