1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Soylu, Muhtarlarla Bir Araya Geldi
Soylu, Muhtarlarla Bir Araya Geldi

Soylu, Muhtarlarla Bir Araya Geldi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu:- "(Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi) Bu sistemin sadece Ankara'da işlerin hızlı ilerlemesinde değil, sizlerin sorunlarının çözümü noktasında, hizmetin vatandaşımıza hızlı şekilde ulaşabilmesi noktasında büyük katkıları olac

A+A-

İSTANBUL (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin, "Bu sistemin sadece Ankara'da işlerin hızlı ilerlemesinde değil, sizlerin sorunlarının çözümü noktasında, hizmetin vatandaşımıza hızlı şekilde ulaşabilmesi noktasında büyük katkıları olacaktır. Aslında bana sorarsanız, siyasi çevre, özellikle muhalif kanat, belki tam kavrayamadığından belki de başka saiklerle, bu yeni dönemin heyecanını gölgelemektedir." dedi.

Bakan Soylu, Avrasya Kültür Merkezi'nde İstanbul 2. bölge muhtarlarıyla bir araya geldi.

Demokrasinin toplumun en küçük idari birimi olan köyde ve muhtarın elinde olduğunu dile getiren Soylu, "Aslında çok daha güçlü ve çok daha tabana yayılmış durumda. Tabii yönetilen birimin ölçeğinden kaynaklı olarak, her şey göz önünde. Dolayısıyla muhtar, aslında çok sağlıklı bir demokratik yapının temsilcisi. Demokrasi alışkanlığımız içinde en eskisi." diye konuştu.

Soylu, bu topraklarda sandıkla seçilen ilk yöneticilerin muhtarlar olduğunu anımsatarak, muhtar seçimi alışkanlığının 1830'larda başladığını kaydetti.

Köklü devlet geleneğinin yanı sıra köklü bir demokrasi geleneğine de sahip olunduğuna vurgu yapan Soylu, 27 Mayıs darbesinin ardından bu köklü geleneğin halının altına süpürüldüğünü ifade etti.

Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerel siyasetin içinden gelen biri olduğuna işaret ederek, bu sınırları kaldırmak için mücadele ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yerel siyasetin gücünü merkeze taşımayı hedeflediğini aktaran Soylu, şöyle devam etti:

"Recep Tayyip Erdoğan, muhtarları devlete bağlı ama dışarıda değil, devlete bağlı ve devletin içinde konumlandırmak istemiştir. Bir anlamda, muhtarları, kendi kaderiyle özdeşleştirmiştir. Düşünün ki 'Muhtar bile olamaz.' şeklindeki bir ithamın öznesi olmuştur. Bu alelade bir aşağılama cümlesi değildir. İki ucu keskin bir cümledir. Evet, Recep Tayyip Erdoğan'a atfen söylenmiştir ama aslında 'Muhtar bile' ifadesi; muhtarlığı, muhtarı, biraz önce ifade ettiğim o aşağıdaki çizgiye, sınıra iten, küçük gören, kendileri açısından had bildiren bir ifade tarzıdır. İşte birilerinin yıllardır, bu toplumu sınıflara ayırmaya ve yönetimi buna göre dizayn etme çabası, bizim itiraz ettiğimiz asıl noktadır."

Soylu, muhtarı sadece köy ve mahallede görmek isteyen bir anlayışın varlığına dikkati çekerek, İstanbul'daki muhtarların Anadolu'daki birçok ilçeden daha büyük ve gelişmiş mahallerde görev yaptığına vurguladı.

Muhtarlığın büyük şehirlerde kaybolup giden bir makam olmadığını anlatan Soylu, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önderliğinde muhtarlık kurumuna ilişkin çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdiğini söyledi.

Soylu, Bakanlık bünyesinde "Muhtarlar İdaresi Başkanlığı" kurduklarını hatırlatarak, valilikler ve belediyelerde bu konuda bazı makamlara sorumluluk verildiğini aktardı.

Muhtarların taleplerini elektronik ortamda takip edebilmek için Muhtar Bilgi Sistemi (MUBİS) kurduklarını dile getiren Soylu, sistemde bugüne kadar 69 bin 59 talebin kayıt altına alındığını belirtti.

Soylu, muhtarlara yeni kimlikler verilmesi, 19 Ekim'in Muhtarlar Günü ilan edilmesi, muhtar maaşlarında yapılan iyileştirmeler, sigorta primlerinin ödenmesi gibi yenilik ve gelişmelerden bahsederek, 27 bin 100 muhtarın primlerinin devlet tarafından karşılandığını söyledi.

Muhtarlara silah harcıyla alakalı da kolaylık sağlandığını anlatan Soylu, köy konağı yapılması amacıyla hazine arazilerinden yer tahsisi imkanının mahalle muhtarlıklarına da tanındığını ifade etti.

- "Yerel yönetimle iletişim önemli"

Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugüne kadar 46 buluşmada 22 bin 804 muhtarı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde misafir ettiği bilgisini vererek, "Bütün bu yapılanların ardında, aslında Türkiye'ye yapılan esaslı bir anlayış değişikliğinin, bir değişimin izleri vardır. Her alanda, yereli, semti ve mahalleyi öne alıyoruz. Böylece hem demokrasimizi, hem güvenliğimizi yerel unsurların üzerine inşa ediyoruz. Bakınız şehir güvenliği noktasında, çarşı ve mahalle bekçisi uygulamasını yeniden ele aldık. Yeni bekçiler aldık. Halen de alıyoruz. 9 bin 449 alım yaptık. Sağlık raporu gibi evrak işlemleri süren yaklaşık 300-400 kişi hariç diğerleri görev başında. 7 bin daha alıma çıkacağız. Sonrasında da 10 bin daha alım yapacağız. Bu adımla, şehir güvenliğimizi yerelden, çarşı ve mahalleden tesis etmeye başlamış oluyoruz." ifadelerini kullandı.

Yerel yönetimle iletişimin önemine vurgu yapan Soylu, bu sayede sorunların daha kolay çözüldüğünü dile getirdi.

Soylu, 2002'den beri yerel yönetimlerle iletişimin güçlendirilmesi için çaba harcadıklarını aktararak, bunun yönetim ve demokrasi standardını yükseltmek ve yerelin etkisinin artırılmaya dönük bir adım olduğunu söyledi.

Artık daha hızlı karar alabilen, daha demokratik, temsilin ve Meclisin çok daha güçlü olduğu, güçler ayrılığının daha belirgin olduğu bir sisteme geçildiğini ifade eden Soylu, şunları aktardı:

"(Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi) Bu sistemin sadece Ankara'da işlerin hızlı ilerlemesinde değil, sizlerin sorunlarının çözümü noktasında, hizmetin vatandaşımıza hızlı şekilde ulaşabilmesi noktasında büyük katkıları olacaktır. Aslında bana sorarsanız, siyasi çevre, özellikle muhalif kanat, belki tam kavrayamadığından belki de başka saiklerle, bu yeni dönemin heyecanını gölgelemektedir. Aslında, günlük siyasi tartışmaların çok ötesinde bir adım atıyoruz. Büyük bir adım atıyoruz. Eksiklerimizin ve sıkıntılarımızın verdiği tecrübeyle kurgulanmış, yeni ve modern bir sisteme adım atıyoruz.

Şimdi birileri toplantılar yapıyor, 'Eski sisteme nasıl dönebiliriz?' diye. Bunu bir takvime bağlamaya çalışıyorlarmış, kazanırlarsa bu takvime göre bizi eskiye döndüreceklermiş. Bir şey söylememe izin verin. Bunu ifade etmek hem komiktir, hem de ayıptır. Çünkü eski sistemde bir keramet olsaydı, bize hala 21. yüzyılda e-muhtırayı, 367 garabetini, 17-25'leri ve 7 Haziran'daki çözümsüzlüğü, 15 Temmuz'u yaşatmazdı. Komiktir çünkü siyaset geçmişi vadetmez, geleceği vadeder. Ayıptır çünkü bu yeni geleceğe, 16 Nisan'da referandumda milletimiz onay vermiştir. 'Bunu geri döndüreceğim.' demek, bunun için takvim belirlemeye kalkmak, bu iradeyi yok saymaktır. Millet iradesini tanımamak, demokrasiyi kale almamaktır. Yapabileceklerinden değil ama bunun bu şekilde ifade edilmesi bile bana göre ayıptır, demokrasiye itimatsızlıktır. Yeni sistemi bir öcü gibi tanımlamak, kişilere indirgemek, şeytanlaştırmak doğru bir yaklaşım değildir."

Soylu, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi'nin 2002'den beri yapılan en önemli hizmet ve icraat olduğunu belirterek, bunun geleceğe bırakılacak en önemli miras olduğunu vurguladı.

Muhtarların tavrının çok önemli olduğunu anlatan Soylu, muhtarların demokrasi, şehir güvenliği, uyuşturucuyla mücadelede rehber olduğunu sözlerine ekledi.

Toplantıya, İstanbul Valisi Vasip Şahin de katıldı.

HABERE YORUM KAT