Artık Verecek Birşeyimiz Kalmadı!

Artık Verecek Birşeyimiz Kalmadı!

Yunanistan’ın günümüzde de Türkiye’ye karşı bir maşa olarak kullanıldığına dikkat çeken NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arabacı, “Vere vere bu hale geldik. Türkiye’nin artık verecek bir şeyi kalmadı” dedi

Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Caner Arabacı, Doğu Akdeniz gerilimi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin tavizkar tavrı nedeniyle Ege adalarının Yunanistan kontrolüne geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Arabacı, Doğu Akdeniz’in uluslararası bir deniz olması nedeniyle Türkiye’nin de şu an hakkını almak için mücadele verdiğini söyledi. Türkiye’nin denize açık bir ülke olması gerektiğini kaydeden Caner Arabacı, Türkiye bir Doğu Akdeniz ülkesi. Ege zaten tarihte Akdeniz’in bir devamıdır. Türkiye’nin iki kıyısı Akdeniz ile çevrili. Dolayısıyla denize sınırlarımız 3 bin kilometrenin üzerinde. Denizlerle barışık olması gereken, denize açık olması gereken, deniz irtibatının yüksek olması gereken ülke Türkiye. Ama Türkiye’yi, Avrupalı ülkeler Osmanlı’nın son devrinden itibaren o hale getirdiler ki, Türkiye, denizlere çıkamayacak, kuşatılmış bir ülke konumuna getirildi. Ege’de 3 bin 500’ün üzerinde ada var, Türkiye’nin de Ege kıyısı kuzeyden güneye çok büyük. Bu uzun kıyıya rağmen Türkiye’nin Ege’deki sahip olduğu ada miktarı 2 tane. 3 bin 500’ün üzerindeki adadan Türkiye’nin sadece Gökçeada ve Bozcaada’sı var. Diğer adalar Yunanistan’ın elinde. Sadece 12 ada değil, diğer adalarda Türkiye’nin kıyısında ve Türkiye’nin kara olarak devamı. Hatta yüzey bitki örtüsü ve canlılarıyla Türkiye’nin aynısı. En meşhuru Rodos adasıdır. Osmanlı devleti Rodos’u Yunanlılardan almadı, şövalyelerin elindeydi ama Yunanlılara verildi. Diğer adalarda da benzer durumlar var. Türkiye’deki algı da yanlış bu durumdan baktığınızda, bu adalar sanki Yunanlılarınmış gibi düşünülüyor, bu adalar Kıbrıs da dahil Yunanlılardan alınmadı, Yunan diye bir devlet yoktu” dedi.

TÜRKİYE’DE 100 YILIN İHMALİ VAR

Türkiye’nin işgal edilmiş ülke konumunda olması nedeniyle ilerleyen dönemlerde de tavizkar tavrını devam ettirdiğini söyleyen Prof. Dr. Caner Arabacı, ‘Artık Türkiye’nin verecek bir şeyi kalmadı’ dedi. Arabacı, Yunanlılara verilmesinin sebebini Batı açısından düşündüğünüzde, Türkiye’nin çevrelenmesi gerekiyordu, küçültülmesi gerekiyordu onun için uzun bir zaman diliminde bunlar peyderpey Osmanlıdan, Türkiye’den alındı ve maşa olarak kullanılacak konumdaki Yunan’a verildi. 45’te 12 adayı Türkiye’nin göz önünde Yunanlılar işgal ettiler. Yunan kralı Yunanistan’dan kaçmıştı, kral yerine bir naip bıraktı, Yunanistan naip tarafından yönetiliyordu. Ülke çok karışıktı ama İngiltere’nin de desteğiyle o karışık, sefil Yunanistan biz seyrederken, bu adaları işgal etti. Hatta o dönem Türkiye, Yunanistan’a aç oldukları için 6 ayrı vapurla yiyecek gönderdi. O haldeyken bile Yunanistan adaları işgal etti Türkiye müdahale etmedi. 47’de uluslararası anlaşma yapıldı, 12 ada Yunanistan’a verildi, Türkiye bu anlaşmada taraf olmadı. Türkiye’nin şu an içine girdiği çıkmazın altında 100 yılın ihmali var. Türkiye Tanzimat sonrası kafa yapısıyla paylaşılmış, işgal edilmiş ülke konumunda. O hakları savunmama, verme duygusu çok acı. Cumhuriyet devrinde de devam etmiş. Uşi’de 12 adanın mülkiyeti Türkiye’dedir ama Lozan’da o mülkiyet savunulmaz ve İtalya’ya devredilir. Türkiye tavizkar bir ülke. Türkiye şimdi bu tavizlerin sınırına geldi. Verecek yerimiz yok artık. Çevre kuşatıldı, denizlere 3 bin kilometreden fazla kıyısı olan bir ülkesiniz, adam kıyılarınızdaki adalara karasuları ilan edip, karasularını 6 milden 12 mile çıkardığı zaman Türkiye dışarı çıkamıyor. Türkiye dışarı çıkamasın, uluslararası sularda dolaşamasın, güçlenmesin diye düşünüyorlar. Onun için maşa bir devlet eliyle Türkiye batıdan ve güneyinden kuşatma altına alınıyor. Bunda da en büyük eksiklik bizde. Çünkü vere vere bu duruma geldik. Şimdi sınıra geldik, artık aklımız başımıza geldi, haklarımızı savunmamız lazım, Doğu Akdeniz uluslararası bir denizdir, bizim de hakkımız var, biz de petrol ararız, gaz ararız diyoruz. Burası Yeşil Vatan’sa deniz de Mavi Vatan’dır dedik. Burası uluslarasın deniz, çıkarız Libya ile anlaşma yaparız, Kıbrıs’la irtibat kurarız, bu mavi sularda biz de arama yaparız diyoruz” diye konuştu.

ADALARIN SİLAHLANDIRILMASI TÜRKİYE’NİN ALEYHİNDE

Adaların Yunanistan tarafından anlaşmalara aykırı bir şekilde silahlandırılması ve asker konuşlandırılması ile ilgili konuşan Caner Arabacı, bu durumun Türkiye’nin güvenliği için tehlikeli olduğunu söyledi. Arabacı, geçmiş dönemlerde Yunanistan’a karşı Türkiye’nin seyirci kaldığını ifade ederek, “Onun için Yunanistan eskiden kullanıldığı gibi aynı şekilde maşa olarak kullanılıyor. Halbuki Yunanistan’ın Türkiye ile iyi geçinmesi, onları geliştirir, gerilim içinde tutmaz. Yeniden o tarihi tavrıyla Yunanistan kendini kullandırtıyor. Türkiye’yi kafese almanın, kuşatmanın aracı oluyor. Türkiye’de şu an yeter diyor. Sizin topraklarınızda gözümüz yok ama haklarımızı da artık yedirmeyiz. Bizim de bu denizlerde hakkımız var diyoruz ama karşı taraf böyle düşünmüyor Yunanistan’ı da ileri sürerek. Adaları yeniden silahlandırıyor. Teçhizatlı asker gönderiyor, halbuki anlaşmalara göre Meis dahil Türkiye sınırındaki adalar silahlandırılamaz. Ama bunu da Türkiye hak etti. Yunanistan, Ege adalarında yıllardır 14 üs kurdu, Türkiye seyretti. Üs kuramaz, askeri birlik bulunduramaz, silahlandıramazken, Yunanistan buraları uzun süredir, Türkiye bunu seyretti. Şimdi Türkiye bu seyrinin de, geçmişe dönük ihmalinin de cezasını çekiyor. Silahlandırılmış adalarla bizi bekleyen tehlike var. Atina’dan bir savaş uçağı kalksa ve İzmir’i bombalamak istese Ege’de sinek avlar gibi avlar düşürürsünüz. Ama Rodos’tan veya Meis’ten çıktığı zaman tespit edilip vuruncaya kadar o gelip Eskişehir’e kadar vurmuş olacak. Türkiye’nin güvenliğini biz Cumhuriyet döneminde bu yönden ihmal ettik. Şimdi tedbir geliştiriyoruz. Avrupa Birliği ise İslam ülkelerinden bazılarını da yanlarına alarak adeta Türkiye’ye yeni bir Haçlı Seferi düzenleme anlayışındalar” şeklinde konuştu. (Dilhan Dumanoğlu)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.