Alerji mevsimi geldi
Derya Demir'in Özel Haberi
Bahar ayı, doğanın canlanması ile birlikte, bitkilerin salgıladığı polen hücresinin yavaş yavaş rüzgar ile doğaya karışması demek. Genellikle polen salınımının en çok gerçekleştiği mevsim bahar ayları olduğu için polen alerjisi bahar alerjisi olarak adlandırılmıştır. Bu kadar doğal bir süreç özellikle bağışıklık sistemi düşük olan bireylerde alerjiye neden olabiliyor. Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Muhammet Keskin, “Burun akıntısı, hapşırık ve burun kaşıntısıyla kendini gösteren alerjik rinit birçok hastanın sıkıntı çektiği bir hastalıktır. Mevsimsel alerjik rinit Konya’da dolayısıyla Türkiye’de ilkbahar aylarında polenlerin oluşmaya başladığı dönemlerde ortaya çıkar. Polenler bitkilerin erkek üreme organlarıdır ve rüzgarlarla yüzlerce kilometre uzaklara taşınabilmektedir bu sebeple o çevrede yetişmeyen fakat alerjimizin olduğu bir bitkinin poleni bizi etkileyebilmektedir. Hastada hapşırıklar, burun akıntıları, burun tıkanıklıkları, kaşıntılar, gözde yaşarma görülebilir. Bu belirtilerin hepsi bir hastada bulunabilir ya da birkaçı görülebilir” diye konuştu.
SABAH SAATLERİNE DİKKAT
Keskin, “Alerjiye neden olan yabancı maddeden korunma alerjik nezlenin temel tedavi yöntemidir. Ancak bu her zaman olanaklı olmayabilir. Özellikle maddenin belirlenemediği durumlarda ya da birden çok maddenin etken olduğu durumlarda sıkıntı artar. Gıda alerjilerinde; söz konusu gıdayı diyetten çıkarmak gerekir. Polen alerjilerinde; polen mevsimini bilerek bahçe gibi alanlardan uzak durmak, gece yatarken pencereleri kapatmak, arabalarda polen filtresi bulundurmak, sabah saatlerinde açık havaya çıkmamak faydalı olacaktır. Ev tozu akarları alerjilerinde; ev ortamında nemi düşük tutmak, yatak nevresim, çarşafların 60°de yıkanması, halı, yolluk ve tüylü eşya-oyuncakların yatak odasında bulundurulmaması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
İLERLERSE CERRAHİ TEDAVİ
Tedavi sürecinde aşı, ağızdan alınan antihistaminikler ve burna sıkılarak kullanılan kortizon içeren spreylerin de kullanılabileceğini vurgulayan Keskin, şunları söyledi; “Tüm tedavilere rağmen hastaların burun tıkanıklığı geçmiyorsa tıkanıklık cerrahi olarak tedavi edilebilir. Burun etlerinin büyüme yeteneğini azaltmak için lazerli konka cerrahisi, gerekliyse septoplastiyle birlikte yapılabilir. Sinüzit var ise endoskopik sinüs cerrahisi uygulanabilir.”
Kaynak:Pusula Haber
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.