120 yıllık hikâye ‘Çıkrıkçılık’
Tarihi Bedesten Çarşı’sında 60 yıldır eski adı ‘Çıkrıkçılık’ olan ağaç tornacılığı yapan Ahmet Işıkçeviren, 120 yıllık dükkânında baba mesleğini devam ettiriyor.
Eskiden neredeyse her sokakta bulunan şimdilerde ise kaybolan meslekler arasında yer alan çıkrıkçılık, teknolojinin gelişmesine bağlı olarak ihtiyacın azalması nedeniyle eski ilgiyi bulamıyor. Ağaç Tornacılığı Sahibi Ahmet Işıkçeviren, 25 yaşında başladığı baba mesleği çıkrıkçılığı 60 yıldır Tarihi Bedesten Çarşısı’nda devam ettiriyor. Unutulmaya yüz tutmuş çıkrıkçılık mesleğine erken yaşta kaybettiği amcasından sonra babasıyla birlikte çalışarak başladığını ifade eden Işıkçeviren, “Babamla amcam çıkrıkçılık mesleğini şuanda halen kullandığım 120 yıllık dükkanda beraber yapıyorlardı. O dönemde ben terzilik yapıyordum. Amcam vefat edince yalnız kalan babam beni yanına çırak aldı. 60 yıldır da bu işi yapıyorum. Benden sonra oğlum devam ettirecek fakat ondan sonra devam ettirecek kimse yok" diye konuştu.
İSMİ DEĞİŞEN MESLEK ‘ÇIKRIKÇILIK’
‘Çıkrıkçılığı’ 88 yaşında babasından kalma dükkânında devam ettiren Ahmet Işıkçeviren eskiden yaygın kullanılan tahta kaşık, oklava gibi çeşitli ahşap eşyaları yapan çıkrıkçılık meslek isminin zamanla değişerek ağaç tornacılığı olduğuna vurgu yaparak, “Bu mesleğin ismi önceden çıkrıkçıydı. Bunun nedeni de eskiden dokumacılıkta kullanılan tahta malzemeye ‘çıkrık’ denildiği için meslek ismi de ‘çıkrıkçılık’ olarak kalmıştı. Daha sonra kibarlaştı ‘ağaç tornacılığı’ oldu” dedi.
DÜKKÂNIN 120 SENELİK BİR GEÇMİŞİ VAR
Babasının 120 yıl önce açtığı iş yerinde 60 yıldır yeni adıyla ağaç tornacılığı yapan Işıkçeviren, “Bizim sülale bu işi yapardı. Ağabeylerim, amcazadelerim, babam, amcam hep bu işi yaptı. Burada eskiden 8-10 dükkân vardı, kimi öldü, kimi meslek değiştirdi. Bu dükkân bizim, babadan kalma, kira vermiyoruz. Oğlum bu mesleğe devam edecek çünkü başka işi yok. Bu dükkânın bir geçmişi var, 120 senelik. Sokağa çıksan artık kimse bizi tanımaz ama caddede hala mesleğimizin ismi var, Çıkrıkçılar Caddesi diye. Eskiden deste deste tahta kaşıklar satardık. Ağaç kaşıkla yemek yerdik. Şimdi ise sadece yemek pişirmek için 1 ya da 2 tane satabiliyoruz” şeklinde konuştu.
‘BU MESLEKTE ÖLEN ÖLDÜ, KALAN KALDI’
Eski el işlerinin teknoloji karşısında öldüğünün altını çizen Işıkçeviren, şu şekilde konuştu: “El emeği ile yapılan diğer tüm meslek sanatları gibi bu meslekte ölmeye müstahak oldu. Bu meslek de birçok meslek gibi teknolojiye yenildi. Her şeyin makinesi çıktığı için bu işe eskisi gibi rağbet kalmadı artık. Makinede fazla elemana ihtiyaç yok, kendi yapıyor. Makine ile bir günde yaptığınız yüzlerce ürünü elle yapmak mümkün değil. Bu meslekte ölen öldü, kalan kaldı.” Zilan Satici
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.