1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. AK Parti MYK Toplantısı
AK Parti MYK Toplantısı

AK Parti MYK Toplantısı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu: (4)- "Ne gelişme olursa olsun ben verdiğim söze sadığım. Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine

A+A-

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ne gelişme olursa olsun ben verdiğim söze sadığım. Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine tek bir söz duymadı, duymayacak. Bunun açık ve net bilinmesini isterim ve bunun istismar konusu edilmesine de izin vermem." diye konuştu.

Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından, basın toplantısı düzenledi.

Bundan sonrasıyla ilgili olarak 5 temel hukuku gözeteceğini herkesin bilmesini istediğini belirten Davutoğlu, kimsenin spekülasyon yapmasına asla izin vermeyeceğini belirtti.

Her zaman gözettiği ve bundan sonra da gözeteceği 5 hukuk bulunduğunu dile getiren Davutoğlu, bunlardan birincisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aralarındaki insani kardeşlik hukuku olduğunu bildirdi.

Bu bağlamda hiçbir spekülasyonun, yorumun yapılmasını doğru görmediğini ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben Cumhurbaşkanımızla son çeyrek asırda bir çok vesilelerle omuz omuza oldum. Bundan büyük bir gurur, onur duydum ve hep bu dostluğu, her şeyden öne aldım. Başbakan başdanışmanı olarak, dışişleri bakanı olarak, başbakan olarak onunla çalıştım. Daha önce partimizin kuruluş aşamasında bir çok görüşmelerimiz oldu. İlk görevi aldığım olağanüstü kongrede hatırlarsanız 'veda kongresi' deniyordu ben 'vefa kongresi' dedim. Şunu bir kez daha ifade ediyorum, ne gelişme olursa olsun ben verdiğim söze sadığım. Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine tek bir söz duymadı, duymayacak. Bunun açık ve net bilinmesini isterim ve bunun istismar konusu edilmesine de izin vermem. Cumhurbaşkanımızın onuru, hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı olarak hem benim dava arkadaşım olarak onun onuru benim onurumdur, onun ailesinin onuru benim ailemin onurudur, onun ailesi benim ailemdir. Burada kimsenin bundan sonra yeni fitne kapıları açmaya niyetlenmemesi icap eder."

- "Aramızdaki ilişki nezih bir dostluk ilişkisidir, böyle de kalacak"

Siyasete girme kararını AK Parti'ye kapatılma davası açıldığı gün verdiğini ve o gün de bir taahhütte bulunduğunu anlatan Davutoğlu, o dönem "Bu kapatılma davası demokrasiye ve ülkemizin istikrarına açılan bir savaştır. Sonuna kadar yanınızdayım." dediğini, şimdi de aynı şeyi söylediğini ifade etti.

Davutoğlu, "Bundan sonra da Türkiye'de bu tehditler söz konusuyken içeriden ve dışarıdan hain şebeke faaliyet içindeyken şunu ifade etmek isterim, evet bu şartlarda olağanüstü kongrede aday olmayacağım ama AK Parti milletvekilliğim ve AK Parti'nin neferi olarak yürütmekte olduğum siyaset ve demokrasi mücadelesini son ana kadar sürdüreceğim. Parti kapatma davası günü kendime ve o günkü dava arkadaşlarıma verdiğim sözün gereğini de bundan sonra yapacağım. Dün de, bugün de aramızdaki ilişki nezih bir dostluk ilişkisidir, böyle de kalacak." dedi.

- "Karşısında önce ben dururum"

Davutoğlu, ikinci olarak AK Parti'nin hukukunu koruyacağını bildirdi.

AK Parti'nin artık Türkiye sınırlarının kaderiyle ilgili bir parti olmadığını vurgulayan Davutoğlu, "Gönül coğrafyamızın kaderi AK Parti'nin kaderiyle irtibatlıdır. AK Parti'nin birliği, beraberliği, istikbalimizin, istiklalimizin, gönül coğrafyamızdaki adalet arayışının, vicdanın en önemli teminatıdır. Bu bağlamda kim ki partimizde bir gedik açmaya, kim ki şu veya bu olay sebebiyle partimizden yolunu ayırmaya kalkarsa onun karşısında önce ben dururum. Bu süreçte hiç kimsenin şu veya bu gelişmeden rahatsız olduğu gerekçesiyle partide bir ayrışmaya izin vermemesi talebinde bulunuyorum." ifadesini kullandı.

AK Parti teşkilatlarına teşekkür eden Davutoğlu, "İl teşkilatlarımıza ve yönetimlerimize, il başkanlarımıza, ilçe teşkilatlarımıza ve yönetimlerimize, ilçe başkanlarımıza, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, erdemliler hareketinin temelini atan kurucu üyelerimize, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, mahalle temsilcilerimize, sandık müşahitlerimize, Avrupa'daki temsilcilerimize, AK Parti'nin değerli bütün ak üyelerine ve milletimize bu anlamda teşekkür ediyorum." diye konuştu.

AK Parti teşkilatlarına minnet borçlu olduğuna işaret eden Davutoğlu, geçen iki seçimde fotografik olarak bütün illerdeki mitinglerin zihninde olduğunu belirterek, alanlardaki coşkuyu kendilerine yaşatan AK Parti kadrolarına teşekkürlerini iletti.

- "Şimdi birlik vakti"

Başbakan Davutoğlu, şimdi "birlik vakti" olduğuna değinerek, bu kadroların bir ve beraber olarak öncekinden daha büyük bir aşkla geleceğe hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. AK Parti kadrolarına "Bugüne kadar önünüzdeydim, bundan sonra içinizdeyim" diye seslenen Davutoğlu, yaptığı faaliyetler dışında AK Parti teşkilatlarının içinde olmaya devam edeceğine dikkati çekti.

AK Parti Gençlik Kollarına özel bir mesajı olduğunu belirten Davutoğlu, "Partimizin ideallerinin, varlık sebebinin teminatı AK Parti'nin gençlik kollarıdır. Gücün yozlaşması ihtimaline karşı hepimiz gayret sarf ederken, en fazla yatırım yapmamız gereken de AK Parti'nin gençlik kollarıdır." dedi.

Gençlerin miting meydanlarında attığı "AK Gençlik burada hocasının yanında" sloganları hatırlatan Davutoğlu, "Bundan sonra da değişik vesilelerle hep sizin yanınızda olacağım. Hep sizinle birlikte geleceği nasıl inşa edeceğimizi konuşmaya, istişare etmeye devam edeceğim." ifadesini kullandı.

AK Parti Kadın Kollarına da teşekkür eden Davutoğlu, "Bugün her zamankinden daha çok sizin nezaketinize ihtiyacımız var. Kadın kollarımızın bütün fertlerinin bu bağlamda partimize katkılarını en iyi şekilde sürdüreceğine inancım tamdır." diye konuştu.

- "Ortaya çıkan zaruretin sonucu"

Üçüncü gözeteceği hukukun "1 Kasım'da kendilerine oy veren seçmenlerin hukuku" olduğuna işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Sizin hukukunuzu korumak bağlamında gereken adım neyse, atmaya gayret ettik. Aramızda dört yıllık bir hukuk oluştuğunu düşünüyorduk. Ama bunun daha kısa sürmesi emin olunuz benim tercihim değildir, ortaya çıkan bir zaruretin neticesidir. Bu bağlamda, şu noktada en azından hukukumuzun gerçekleştiğini ifade etmek isterim ki size seçim meydanlarında verdiğim ve bu sebeple sizin sağladığınız desteğin kaynağı olan vaatlerimizin hepsi yerine getirilmiştir. Tertemiz oylarınız dolayısıyla hem teşekkür ediyorum hem haklarınızı helal etmenizi rica ediyorum."

- "Kimseye sitem, öfke, kırgınlık taşımıyorum"

Davutoğlu, Konyalı seçmenlerine de seslenerek, "Hazreti Mevlana'nın huzurunda size bir söz verdim, 'Biz bu topraklara sadece sevgi tohumu ekmeye geldik. Biliniz ki Hazreti Mevlana'nın torunu olarak sevgi dışında yüreğimde hiçbir şey yok. Kimseye sitem, öfke, kırgınlık taşımıyorum. Kim ne yapmış olursa olsun herkese bu anlamda hakkımı helal ediyorum. Konyalıların da kimseye sitem duymamasını istirham ediyorum." dedi.

"La galibe illallah" diyen Davutoğlu, "Zafer günü biz bunu söyleriz. Endülüs'ün duvarlarını süsleyen o temel ilke... Allah'tan üstün olan yoktur." ifadesini kullandı.

Allah'a tevekkül edeceklerini belirten Davutoğlu, bütün seçmenlerin ve özellikle Konyalı seçmenlerin başlarını dik tutmalarını ve partinin birliği ve beraberliği için eskisinden daha fazla çalışmalarını istedi. Ülkenin hukukunu gözeteceğini vurgulayan Davutoğlu, bir akademisyen, büyükelçi, başdanışman, dışişleri bakanı, başbakan olarak hiçbir zaman "ülkenin onurunu ve huzurunu korumak" konusunda taviz vermediğini söyledi.

- "Ülke hukukunun çiğnenmesine izin vermedim"

Davutoğlu, 28 Şubat şartlarında, ülke çok zor şartlar altındayken dahi katıldığı bütün akademik temaslarda, Türkiye'yi savunduğunu, hiç bir yerde ülke hukukunun çiğnenmesine asla izin vermediğini, dışişleri bakanlığını ve başbakanlığı onurla yaptığını ifade etti.

Hiç bir yerde milletin vakarını rencide edecek bir tutuma izin vermediğini anlatan Davutoğlu, kendisine oy veren, vermeyen bütün vatandaşların hukukunun, ülkesinin hukukunun bir parçası olduğunu bildirdi.

Partisine oy vermeyen vatandaşlara da seslenen Davutoğlu, gönüllerini kıran herhangi bir söz söyledilerse haklarını helal etmelerini istedi. Türkiye'nin bir bütün olduğuna işaret eden Davutoğlu, ülkenin sadece Edirne'den Hakkari'ye kaderi belirlenen bir ülke olmadığını söyledi.

Geçen haftalarda hem 23 Nisan'da TBMM'nin kuruluşunu hem Kut-ül Amare Zaferi'nin hem de Çanakkale Zaferi'nin kutlandığını anımsatan Davutoğlu, siyasi görüşlerinin farklı olmasının demokrasinin gereği olduğunu, ancak ülkenin geleceği çerçevesinde yüreklerin aynı şekilde atması gerektiğini belirtti.

Başbakan Davutoğlu, bu bağlamda tüm vatandaşların hukukunu geçmişte olduğu gibi, gelecekte de gözeteceğini vurguladı. Davutoğlu, Bosna'dan Kaşgar'a, Somali'den Arakan'a, Filistin'den Libya ve Yemen'e kadar bütün bir gönül coğrafyasının Türkiye'nin kaderini kendi kaderiyle özdeş gördüğüne ve AK Parti hareketine dua ettiğine dikkati çekti.

1 Kasım seçimlerinde kendisini en fazla, Suriyeli mazlum halkın temsilcisi olarak bir Şamlı alimin "Sayın Başbakanım merak etmeyiniz, Türk kardeşlerimiz bugün oylarını elleriyle sandıklara attılar, biz ise ellerimizi semaya kaldırarak Rabbimize oy kullandık" demesinin duygulandırdığını aktaran Davutoğlu, bu oyların, Türk vatandaşlarının oyları kadar değerli olduğunu söyledi.

Bu oyların, mazlum milletlerinin Türkiye'ye olan sevdasının oyları olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bu hukukun zedelenmesine kimsenin izin vermeyeceğine inandığını bildirdi.

Başbakanlığı ve dışişleri bakanlığı döneminde, Filistin'den Arakan'a, Somali'den Suriye ve Libya'ya kadar herkesle kucaklaştığını belirten Davutoğlu, Gazze bombalar altındayken Filistinlilerle kucaklaştığını, 78 milyon vatandaş adına ilk kez Arakan'a giden Dışişleri Bakanı olma onurunu yaşadığını dile getirdi.

- "Türkiye'nin önünü açacak bir kongre olması niyazında bulunuyorum"

Davutoğlu, AK Parti'nin bundan sonra da en temel hususiyetlerinden birinin sadece milli yerli şekilde bu toprakların partisi değil, bu gönül coğrafyasının yüreği ve insanlığın değerlerini savunan evrensel bir parti olacağına inandığını ifade etti.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda önümüzdeki olağanüstü kongrenin, bütün parti ilkelerimize, kurucu değerlerimize güç katacak, kardeşliğimizi pekiştirecek, Türkiye'nin önünü açacak bir kongre olması niyazında bulunuyorum. 22 Mayıs'ta gerçekleştireceğimiz kongrenin partimize, ülkemize, gönül coğrafyamıza, insanlığa hayırlı olmasını temenni ediyorum."

Toplantıda, Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Ali Şahin, Ömer Çelik, Nükhet Hotar, Mehdi Eker, Recep Akdağ, Selçuk Özdağ, Fatma Betül Kaya, Mehmet Özhaseki, Vedat Demiröz, Ayhan Sefer Üstün, AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül ile Hayati Yazıcı, Ertan Aydın, Ali İhsan Arslan ve Taha Özhan'ın da aralarında bulunduğu bazı AK Parti milletvekilleri ile eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve bazı partililer de hazır bulundu.

Davutoğlu'nun konuşması esnasında bazı partililerin de duygusal anlar yaşadığı görüldü.

Basın toplantısını, Davutoğlu'nun oğlu Mehmet Davutoğlu da izledi.

(Bitti)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT