1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Kurumsal Yönetim ve Emeklilik Fonları Zirvesi
Kurumsal Yönetim ve Emeklilik Fonları Zirvesi

Kurumsal Yönetim ve Emeklilik Fonları Zirvesi

TSPB Başkanı Koç:- "Emeklilik fonu şirketleri ile fon yönetim şirketleri, yatırımcılardan, şahıslardan mevduat, tasarruf toplama ve bunu yönetme hakkına sahipler, bu yüzden kurumsal yönetim prensiplerini kullanmaları ve şeffaf olmaları gerekiyor"

A+A-

İSTANBUL (AA) - Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı (TSPB) Başkanı İlhami Koç, "Emeklilik fonu şirketleri ile fon yönetim şirketleri, yatırımcılardan, şahıslardan mevduat, tasarruf toplama ve bunu yönetme hakkına sahipler. Bu yüzden ister halka arz edilsin, ister edilmesin kurumsal yönetim prensiplerini kullanmaları gerekiyor" dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal Yönetim ve Finansal Düzenleme Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen "Kurumsal Yönetim ve Emeklilik Fonları Zirvesi", TSPB Başkanı İlhami Koç'un katılımıyla başladı.

Toplantı kapsamında, 2015 yılında Türkiye'de yayınlanan G20/OECD Kurumsal Yönetim Prensipleri'nin öngördüğü anlayışın devamı olarak, Türkiye'deki mevcut emeklilik fon sistemi masaya yatırıldı.

TSPB Başkanı Koç'un yanı sıra, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkan Yardımcısı Tevfik Kınık, OECD Kurumsal Yönetim Komitesi Başkanı Marcello Bianchi, OECD Kurumsal İlişkiler Başkanı Mats Isaksson’nun da konuşmacı oldukları konferansa, Türkiye ve dünyadan uluslararası fon kuruluşları ile finans kurumlarının üst düzey yetkilileri katıldı.

Piyasa profesyonelleri, bürokratlar ve akademisyenlerin katılımı ile Bireysel Emeklilik Sisteminin mevcut durumunun örnek uygulamalar ve yeni model önerileri ile beraber değerlendirildiği zirvede, uzun vadeli yatırım anlayışının ülke ekonomilerine sağlayacağı katkı tartışıldı.

Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal Yönetim ve Finansal Düzenleme Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Vedat Akgiray, kurumsal yönetim ve emeklilik fonları arasındaki bağlantıya işaret ederek, "İyi bir kurumsal yönetimin olmaması, krizin en büyük sebebidir. Emeklilik fonları belli bir düzeye ulaşmış ülkelerde, sistemik şoklar o kadar yıkıcı bir etkiye neden olmuyor" dedi.

TSPB Başkanı Koç da moderatörlüğünü OECD Kurumsal İlişkiler Başkanı Mats Isaksson'ın yaptığı paneldeki konuşmasında, kurumsal yönetim ile emeklilik fonları arasındaki bağlantının öneminden bahsederek, kurumsal yönetimin uygulanması gereken bazı spesifik alanlar olduğunu söyledi.

Bu alanlardan birinin emeklilik fonları olduğunu dile getiren Koç, şunları anlattı:

"Genel olarak finansal kurumlar insanlardan mevduat alma ve toplayıp bunları yönetme hakkına sahipler. Bunların kurumsal yönetime tabi olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü böyle bir hakları var, bu türden kurumların şeffaf olması gerekiyor. Emeklilik fonu şirketleri ile fon yönetim şirketleri, yatırımcılardan, şahıslardan mevduat, tasarruf toplama ve bunu yönetme hakkına sahipler.

İster halka arz edilsin, ister edilmesin kurumsal yönetim prensiplerini kullanmaları gerekiyor. Sektör çok rekabetçi değil, bu işin kendi tabiatından gelen bir şey. Çünkü emeklilik fonu sektöründe uzun vadeli bir taahhüt gerekiyor. Buradaki yatırımcılar, finansal anlamda kuvvetli, tanınmış şirketlerin fonlarına yatırım yapmak istiyorlar. Sektöre yeni giren oyunculara çok açık olan bir sektör değil. Dolayısıyla bu sektördeki şirketlerin kurumsal yönetim kurallarını benimsemesi lazım."

Şeffaflık, hesap verilebilirlik gibi konuların emeklilik fonu şirketleri için ne kadar önemli olduğunun altını çizen Koç, dünyada yeni kurumsal yönetim kurallarında, fon şirketlerine özel bir vurgu yapıldığını belirterek, bahsedilen kuralların şu an için Türkiye'de olmadığını, ama olması gerektiğini söyledi.

"Emeklilik fonu satan şirketler, yatırımcılarına karşı kendilerini daha sorumlu hissetmeliler" diyen Koç, çünkü yatırımcıların kendi yatırımlarını takip edecek bilgi birikimine sahip olmayabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

Moderatör Mats Isaksson da emeklilik fonları ve kurumsal yönetimin bir arada Türkiye'de tartışılıyor ve konuşuluyor olmasının önemine dikkati çekerek, birçok ülkenin bunu başaramadığı yorumunu yaptı.


Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT