Ata Yadigarı Mesleği Sürdürüyor

Ata Yadigarı Mesleği Sürdürüyor
Yatağanlılı’nın Gizemi: Fatih Sultan Mehmet’in Kılıcı

Emine Şeyma Yıldız’ın Röportajı

Ayhan Şahin… Denizli-Yatağanlı’dan gelmiş. 12 yıldır bıçak ve kılıç imalatı yaparak Ata Yadigârı bu mesleği devam ettiriyor. 2007 yılında Kültür Bakanlığı Sanatçısı unvanını alan güzel yürekli Ayhan Usta’nın standından içeriye girdiğim zaman Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet ve Yıldırım Beyazıt’ın kılıcını görüyorum. Ne kadar da güzel görünüyorlar. Sonradan bu kılıçların imitasyon olduğunu öğreniyorum. Ama şu bir gerçek ki birebir benziyor. Benim heyecanımı gören Sanatkâr Ayhan Şahin; “Bıçağın sanat eseri olması için çalışıyoruz. Daha çok günlük bıçak değil de koleksiyonluk, nesilden nesile geçecek, babadan oğula değer olarak kalacak, kültürümüzü yaşatacak bir eser olarak yansıtacak çalışmalar yapıyoruz” cümlelerini kullanıyor ve gözlerinin içi parlıyor.

Demek bıçak ve kılıç imalatı yapıyorsunuz. Ve tamamen el yapımı…

Evet. Dövme kılıç ve bıçak tamamen el emeğiyle üretilir. Osmanlıların kullandığı kılıcı yapmak büyük bir zevk… Sapları manda ve koçboynuzundan yapılıyor. Fakat manda ve koçboynuzunu bulmakta zorlanıyoruz. Koçboynuzunu genelde Antep yöresinden buluyoruz. Ülkemizde henüz paslanmaz bıçak çeliği üretilmediği için Fransa’dan ihraç ediyoruz. Bunun yanında ekstra Ereğli Çeliği de kullanıyoruz.

Nasıl yapıyorsunuz?

Önce dışarıdan aldığımız çeliği hazırlıyoruz. Körüğü yakıyoruz. Kor kızıl ötesine geçiyor. 260-270 derece sıcaklıkta çelik ısıtılıyor. Isındıktan sonra çeliğe su veriyoruz. 8 litre yanmamış motor yağı ile 11-12 litre konsantre zeytinyağını karıştırıyoruz. Ondan sonra çeşitli tesviye aşamaları geliyor. Isınan çeliği bu karışıma batırarak dövmeye, şekil vermeye başlıyoruz. Çelik iki farklı çeliğin ekmek hamuru gibi yorulmasından sonra oluşuyor. Türkiye'de bunu bilen yok. Daha yeni yeni öğrenilmeye başlanıldı. Biz de bunu yurtdışından getirtiyoruz ve ondan kullanıyoruz. Karbon çelikten döverek bıçak yapıyoruz. Ham çeliği bulduktan sonra ilk önce ocağa giriyor; ebatlaşıyor, dövülüyor, ağzı açılıyor, soğumaya bırakılıyor. Daha sonra taşlamaya giriyor. Taşlamada pürüzleri alınıyor ağzı düzeltiliyor. Sap ve kılıfı hazırladıktan sonra sahibine teslim ediliyor. Bu bıçakların tek önemi hem çelik hem de dövme olması… Bu özellikte iki bıçağı birbirine sürterseniz kesinlikle uçlarında hiçbir aşınma olmaz. Dövme bıçak bize biraz pahalı geldiği için seri üretim yapamıyoruz. Yapsak da elimizde kalıyor. Sipariş üzerine çalışıyoruz.

En çok ilgi gören ürünleriniz hangileri?

En çok Kültür Bakanlığı Sanatçısı olmama vesile olan Yatağan Kılıcı görüyor.

Nedir bu Yatağan Kılıcı’nın özelliği?

Yatağan’ı ortaya çıkaran kişi Selçuklu uçbeylerinden Osman Bey’dir. Zamanla Yatağanlı ’ya kadar ulaşmış. Bu yüzden ismi beldemizden geliyor. En büyük özelliği öne eğik ve hafif olmasıdır. Savaş anında çok rahat kullanılabilir.

Yapımı ne kadar sürüyor?

Bir kılıcın yapımı en aşağı üç gün sürer. Ama bıçakta daha farklı… Günde üç tane bıçak üretmek mümkün… Mesela ben günde iki tane av bıçağı çıkarabiliyorum.

Denizli’den gelen biri olarak Konya ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Konya’yı güzel buldum. İnsanları sıcakkanlı, samimi ve doğal… İyi ki de gelmişim diyorum. El sanatlarına gösterdikleri ilgiye hayran kalmamak imkansız.

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.