AB Bakanı ve Başmüzakereci Çavuşoğlu Almanya'da Açıklaması
Çavuşoğlu, Almanya'nın Köln kentinde Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Genel Merkezi'nde UETD Köln ve Düsseldorf bölge teşkilatı mensuplarıyla bir araya geldi. Çavuşoğlu'na ziyaretinde, Köln Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin ve Düsseldorf Başkonsolosu Alattin Temür eşlik etti.
Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, UETD'nin, bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak 10 yılda çok yol katettiğini, hem dünyanın farklı yerlerinde hem de Türkiye'de saygınlık kazandığını söyledi.
Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarının Başbakan Erdoğan'ı geçen haftaki Köln ziyaretinde çok iyi karşıladığını ifade eden Çavuşoğlu, Başbakan'a gösterilen ilgi ve sevginin herhangi bir çıkar ilişkisine dayanmadığını kaydetti.
Çavuşoğlu, "İlk defa Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecek ve bizim yurtdışında yaşayan kardeşlerimiz de 'bu seçimde benim de oyum olacak, benim de sözüm olacak' diyor. Bundan doğal bir şey olamaz ki. Bu Almanya'ya karşı bir şey de değil. Fransa'ya, Belçika'ya ya da Avusturya'ya karşı bir hareket de değil. Bir zararı da yok. Peki neden rahatsız oluyorsunuz? Sorun şu; hazımsızlık ve hazmetme kapasitesi" ifadesini kullandı.
-"Almanya'da bazı siyasetçiler ile medyada hazımsızlık gördük"-
Başbakan Erdoğan'ın Almanya'ya gelişinden önce Alman basınında çıkanhaberler ve bazı siyasilerin açıklamalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
"Bu süreçte Almanya'da bazı siyasetçiler ve bazı medyada bir hazımsızlık gördük. Medyanın bir organizasyon şeklinde bu olaya ve son zamanlardaTürkiye'ye yaklaştığını görüyoruz. Çünkü başlıklar aynı, üslup aynı, ton aynı. Yani burada bir işbirliği olmasa bu kadar değişik medyanın aynı söylemlerle, aynı sözlerle, aynı cümlelerle ve kelimelerle bu olayı gündeme getirmezler ve Türkiye'ye bu kadar saldırmazlar. Ancak Sayın Merkel başta olmak üzere, koalisyon iktidarının bu olaya yaklaşımı son derece pozitifti."
Türkiye'nin Ab'ye üyelik sürecine kararlı adımlarla devam ettiğini vurgulayan Çavuşoğlu, Ab'nin diğer fasılları da açmasını beklediklerini veTürkiye'nin fasıllara uygun hale geldiğini kaydetti. Solingen faciasından sonra birçok saldırı olmasına rağmen Alman istihbaratının Neonaziler'le işbirliği yaptığının belgelendiğini aktaran Çavuşoğlu, aşırı sağcı akımınAvrupa'nın değerlerinin artık kökten sarsmaya başladığını dile getirdi.
"Seçilme yaşının 18'e indirilmesini doğru buluyorum"-
Çavuşoğlu, bir gazetecinin, Başbakan Erdoğan'ın seçilme yaşının 18'e indirilebileceği yönündeki açıklamasını hatırlatması üzerine, seçilme yaşının 18'e indirilmesini oldukça doğru bulduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "Bence seçme ve seçilme yaşının 18'e inmesi, daha doğrusu seçilme yaşının da seçme yaşına inmesi son derece isabetlidir. Eğer bir kişiye seçme hakkı veriyorsanız o kişi 18 yaşındaysa, güveniyorsanız seçme hakkı verdiyseniz seçilme hakkı da vermek lazım" diye konuştu.
Artık gençlerin sadece ekonomiye değil bir toplumun sosyal yapısına ve siyasetine sağladığı katkıyı son 12 yıl içinde özellikle Ak Parti ile herkesin gördüğünü anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
"Gençlere güvenmek lazım. Onlara çoluk çocuk gözüyle bakmamak lazım. Oy isterken iyi ama seçilme yaşını 25'e indirirken de bazı siyasi partilerin özellikle gençleri sağına soluna alıp 'bunlar mı seçilecek bu yaşta' demesi hala herkesin gözünün önündedir. Biz gençlerimize sadece seçimden seçime bayrak asan kişiler olarak bakmıyoruz. Gençlerimizin potansiyelinden her alandan faydalanmak gerekiyor. Özellikle 18 yaşında bir kişi seçebiliyorsa aynı şekilde seçme hakkının da olması lazım."
Toplantının ardından UETD Genel Başkanı Süleyman Çelik ve Bakan Çavuşoğlu birbirlerine hediye takdim etti. Daha sonra UETD yöneticileri Çavuşoğlu ile fotoğraf çektirdi.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.