1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. "Türkiye'nin Ekonomide Yeni Hikayesi Üretim Olmalı"
"Türkiye'nin Ekonomide Yeni Hikayesi Üretim Olmalı"

"Türkiye'nin Ekonomide Yeni Hikayesi Üretim Olmalı"

YASED Yönetim Kurulu Başkanı Erdem:- "Türkiye'nin ekonomide yeni hikayesi üretim olmalıdır. Üreten bir ekonomi cari açık değil, cari fazla verir, istihdam yaratır. İstihdam ve cari fazla ile birlikte tasarruflar da artar. Böylece büyüme sürdürülebilir bir

A+A-

İSTANBUL (AA) - SÜMEYYE DALKILINÇ - Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Erdem, Türkiye'nin ekonomide yeni hikayesinin "üretim" olması gerektiğini belirterek, "Üreten bir ekonomi cari açık değil, cari fazla verir, istihdam yaratır. İstihdam ve cari fazla ile birlikte tasarruflar da artar. Böylece büyüme sürdürülebilir bir şekilde finanse edilebilir." dedi.

Ahmet Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iç ve dış siyasetin ağır bastığı bu hassas dönemde dahi hükümetin yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik yapısal reformlar konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü vurguladı.

15 Temmuz'daki darbe girişiminden sadece birkaç saat önce, içeriğinin oluşturulmasına YASED olarak destek verdikleri Yatırım Ortamının İyileştirilmesine Yönelik Kanun'un TBMM'de onaylandığını anımsatan Erdem, o günden bu yana iş ve yatırım ortamını iyileştirici birçok tedbir alındığını anlattı.

Erdem, Ar-Ge, uluslararası iş gücü, bölgesel merkez, fikri mülkiyet ve patent hakları, gümrükler ile vergisel teşvikler gibi çok önemli alanlarda yasal düzenlemeler yapıldığını, yeni kanunların yürürlüğe girdiğini belirterek, "Bu anlamda hükümetimizle el birliğiyle yapılan çalışmaların meyvesini verdiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz." dedi.

Gelecek döneme ilişkin ise temel beklentilerinin referandum sürecinin tamamlanması ile birlikte gündemin ekonomiye dönmesi olduğunu vurgulayan Erdem, şöyle devam etti:

"Türkiye'deki iş ve yatırım ortamının, hukukun üstünlüğü ve serbest piyasa ekonomisi kuralları gözetilerek iyileştirilmeye devam etmesi ve bu sayede sürdürülebilir büyümeye katkı sağlanması, yapısal reform beklentimizin gerekçesini oluşturmaktadır. Bu konulardaki görüş ve önerilerimizi hükümetimizle paylaşmaya, gerçekleştirilecek çalışmalara destek vermeye devam edeceğiz."


- "Türkiye'nin reformlara kesintisiz bir şekilde devam etmesi çok önemli"


Ahmet Erdem, yapısal reformlardan Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü artıracak politikalar ve bu politikalara uygun iyileştirmeleri kast ettiklerini belirterek, uluslararası iş dünyasının durmaksızın değişen, dönüşen koşullar ve artan rekabet nedeniyle ihtiyaçlarının farklılaştığını, iyileşmelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Erdem, "Öyle ki günümüzde hemen hemen tüm ülkeler, daha fazla uluslararası yatırım çekmek için birbirleriyle rekabet ediyor ve bu kapsamda iş ortamına ilişkin iyileştirmeler yapıyor. Kısacası bizim yapısal reformdan kast ettiğimiz; eğitimden çevreye, istihdamdan vergilere, yasal altyapıdan teknolojiye her alanda ortaya çıkan yeni ihtiyaçları karşılamamızı sağlayacak, yeniliklere ve fırsatlara ulaşmamızı kolaylaştıracak adımlardır. Bu adımlar sahip olduğumuz potansiyeli ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle Türkiye'nin, sahip olduğu yüksek ekonomik potansiyeli kullanabilmek için reformlara kesintisiz bir şekilde devam etmesi çok önemli." ifadelerini kullandı.

Gelecek dönemde reform süreci kapsamında bazı konularda çalışmalar yürütülmesinin faydalı olacağına inandıklarını kaydeden Erdem, şu görüşleri dile getirdi:

"Kalifiye iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla mesleki eğitime yönelik çalışmaların teşvik edilmesi gerekiyor. Meslek okullarının nitelikleri geliştirilmeli ve sayısı artmalı. Fikri mülkiyet ve patent konusunda yapılan yasal düzenlemelerin başarıyla uygulanabilmesini sağlayacak yönetmeliklerin hazırlanması gerekiyor. Ayrıca, daha dengeli bir vergi sistemi ile kayıt altında çalışmak teşvik edilmeli, denetimler artmalı. Vergi sisteminin, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, dolaylı vergilerle gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergiler arasında dengeli ağırlıkları içeren bir yapıya dönüştürülmesi lazım. İstihdam amaçlı sağlanan teşviklerin tek bir mevzuatta kolay ve uygulanabilir bir içerikle düzenlemesi, şirketlerin bu teşviklerden doğru bir şekilde ve yeterince faydalanabilmelerinin sağlanması gerekiyor."


- "İkili/bölgesel ticaret ve yatırım anlaşmaları Türkiye için fırsatlar içeriyor"


YASED Başkanı Erdem, yerlileştirme çalışmalarıyla üretimin yüksek katma değerli hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını, bu kapsamda doğru bir model oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Yerlileştirme çalışmalarında oluşturulacak modelin doğru tanımı için 3 temel hususun önemli olduğunu düşündüklerini ifade eden Erdem, "Oluşturulacak modelde yerel pazarı değil, küresel pazarı hedefleyen rekabetçi bir üretim kapasitesinin oluşturulması, jenerik ürünler yerine, yüksek katma değerli rekabetçi ürünleri üreten ve ihraç eden bir sektörün teşvik edilmesi, taklit eden yerine buluş yapan bir yapıyı destekleyen Ar-Ge ekosisteminin gelişimi için gerekli altyapının hazırlaması gerekmektedir. Bu sürecin sanayinin dijital dönüşüm çalışmaları ile koordineli olarak ilerlemesi önem taşımaktadır." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin küresel ölçekte rekabet gücünün artması için Sanayi 4.0 dönüşüm sürecine önem verildiğini belirten Erdem, dünyada giderek yaygınlaşan ikili/bölgesel ticaret ve yatırım anlaşmalarının Türkiye için de çeşitli fırsatlar içerdiğini kaydetti.

Erdem, şöyle devam etti:

"Özellikle Gümrük Birliği'nin modernizasyonu sürecinde üçüncü ülkelerle serbest ticaret konusunda bazı imtiyazlar sağlanması, Brexit sürecinin etkilerine yönelik önlem alınması ve İngiltere ile ikili serbest ticaret ve yatırım anlaşması için adım atılması büyük önem arz etmekte. YASED, istihdam, sermaye ve bilgi kazandıracak katma değeri yüksek yatırımların ülkemize çekilmesini sağlayacak şekilde 'bölgesel yönetim merkezi' ve 'bölgesel hizmet merkezi' konularının ve hizmet ihracatı faaliyetlerinin teşvik edilmesine yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesine özel bir önem vermektedir. Bu konuda yapılan çeşitli yasal düzenlemelerle getirilen vergisel iyileştirmeler ve verilen teşvikler memnuniyetle karşılanmaktadır. Mevzuat uyumunu sağlamak amacıyla Ekonomi Bakanlığı tarafında da paralel düzenlemelerin yapılması önem taşımaktadır."


- "İşsizliğin ve enflasyonun kalıcı bir şekilde düşürülmesi sürdürülebilir büyüme ile mümkün"


Ahmet Erdem, Türkiye ekonomisinin en önemli yapısal sorununun cari açık olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin büyürken cari açık veren, yani büyümesini çok büyük oranda dış borç ile finanse eden bir ekonomi olduğunu söyledi.

Erdem, büyüme performansının yükseldiği dönemlerde cari açığın hızla arttığını, bu sorunun sürdürülebilir büyüme performansını sınırladığını ancak işsizlik ve enflasyonun kalıcı bir şekilde düşürülmesinin ancak sürdürülebilir büyüme ile mümkün olduğunu vurguladı.

Pek çok ekonomiste göre Türkiye'nin, büyümesini sürdürülebilir bir şekilde kendi kaynakları ile finanse edebilmesi için tasarruf oranını artırması gerektiğini belirten Erdem, Türkiye'de tasarruf oranının düşük olmasının temel sebebinin, ekonominin üretimden çok tüketime odaklı yapısı ve bundan kaynaklanan cari açık olduğunu söyledi.

Erdem, şunları kaydetti:

"Cari açığı ortadan kaldıracak üretim odaklı makroekonomik kalkınma politikaları, para politikasının da desteğiyle Türkiye'yi, tükettiğinden daha fazla üreten bir ekonomi haline getirebilir ve bu da tasarruf oranının yükselmesini sağlar. Türkiye'nin ekonomide yeni hikayesi üretim olmalıdır. Üreten bir ekonomi cari açık değil, cari fazla verir, istihdam yaratır. İstihdam ve cari fazla ile birlikte tasarruflar da artar. Böylece büyüme sürdürülebilir bir şekilde finanse edilebilir.

Üreten, katma değer ve teknoloji ihraç eden, istihdam yaratan bir ekonomi olmanın yolu ise daha fazla uluslararası doğrudan yatırım çekmekten geçiyor. Bu kapsamda YASED olarak, Türkiye için uzun vadeli bir Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) Strateji Belgesi'nin hazırlanmasının faydalı olacağına inanıyoruz. Türkiye için bütüncül bir yatırım politikasının oluşturulması, bu kapsamda katma değerli yatırım çekebilmek adına yol haritasının çıkarılması ve sürdürülebilir şekilde Türkiye'ye UDY çekilmesi için uygun zeminin belirlenmesi çok önemli. Bu konuda devletimizle ortak bir çalışma yürütmeye hazırız. Bizim vizyonumuz, Türkiye'nin, dünyanın en rekabetçi ekonomilerinden birine dönüşerek uluslararası yatırımcılar açısından bölgesel bir üs olmasıdır."


- Uluslararası doğrudan yatırımcıların beklentisi...


YASED Başkanı Erdem, Türkiye'nin daha fazla uluslararası doğrudan yatırım çekmesi ve bölgesel bir yatırım üssüne dönüşmesinin, katma değerli üretimin yanı sıra ekonominin bel kemiği KOBİ'lerin de uluslararası pazarlara açılmasını sağlayacağını ifade etti.

Erdem, YASED olarak, KOBİ'lerin mevcut durumu ve olası iyileştirme alanları ile uluslararası şirketlerin KOBİ'lere küreselleşme ve dikey entegrasyon yönünde sağladığı katkıları ortaya koyacak bir çalışma başlattıklarını, bu çalışmayla ulaşacakları verileri de hem hükümetle hem de kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi.

Uluslararası doğrudan yatırımcıların beklentisinin Türkiye ekonomisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak reformların devam etmesi, hukuki altyapının güçlendirilmesi ve öngörülebilirliğin artması olduğunu vurgulayan Erdem, yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik olarak Türkiye'nin Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejik Planı hazırlanmasının da faydalı olacağına inandıklarını, bu doğrultuda yıl boyunca üyelerinden iş ve yatırım ortamına ilişkin görüş ve öneriler aldıklarını anlattı.

Erdem, üye şirketlerin üst yöneticileriyle (CEO) yaptıkları toplantılarda vurgulanan beklentilere ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:

"Önümüzdeki dönemde bu başlıklar YASED ajandasında olacak. Uluslararası şirketlerle kamunun yakın iletişim kurabilmesine ve iş birliği yapmasına önem veriyoruz. Bu iş birliği kapsamında öngörülebilirliğin ve uluslararası standartlarda yasal düzenlemelerin altını çiziyoruz. Her türlü yasama faaliyeti öncesinde özel sektörle istişare ve etki analizleri önem kazanıyor. Biz de YASED olarak uluslararası bilgi, deneyim ve birikimimizle hükümetimizin çalışmalarına katkı sağlamaya devam etmeyi arzu ediyoruz.

Yatırım ortamını iyileştirecek reformlara ağırlık verilmesi bugün her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Bu konuda atılacak adımları destekliyoruz. Küresel rekabet ortamında, Türkiye'nin bir bölgesel yatırım merkezi olarak konumlandırılması, sanayide dijital dönüşüm ve buna paralel akıllı/ileri üretim tekniklerinin geliştirilmesi, ikili ticaret ve yatırım anlaşmaları, Gümrük Birliği modernizasyonu, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi, kayıt dışı ekonomi ve haksız rekabetin engellenmesi gibi başlıklarda adım atılmaya devam edilmesini önemsiyoruz. Güvenlik konusu önemli. Terörün önünün alınması yönündeki çalışmaları destekliyoruz."

HABERE YORUM KAT