1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ak Parti İl Gençlik Kolları Kongresi
Ak Parti İl Gençlik Kolları Kongresi

Ak Parti İl Gençlik Kolları Kongresi

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: (1)- "Zeytin Dalı Harekatı'nın geri dönüşü yoktur. Allah'ın izni, yardımı ve muhafazası, aziz milletimizin duası ve desteği ile Zeytin Dalı Harekatı önünde sonunda başarıya ulaşacaktır. Bütün hedefler bir bir ele geçirilecektir

A+A-

YOZGAT (AA) - Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Zeytin Dalı Harekatı'nın geri dönüşü yoktur. Allah'ın izni, yardımı ve muhafazası, aziz milletimizin duası ve desteği ile Zeytin Dalı Harekatı önünde sonunda başarıya ulaşacaktır. Bütün hedefler bir bir ele geçirilecektir." dedi.

Partisinin Yozgat İl Gençlik Kolları Kongresi'ne katılan Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, bugün Türkiye'nin dört yanında problemler olduğunu, pek çok oyun çevrilmek istendiğini ancak Allah'ın izniyle bu hesapların bozulduğunu, oyunların boşa çıkarıldığını söyledi.

Zeytin Dalı Harekatı'nın başladığı günden bugüne kadar başarıyla devam ettiğini vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Zeytin Dalı Harekatı sırasında terörle mücadelede buradan bu millet, bu devlet, bu bayrak için şehit olmuş bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum. Mekanları cennet olsun, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Zeytin Dalı Harekatı sadece Afrin bölgesinin teröristlerden, terör örgütlerinden temizlenmesi ve bölgede huzur, barış, istikrar ve güvenin sağlanmasıyla sınırlı görülemez bir harekattır. Bu harekat esasında bölgeyi terörden, teröristlerden temizlerken, bölge halkını terör örgütlerinin baskı ve zulmünden korurken, bölgeye ve ülkemizin o bölge sınırlarına güvenli bir ortam hazırlarken en önemli hedefi de bölgede bir terör devletinin oluşmasına engel olmaktır. Bu harekatı sadece buraları teröristlerden temizlemek olarak ifade edenler yanlış ifade eder."

Harekattaki asıl amacın, bölgeyi terörden, teröristlerden, terör koridorundan ve buna giden yoldan kurtarmak olduğuna dikkati çeken Bozdağ, şöyle devam etti:

"Bu bölgede biz bir terör devletine, terör koridoruna, PKK terör örgütünün devletleşmesine, başka birtakım hedeflerle bölgede plan, program uygulamasına Türkiye olarak izin vermeyeceğiz. Bu bölgede Türkiye'nin ve Türk milletinin aleyhine olacak gelişmeler karşısında dimdik durmaya, milletimizin, devletimizin hukukunu sonuna kadar korumaya devam edeceğiz. Zeytin Dalı Harekatı'nın geri dönüşü yoktur. Allah'ın izni, yardımı ve muhafazası, aziz milletimizin duası ve desteği ile Zeytin Dalı Harekatı önünde sonunda başarıya ulaşacaktır. Bütün hedefler bir bir ele geçirilecektir. Kim, nerede durursa dursun, nereye destek olursa olsun bu sonuç mutlaka gerçekleşecektir. Daha önce ne dediysek yaptık. Şimdi de aynısını yapıyoruz ve geri dönüşü yok. Ya kazanacağız ya kazanacağız. Başka bir ihtimal asla düşünülemez."

Harekatı, Kürtlere yönelik gibi göstermek isteyenler olduğunu belirten Bozdağ, bunun gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

- "ABD, tek bir sivilin burnunun kanamadığınıTürkiye'den daha iyi biliyor"

Bu harekatın, PKK, PDY, YPG, KCK, DEAŞ terör örgütlerine yönelik yürütüldüğüne dikkati çeken Bozdağ, şöyle konuştu:

"Kim bunun aksini söylüyor bilin ki Türk milletinin de Türkiye devletinin de düşmanı olan birisidir. Bilin ki ya terör örgütünün sosyal medya hesaplarıdır, bilin ki ya terör örgütü adına gönüllü terör sevicileridir ama emin olun ki bunlar Türk milleti ve Türkiye devletinin azılı düşmanlarıdır. Biz defalarca söyledik, bundan sonra da aynı şeyleri söylemeye devam edeceğiz; bu terör örgütü üyeleri bölgede yaşayan Kürt, Türkmen, Arap kardeşlerimizin kendilerine biat etmeyenlerine baskı ve zulüm yapıyor, haraca bağlıyor, vermediği zaman çocuklarını zorla terör örgütüne katmak için elinden alıyor, mal varlığına el koyuyor, sürgün ediyor. Kabul etmeyenleri infaz ediyor. Bugün sivillerin kaygısına düşenler, bu terör örgütlerinin bölgede sivil halka yaptığı zulümden, katliamdan, baskıdan en ufacık bir cümle dahi bahsetmiyor. Harekatta bugün gelinen noktada 2 binin üzerinde teröristin etkisiz hale getirildiği ama bu süre içerisinde tek bir sivilin burnu dahi kanatılmıyor. Bırakın bir tane sivilin öldürülmesini, bölgede bir tane sivilin burnu dahi kanatılmamıştır. Ama terör örgütü kilise, Hatay'ın bazı yerleşim yerlerine attığı roketler sonucu camide ibadet yapan vatandaşlarımız, evlerinde yatan vatandaşlarımız hayatlarını kaybettiler, şehit oldular. Şimdi terör örgütünün öldürdüğü sivillere, şehit ettiği sivillere bakmıyorlar, yaraladığı sivillere bakmıyorlar ve yıktığı mabetlere bakmıyorlar ama hiçbir tane sivil zarar görmediği halde utanmadan arlanmadan 'Siviller zarar görüyor' diyorlar. Şimdi Amerika'nın sözcüsü de çıkmış konuşuyor, 'Siviller zarar görüyor.' O zaman ben de buradan söylüyorum, 'Yalan söylüyorsun.' Amerika Birleşik Devletleri bölgede tek bir sivilin dahi burnunun kanamadığını Türkiye kadar bilmekte hatta Türkiye'den daha iyi bilmektedir. Buna rağmen bir devlet görevlisinin kalkıp, olmayan bir şeyi varmış gibi göstermesi teröre destekten başka bir anlam ifade etmez."

Türk Silahlı Kuvvetlerinin mabetlere, tarihi eserlere, sivillere dönük en ufak bir saldırıda bulunmadığını vurgulayan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tarz yerlerde herhangi bir silah kullanılmamıştır, herhangi bir mühimmat atılmamıştır ama onlar mabetlerimizi de sivillerimizi de hedef alan saldırılarda bulunmuştur. O zaman niye görmüyorsunuz bunları? Kimse bunları görmüyor. Biz, Fırat Kalkanı Harekatı sırasında da siviller zarar görmesin diye kılı kırk yaran bir mücadele verdik. Şehitlerimiz oldu. Bunu göze aldık ama sivil, masum insanlar zarar görmesin diye hassasiyeti ve dikkati zirvede tuttuk. Bölgede de aynı şeyi zirvede tutuyoruz. İşte dün gördünüz. Yaşlı kadınların, beylerin elleri bağlanmış ve tuzaklanmış bir şekilde bu teröristler tarafından bırakılıp gidilmiş. Şimdi o bombalar patlasaydı, o sivil masum insanlar hayatını kaybetmiş olsaydı bunun sorumlusu kim olacaktı? Elbetteki terör örgütleri olacaktı. Fotoğraf ortada, görüntüler ortada, çok net. O zaman sivil hassasiyeti olanlara soruyorum, bunu yapan terör örgütlerine ve teröristlerine neden bir şey söylemiyorsunuz?"

Türk ordusunun mücadelesini kararlı bir şekilde sürdüreceğini belirten Bozdağ, şunları kaydetti:

"Teröristlere, terör örgütlerine bölgeyi dar edeceğiz. Bölgede terör örgütlerinin ve teröristlerin kökünü kazıyacağız. Son terörist bitene kadar bu harekat devam edecektir. Kimse bu harekata süre ve sınır tayin edemez. Türkiye, koyduğu hedeflere ulaşmadan harekatın süresi ve kapsamı değişmez, değiştirilemez. Biz hedeflerimize ulaştığımızda zaten süresi de bitmiş olur, sınırı da gerçekleşmiş olur. Kaç günse o kadar, kaç aysa o kadar, kaç haftaysa o kadar devam edecektir. Biz başkalarına 'Siz 10 bin kilometre öteden niye geldiniz' diyor muyuz? 'Siz niye bu kadar Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da duruyorsun' diyor muyuz? Onların kendilerine doğrudan bir tehdit olmadığı halde, bunu biz söylemiyoruz. Bizim doğrudan güvenlik tehdidimiz var, risklerimiz var. Onun için de bu noktada adımlarımızı başkalarının dediğine göre değil, Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin menfaatleri neyi emrediyorsa o emre göre gereğini yapmaya devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın."

Bozdağ, "CHP ve bazıları kalkmış 'Bunu iç siyasete alet etmeyin' diyor. Kim siyasete alet ediyor? Zeytin Dalı Harekatı'na destek vermek, Zeytin Dalı Harekatı'na katılan Mehmetçikler için dua etmek, onlar için endişelenmek, onlar için kaygı duymak siyasete alet etmek mi? Ordumuzun, askerimizin, Mehmet'imizin moral ve motivasyonunu yüksek tutmak siyasete alet etmek mi? Esas siyasete siz alet ediyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"(Hiç bir şeyden tiksinmedim, şehitler ölmez vatan bölünmez, ifadesinden tiksindim) diyen birini parti meclisine alarak, şehitlerimize, gazilerimize, vatanımıza, milletimize, devletimize en büyük saygısızlığı siz yaptınız. Böylelerinin bırakın AK Parti'nin bir yerinden üye olmasını, AK Parti'nin binlerce metre ötesinden dahi Allah'ın izni ile geçemez ama bakın bir partinin genel başkanı ezanımıza, dinimize, şehidimize, gazimize, vatanımıza hakaret edenlerden birini İstanbul'a il başkanı yapıyor, diğerini de parti meclisine alıyor. 'Türkiye ile İran savaşa girerse İran safında yer alırım' diyen birini milletvekili yapıyor. Bu ihanet değil mi? Böyle bir şey olabilir mi? Bir de kalkıp 'Biz yerli ve milliyiz' diyorlar. Yerli ve milli olan birisi 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' kelimelerinden rahatsız olan birini parti meclisine koymaz. Yanlışlık yaptıysa disipline verir ve partiden atar. Ben buradan soruyorum, dinimizle, bayrağımızla, vatanımızla alay edenleri CHP'de daha ne kadar barındıracaksınız? Ne zaman bunları partiden atacaksınız? Bunlar atmazlar. Neden atmayacaklarını siz iyi biliyorsunuz. Ama biz bunları sandıkta atacağız. Türkiye'nin önünü açacak adımları atacağız ve onlara en güzel cevabı vermiş olacağız. Siyasete alet etmeyin diyenler, bizimle omuz omuza mücadele eden ÖSO'nun Türk askerinin kahramanlığını gölgelediğini iddia edenler, aynı hedefte şehit olan insanları teröristmiş gibi göstermek isteyen yaklaşımların da karşısında durmamız lazım. Bir yandan bizim yanımızdaymış gibi görünüp diğer yandan askerimizi zayıflatmaya yönelik yaklaşımlar birer sinsi algı operasyonudur. Biz bu algı operasyonlarına karşı da dik duracağız ve net duracağız. AK Parti zaten diktir ve nettir. Kim ne yaparsa yapsın bu millet her şeyi net görüyor ve kararlarını doğru veriyor. Ben inanıyorum ki 2019'da da kararlarını net verecektir."

(Sürecek)

HABERE YORUM KAT