1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (4)
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (4)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: (4)

"(AK Parti Genel Başkan adayının açıklanması) Şu anda Sayın Genel Başkanımız, Başbakanımız halen görevinin başındadır. MYK ve MKYK, bu belirlendikten sonra bir yöntemle bunu siyasi işler başkanı, parti sözcüsü bir arkadaşımız geçmişte olduğu gibi duyurur.

A+A-

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan adayının açıklanmasına ilişkin olarak, "Şu anda Sayın Genel Başkanımız, Başbakanımız halen görevinin başındadır. MYK ve MKYK, bu belirlendikten sonra bir yöntemle bunu siyasi işler başkanı, parti sözcüsü bir arkadaşımız geçmişte olduğu gibi duyurur. Bu istişarelerin bitmesi lazım, birkaç gün öncesinde duyurmuş oluruz diye tahmin ediyorum." dedi.

Çelik, AK Parti Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısındaki konuşmasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

AK Parti'de bir kriz olup olmadığı sorusuna Çelik, "Kriz olursa ben size söylerim. Sayın Genel Başkanımızın ve Başbakanımızın bu kürsüde yaptığı basın toplantısını izlediniz. Siz orada bir kriz gördünüz mü?" yanıtını verdi.

Çelik, geçiş süreciyle ilgili Türkiye'de hiçbir ekonomik odağın olumsuz tepki vermediğini, bunun bir bayrak yarışı olduğunu, AK Parti teşkilatlarının ve kadrosunun sürecin işlemesini beklediğini ifade etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, AK Parti'de gerçekleştirdiği basın toplantısında yaptığı değerlendirmelerin siyasi tarihe geçecek bir olgunluk ve içerik taşıdığını belirten Çelik, "Kriz demek çatlama, çatışma, parçalanma ve karşı karşıya gelme durumu demektir. Türkiye'de reel siyaset açısından baktığınızda 'kriz' demek, 'Türkiye'nin birlik, bütünlüğünü temsil eden AK Parti'nin tek başına iktidar olamaması ya da AK Parti'nin kadrolarının içerisinde varoluşsal bir çatışma olması' demektir. Bugün AK Parti'nin içerisinde varoluşsal bir çatışma yoktur. AK Parti'nin, Türkiye'yi yönetme iradesiyle ilgili varoluşsal bir kriz yoktur, bu şekilde yoluna devam ediyor AK Parti." değerlendirmesinde bulundu.

- "Başkanlık sistemi meselesi, AK Parti'nin resmi görüşüdür"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Fiili destek gerekirse hukuki desteğe dönüşebilir ve AK Parti bize ahlaklı bir teklifle gelirse bunu değerlendirebiliriz" açıklamasının hatırlatılması üzerine Ömer Çelik, Bahçeli'nin "Kongre sonrasında AK Parti'de kriz olursa, terörle mücadele konusunda bir zaafa düşerse biz, 40 milletvekilimizle terörle mücadele konusunda bir zaaf olmasın diye destek vermeye hazırız diyor." sözlerini aktardı.

Çelik, AK Parti kadrolarının 2002'de hangi birlik ve bütünlük içindeyse, bugün ve 23 Mayıs günü de aynı birlik ve bütünlük içerisinde kalacağının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Terörle mücadele meselesi, Sayın Bahçeli'nin şimdiye kadar ifade ettiği, ayrıca Sayın Genel Başkanımızı ve Başbakanımızı bizzat ziyaret ederek verdiği desteğe her zaman teşekkür ediyoruz. Bu konuda destek veren her kesime, siyasetçiye, vatandaşımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Çünkü bu Türkiye'nin meselesidir, geleceğiyle ilgili bir meseledir, meşru müdafaa hakkıyla ilgili bir meseledir. Ama şöyle bir şey yoktur. Burada AK Parti iradesinde de zaaf yoktur, 23 Mayıs günü AK Parti kadrolarında, bu bakımdan da bir zaaf oluşmayacaktır.

AK Parti tek başına iktidar durumundadır, bir koalisyon arayışı içerisinde değildir, böyle bir şey söz konusu değildir. Gayri ahlaki teklif de zaten AK Parti'den çıkmaz. Ama kastedilen şey şuysa, 'belli konular konuşulmasın. Mesela AK Parti kendi gündeminden başkanlık sistemini çıkarsın, onun dışında her şeyi konuşalım' gibi bir şeyse. Başkanlık sistemi meselesi, AK Parti'nin resmi görüşüdür. AK Parti ile bir konu konuşulacaksa, temel siyasetlerinden bir tanesinden vazgeçmesi ya da onu askıya alması gibi bir ön şart, AK Parti tarafından kabul görmez."

Ömer Çelik, AK Parti'de terörle mücadele konusunda da bir zaafın yaşanmayacağını kaydetti.

- "Türkiye'nin demokrasisi 5G'ye geçmiş ama yazılım ankesörlü telefon"

Sistem konusunda Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç'un "Cumhurbaşkanlığı sistemi' diyeceğiz ismine, yerli ve milli bir sistem olacak" şeklindeki açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Bu sistemde yetkin bir kuvvetler ayrılığı yoktur, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanamamaktadır. Temel hak ve hürriyetler düzeni yeterli kapasitede değildir. Türkiye'nin demokrasisi, 5G'ye geçmiş ama yazılım ankesörlü telefon düzeyindedir." görüşünü dile getirdi.

Ömer Çelik, "Bir 'reform anayasası istiyoruz, sistem teklifimiz de budur. Bunun adı 'başkanlık sistemi' olur, 'cumhurbaşkanlığı sistemi' olur, o çok önemli değil. Önemli olan bu içeriktir." dedi.

Çelik, Türkiye'de öteden beri kendi siyasi hareketinin uzun yıllar liderliğini yapmış genel başkanların, cumhurbaşkanı olduktan sonra partileriyle ya da siyasetle ilişkilerini kesmelerini talep etmenin, işin doğasına aykırı olduğunu ifade etti.

"Milli ve yerli" dendiği zaman akla hemen "sanki kuvvetler ayrılığından, evrensel standartlardan taviz vermemiz gerekir" ifadelerinin geldiğini vurgulayan Çelik, "Milli ve yerli" dediğimizde hemen evrensel olanla çatışan bir şey ya da kaliteli olmayan bir şey aklımıza geliyor. Aslında bu da bir oryantalist zihin hastalığıdır. Tam aksine 'milli ve yerli' dediğimizde iki şeyi kast ediyoruz. Bir, evrensel olanla uyumlu olacak. İki, kendi ihtiyaçlarımızı giderecek." diye konuştu.

- "Boş yere sistemi çifte standarda sürükleyen bir yaklaşım"

"Yeni genel başkan belirlendikten sonra kamuoyuna kim duyuracak, bu konuda bir netlik var mı?" sorusu üzerine Çelik, "Şu anda yetki MYK ve MKYK'dadır. Bununla ilgili üst kurul içerisinde bir değerlendirme yapılır. Şu anda Sayın Genel Başkanımız, Başbakanımız halen görevinin başındadır. MYK ve MKYK, bu belirlendikten sonra bir yöntemle bunu siyasi işler başkanı, parti sözcüsü bir arkadaşımız geçmişte olduğu gibi duyurur. Bu istişarelerin bitmesi lazım, birkaç gün öncesinde duyurmuş oluruz diye tahmin ediyorum." ifadelerini kullandı.

Çelik, "Partili Cumhurbaşkanı tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu başkanlığa bir geçiş modeli olabilir mi?" sorusuna karşılık, partili cumhurbaşkanlığı, yarı başkanlık, başkanlık, parlamenter sistem gibi sistemlerin hiç birinin tabu olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

"Bazılarının hemen içinde 'kan' geçen cümleler kurması gibi bir zihinsel boşluğa düşmemek lazım." diyen Çelik, "Bunlar anayasa hukuku, siyaset literatürü, insanlığın evrensel deneyimi içerisinde meşru olan sistemler. Bunların her biriyle ilgili arkadaşlarımız değişik görüşler vaaz edebilirler." değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, "Şu ana kadar anayasa çalışmamızda da AK Parti'nin yetkili organlarının karar verdiği temel politika, başkanlık sistemi, tam başkanlık sistemi öneren bir anayasa teklifini götüreceğiz Meclis'e." şeklinde konuştu.

Çalışmaların bu çerçevede yapıldığını vurgulayan Çelik, tam başkanlık sistemini öneren ve Türkiye'nin ihtiyaçlarını, siyasi sorunlarını aşabilecek bir sistem arayışı içinde olduklarını söyledi. Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu çalışmalarda anayasa bu şekilde gidecektir, şimdiye kadar yapılan çalışmalar bu şekildedir. Bu çalışmayı yürüten Anayasa Komisyonu'na, AK Parti MKYK'sının ve MYK'sının verdiği görev de budur. Şu anda çalışmalar bu çerçevede yürümektedir. Tüm bunlar meşru tartışmalardır. Şu anda bununla ilgili bir çalışma partideki Anayasa Komisyonu tarafından yürütülmemektedir. MYK ve MKYK'da da başkanlık sisteminin temel görüş olarak verilmesi konusu dışında bir değerlendirme yapılmamıştır. Ama dediğim gibi bunların hepsi meşru tartışmalardır. Keşke Türkiye daha çok sistem, reform tartışması yapsa. Arkadaşlarımızın bu değerlendirmeleri üzerine daha çok tefekkür ortaya konulsa diye düşünüyoruz."

(Bitti)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT