Artık el emeği ürünler çeyizleri süslemiyor

Artık el emeği ürünler çeyizleri süslemiyor
Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin son temsilcileri Tarihi Bedesten Çarşısı’nda yaşatmaya devam ederken el emeği ürünlerin yerini artık makine ürünleri aldı.

Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin son temsilcileri Tarihi Bedesten Çarşısı’nda yaşatmaya devam ederken el emeği ürünlerin yerini artık makine ürünleri aldı. El örgüsü ürünlerin yapımının eskisi kadar çok olmadığını belirten Veli Bükçe, “Zamanın şartları ve öncelikleri değişti. Artık el emeği ürünler çeyizleri süslemiyor” dedi.

Genç kızların çeyizlerinde olmazsa olmazlarından el örgüsü danteller ve kalın yün yorganlar eski ilgisini kaybetmeye başladı. Sektörde yetiştirecek çırağın olmadığını belirten Tarihi Bedesten Çarşısı esnaflarından Meram Çeyiz Firma Sahibi Veli Bükçe ve Filiz Yorgan, Ev Tekstili ve Çeyiz Firma Sahibi Mustafa Ersöz, konuyla ilgili Pusula Gazetesi’ne değerlendirmede bulundu. Çok küçük yaşata dede ve babasının yanına gidip gelerek mesleğini öğrendiğini söyleyen Veli Bükçe, “Bu meslek benim dedemin mesleği. 7 yaşımdan bu yana dedem ve babamın yanında öğrendim. Kendimde 20 yıldır bu işi aktif olarak yapıyorum. Önceden bu çeyizleri annelerimiz, anneanne ve babaannelerimiz ellerinde işlerlerdi. Duvar çakısı, dediğimiz el işlemelerimiz vardı. Kumaş üzerine işleniyor ve bir tablo olarak asılıyordu. Konya’mızın bir âdeti vardı. Kız çocuğu beşiğe girdiği anda büyükleri çeyizlerini yapmaya başlarlardı. Şimdi el örgüsü yapma devri bitti. Çeyiz evrim geçirerek pike dediğimiz hazır ürünleri yerini almaya başladı. Daha önceden bunlar duvar çakısı olarak geçiyordu. Bu çakılar sandıkta bekletiliyordu. Zamanı geldiğinde çıkarılıp kullanılıyordu. Şimdi bunların modası geçti. Genç kızlar artık evde kalabalık olmasın diye sandık bile almıyorlar. Şu anki ihtiyaç neyse ona yönelik ürünler alınıyor” ifadelerine yer verdi.

1.jpg

2-001.jpg

BÜYÜKLERDEN, KÜÇÜKLERE EL EMEĞİ ÇEYİZLER

Büyüklerin ördüğü el emeği ürünleri çeşitli kumaşlara işlediğini ifade eden Veli Bükçe, “Büyüklerimizin işlediği el örgülerini; yatak örtülerine, nevresim takımlarına ve seccadelere aktarıp işliyoruz. Eskisi gibi el örgüsü yapan çok kalmadı. Mahalle aralarında varsa vardır onun dışında artık pek yok. Onlarda el emeği diye fiyatları çok yüksek. Eskiden genç kızlarımız ve anneleri el örgüsü havlu kenarlarını diktirmek için bize getirirlerdi. Anne ve kızının örgüsü bir olmazdı. Anneler daha iyi yapıyordu. Anneler kızlarının eline el örgüsü dantel modelleri verirdi. Kızları öğrensin elleri alışsın diye. Artık kızlar bu tarz işlerle çok ilgilenmiyor. Zamanın şartları ve öncelikleri değişti” diye konuştu.

meram-ceyiz-firma-sahibi-veli-bukce-3.jpg

whatsapp-image-2023-05-25-at-14-22-09.jpeg

MESLEKTE ÇEKİRDEKTEN YETİŞMEK ÖNEMLİ

Mesleğini devam ettirecek çırağın yetişmediğini dile getiren Veli Bükçe, “Mesleğimizi yapacak çıraklar bulamıyoruz. Şimdinin geçleri ticarete pek yönelmiyor. Gençler, ‘Nasıl kolay para kazanırız?’ diye düşünüyor. Esnaflık temelden gelmediği sürece zor yapılıyor. Sonradan para kazanmış, esnaflığı küçüklükten yapmamış kişiler bu tarz mesleklerde zorlanır. Müşteriyle diyalog kurmayı bilmeniz gerekiyor. Esnaflığın temel kuralıdır bu diyalog kurma. Mesela, bir abimiz dördüncü kızının çeyiz işini yapıyorum. Yani sürekliliği sağlamak önemli” şeklinde konuştu.

dsc-0175.jpg

dsc-0176-001.jpg

KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILAN MESLEK

Mesleğe 43 yıl önce babasının yanın çalışarak başladığını belirten Mustafa Ersöz, “Mesleğime ilk 1980 yılında babamın yanında başladım. O tarihten bu yana devam ediyorum. Babam 1965 yılında açmış dükkânımızı. Burada nevresim takımı, yorgan ve çarşaf dikiyorum. Bir dönem çeyiz ve pike yaptım. Ama artık o işleri yapmıyorum. Çünkü mesleğimi yaparken yanımda çırak olmadığı için zor oluyordu. Bende çeyiz işini bırakıp yorgancılığa devam ettim” ifadelerini kullandı.

filiz-yorgan-ev-tekstili-ve-ceyiz-firma-sahibi-mustafa-ersoz-5.jpg

ÇAĞA GÖRE DEĞİŞEN ÜRÜNLER

Çağın ihtiyaçlarına göre tercihlerin değiştiğini söyleyen Mustafa Ersöz, şunları kaydetti: “Eskiden evler sobalıydı. Bu yüzden kalın ağır yorganlardan isteniyordu. Ama artık 10-15 senedir tam tersi insanlar ince yorgan istiyor. Bunda evlerde yaşanan dönüşümün katkısı büyük. Artık birçok evde doğalgaz sistemi var. İnsanlar kalın yün yorgana gerek duymuyor. Yün ve pamuğu makinelerden geçirerek inceltiyoruz. Makineden geçirdiğimiz ince yorganlara biraz rağbet var.”

dsc-0166.jpg

‘EL EMEĞİ ÜRÜNLERE YILLIK ÖZEL BAKIM GEREKİYOR’

El dikimi ürünlerin özel bakım gerektirdiğinin altını çizen Mustafa Ersöz, şu şekilde konuştu: “El dikimi yün yorganlar her yıl özel bakım ister. Naftalinleme ve havalandırılması gerekiyor. Yoksa güvelenme dediğimiz böceklenme olayı oluyor. Bu bakımları yapacak kimse kalmadı. Artık bu tür yorganları isteyen pek yok zaten. Yün ve pamuk yorganı ağır olduğu için kullanım açısından da tercih edilmiyor. Bunları kullanmak içinde evlerin yapısı çok uygun değil. Eskiden yer yatakları vardı. Şimdi ise misafir için çekyatlar var. Eskisi gibi yatılı misafirde çok gelmiyor. İnsanlar gündelik misafirliği tercih ediyor. Önceden ulaşım araçları kısıtlıydı. İnsanlar köyden kente ya da kentten köye gittiğinde çok uzun süre misafir olarak kalıyordu. Bu sebepten yorgan ve yatak daha çok ihtiyaçtı. Şimdi ise bunlar çok ihtiyaç değil.”

whatsapp-image-2023-05-25-at-14-22-09-2.jpeg

whatsapp-image-2023-05-25-at-14-22-09-1.jpeg

‘GÜCÜMÜZÜN YETTİĞİ YERE KADAR BU İŞİ YAPACAĞIZ’

Mesleğinde çırak yetişmediğinin ve sektörün son temsilcisi olduğuna vurgu yapan Mustafa Ersöz, “El dikişi yapan meslektaşlarım var. Ama sayıları çok azaldı ve birçoğu da emekli oldu. Bende şu an daha çok makinede dikiyorum. Mesleğimde çırak yetişmiyor. Bizler galiba bu mesleğin son kuşağıyız. Bu el dikimlerini yapmak zor oluyor. Gücümüzün yettiği yere kadar bu işi yapacağız. Yetiştirdiğim çocuklar artık bu işi yapmıyor. Farklı mesleklere yöneldiler. Çırak yetişmiyor yetiştirdiğimizde bu işi yapmıyor. Çünkü günümüzde getirisi çok az. Karnımızı doyurmaya anca yetiyor. Dernek ve oda başkanlarımız mesleğin ölmemesi için çok çalışıyor. Ama ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın ölmeye yüz tuttu. Zamanın şartları bunu gerektiriyor. El dikişinin bir kıymeti kalmadı. Elle yapılan ürünler daha değerli. Fiyatı da ona göre olması gerekiyor. Piyasa şartları yüksek fiyatı kaldırmıyor. Böyle olunca da yok olmak zorunda kalıyor” diyerek sözlerine son verdi •Pakize Şengül

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.