1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "Yargılamalardaki İnkar, Oyalama Taktiği"
"Yargılamalardaki İnkar, Oyalama Taktiği"

"Yargılamalardaki İnkar, Oyalama Taktiği"

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacısalihoğlu:- "Yargılamalardaki inkar meselesi, örgütsel davranışı netleştiriyor. Bu davranış, davaları siyasallaştırıp uzatabilmenin, oyalayabilmenin bir taktiği olarak öne çıkıyor"- "Burada insan hak

A+A-

İSTANBUL (AA) - İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin davalarda sanıkların duruşmalarda sergiledikleri tavırlarla ilgili, "Yargılamalardaki inkar meselesi, örgütsel davranışı netleştiriyor. Bu davranış, davaları siyasallaştırıp uzatabilmenin, oyalayabilmenin bir taktiği olarak öne çıkıyor." dedi.

Hacısalihoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FETÖ mensuplarının duruşmalarda delillerle çelişir ifadeler vermelerini yorumlamak için öncelikle örgütün iki özelliğini hatırlamak gerektiğini dile getirdi.

Bunlardan birisinin "kripto özelliği" olduğuna işaret eden Hacısalihoğlu, örgütün 40 yıllık zaman diliminde devletin en hassas kurumlarına, her biri için ayrı bir teknik kullanarak eleman yerleştirdiğini, kriptolaşma yeteneğinin "en üst düzeyde" olduğunu anlattı.

Bunun aynı zamanda "maskecilik" anlamına geldiğinin altını çizen Hacısalihoğlu, "Bu kolayca inkar demek, reddetmek demek, yalan söylemek demek, asıl gerçek kimliğini sonuna kadar koruyup, gizleyip bu şekilde ayakta durmak demek." diye konuştu.

Yaşar Hacısalihoğlu, özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki örgütlenmede daha hassas bir teknik kullanıldığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tip örgütlenmede daha hassas bir teknik kullanıldığını bilmemiz gerekir. Bir kısmının eşlerinin bile böyle bir yapıyla doğrudan ilişkili olduğunu bilmediklerini iddia ediyorum. Böyle bir noktada olan bir örgütten söz ediyoruz.

İkinci özelliği de fitne. O daha çok toplumsal katmanlar içinde, içine girdiği yapıyı, ele geçirmek istediği devlet mekanizmasını fitne yeteneğiyle kendi lehine kullanıp, gerektiğinde kaos ortamı üretebilmek adına bağlı bulunduğu küresel baronlarına, efendilerine hizmet amaçlı kullandığı bir yetenektir. Bugün de yine görüyoruz. Örgütün elebaşısı zaman zaman bu fitne yeteneğini öne çıkarıyor. Türkiye'de özellikle 15 Temmuz üzerine bilinçli bir şekilde sis perdesi gerilerek, bunun tartışmaya açılmasını, 15 Temmuz'u bile ayrıştırma ögesi, bir fitne mekanizması olarak kullanmayı bugün bile denediğini görüyoruz."

- "İnkar örgütsel davranışı netleştiriyor"

Prof. Dr. Hacısalihoğlu, yargılamalardaki inkar meselesinin de örgütsel davranışı netleştirdiğini, davaları siyasallaştırıp uzatabilmenin, oyalayabilmenin bir taktiği olarak öne çıktığını bildirdi.

Bu şekilde duruşmalarda usul hataları yapılmasının hedeflendiğinin altını çizen Hacısalihoğlu, şöyle konuştu:

"Usul hataları yapılsın, içinde oldukları küresel network'ün hukuk ayağına, uluslararası yargıya malzeme toplansın, oradan yakın gelecekte kendileri için bir umut doğsun anlayışı da devreye giriyor. Bütün bunların sonunda da yargılama süreçlerinde örgüt mensuplarını ayakta tutmak adına sürekli motivasyon kanalını da diri tuttuklarını görüyoruz. Nitekim yargılamalarındaki tavırlarından da bunu anlıyoruz. Önlerine deliller konuluyor, açık deliller, 'WhatsApp üyeliği' deniliyor, 'Ben üye olmadım, başkası üye yapmış.' diyor. 'Bu mesaj?', 'Başkası benim adıma atmış' diyor. 'Bu resim?', 'Bana benziyor ama ben değilim...' gibi aklımızla adeta alay edercesine bir yaklaşım sergilendiği ortaya çıkıyor."

- "2019 FETÖ için son derece önemli bir yıl"

Hacısalihoğlu, 2019'un FETÖ için son derece önemli bir yıl olduğunu vurgulayarak, "FETÖ için 2019'a kadar yeni bir siyasi kulvar yapılandırılabilirse, mevcut siyasi partilerden de olabilir bu, bu kendileri açısından bir nefes kanalı olacak, bir motivasyon kaynağı olacak. 2019'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yenilmesi üzerine bina edilecek bu kulvar. Böylelikle 2019, onlar için FETÖ'nün dirilme yılı olacak. Hesap budur, oyun budur, bunu net görmek gerekir." dedi.

FETÖ elebaşısının The Wall Street Journal'e verdiği röportajın da bu anlamda örgüt üyelerine mesajlar içerdiğine değinen Hacısalihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Orada iki mesaj vardır. Biri ayakkabılarıyla seccadeye basarak, küresel efendilerine, 'Ben sizin hizmetinizde olmaya devam ediyorum, İslam'ın içinde fitne kaynağı olmaya devam ediyorum.' mesajıdır. Aynı fotoğrafın arkasında, açık televizyon ekranına yerleştirilmiş, 'Yakın gelecekte iyi şeyler olacak.' anlamına gelen cümleler vardı. Bununla da bütün örgüt üyelerine, gri kadrolarına, onlara yardımcı olan Türkiye'deki siyasi kadrolara şu mesajı vermiştir: 'Bakın ben hala ayaktayım ama benim arkamda küresel efendilerim, The Wall Street Journal üzerinden desteklerini size yansıtıyorlar. Küresel efendilerim arkamdadır. Dolayısıyla kuyruğunuzu dik tutun ve 2019'a kadar sabırlı olun.' Mesaj budur, bu oyuna gelmeyeceğiz. Bütün kılcal damarları ve asıl hala diri olduğunu iddia ettiğim gri kadroların tasfiyesi yapılmadıkça, bu örgütün her zaman yeni maskelerle canlanma ihtimali vardır. Nitekim 'Kontrollü darbe' diyenler, asıl darbenin 20 Temmuz'da olduğunu söyleyenler ve Sayın Erdoğan'ı savaş suçlusu olarak, MİT tırları kumpasından Uluslararası Lahey Adalet Divanı'na taşımak isteyenler, FETÖ'nün umududur, can simididir, siyasi yataklık yapanlarıdır. Onlar da bu motivasyonu kabul etmişlerdir. Önlerinde 'Hero' yazan tişörtün giyilmesinin de cesareti, motivasyonu bu kaynaktan gelmektedir."

- "Millet nezdinde bunun karşılığı yok"

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, duruşmalardaki yalan ifadelerin kamuoyu nezdinde ise karşılık bulmadığına inandığını dile getirdi. Hacısalihoğlu, "Yalan beyanlar, mahkemenin sabrını zorlayıp usul hataları yapmalarına yol açarak, tek tip kıyafet meselesi gibi konuları tartışmaya açarak, bir umut üretme gayretidir. Ama tabii millet nezdinde bunun karşılığı olamaz." dedi.

Örgüt mensuplarının çabaları karşısında kumpasa düşmemek gerektiğini dile getiren Hacısalihoğlu, şöyle konuştu:

"Burada insan hakları ihlali, adil yargılama konusunda eksiklikler, hatalar yapılmıştır, propagandası için malzeme taşıma derdindeler ama ben yargımıza güveniyorum. Yargı mensuplarımız, kılı kırk yararak, kuvvetli iddianameler hazırlayarak, yargılamaları kuralına göre yapmaktadırlar. Örgütün siyasi mikrofonluğunu yapanlar en çok da adil yargılama yapılmadığı noktasında propaganda zemini üretmeye çalışıyorlar. Böyle bir noktada olduğunu hiç düşünmüyorum."


Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT