Babaanne torununu 7 yıl harabe evde saklamış! Hakim karşısında

Babaanne torununu 7 yıl harabe evde saklamış! Hakim karşısında
Bursa'da torununu 7 yıl önce annesinden kaçıran babaanne hakim karşısında çıktı.

Bursa'da 7 yıl önce 1 yaşındayken kayıp ihbarı yapılan ve mart ayında özel ekibin operasyonuyla bulunarak mahkeme kararı sonrası yabancı uyruklu annesine teslim edilen 8 yaşındaki N.S'nin kaçırılmasına ilişkin davanın görülmesine başlandı.

Mustafakemalpaşa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Gülşen A, Ayşe T, Hanife T, Mustafa T. ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanık Recai M. ise duruşmaya katılmadı. Torununu kaçıran tutuklu sanık Hanife S. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Savunmasını yapan Hanife S, torunu N.S'nin yurt dışında doğduğunu, daha sonra çocuğun annesi Rebecca S. ve oğlunun bebekleri N.S'yi alarak Türkiye'ye geldiğini anlattı.

Bir süre sonra oğlu Umut K. (33) ile tartışan Rebecca S'nin (31) çocuğu N.S'yi alıp Almanya'ya dönmek istemesi üzerine oğlunun torununu alarak ayrıldığını ileri süren sanık, bir süre iletişim kuramadığı oğluyla kendisine haber göndermesi üzerine 2024 yılında buluştuğunu ifade etti.

torununu-7yil.jpg

Oğlu Umut K'nin vefat ettiğini, torunu N.S'yi alarak Mustafakemalpaşa ilçesine geldiğini dile getiren Hanife S, şöyle konuştu:

"Oğlum vefat etmeden önce torunuma WhatsApp ve fotoğraflar üzerinden bütün sülaleyi tanıtmış. Bu sebeple benim babaannesi olduğumu biliyordu. Bunun dışında beni babaannesi olarak kabul etmesi adına bir çabaya gerek duymadım. Kendisi zaten beni tanıyordu ancak babasını kaybettiğinden kendisini bırakamazdım, torunumdu. Oğlumun vefatından duyduğum acıyı yaşayamadan torunuma bakmayı kendime görev edindim."

Sanık, torununa ara sıra annesinden bahsettiğini ileri sürerek, şunları kaydetti:

"Torunum hareketi ve koşmayı çok seven hatta aynı zamanda da sakar olan bir çocuktur. Kendisiyle sabah koşuları dahi yapardık. Ben 19 Temmuz tarihli psikoterapi raporunu Rebecca'nın avukatı tarafından sunulduğunu anladım ancak oradaki herhangi bir iskelet veya kas yapısındaki zayıflık tespiti olmak üzere aleyhe hususları kabul etmiyorum. Torunum bana zaman zaman annesinin kim olduğunu soruyordu. Video ve fotoğraflardan kendisine Rebecca'yı gösteriyordum. Televizyondan birçok dizi, haber, çizgi film gibi programları izliyorduk ancak bana hiç 'annemi özledim' demedi. Torunuma eninde sonunda annesine teslim olacağını, annesinin yanımızda olmama sebebinin babası ile tartışması sonrasında anlaşamadıkları olduğunu ancak çok uzun sürmeyecek zaman içerisinde annesi ile kavuşacağı yönünde gereken bilgileri veriyordum."

"HATALI VERDİĞİM KARARLARIM VARDIR"

Yaptıklarında sadece vicdanını dinlediğini belirten sanık, "Suç olarak yapmadım. Hatalı olarak vermiş olduğum kararlarım vardır. Bir anne ve bir babaanne olarak torunumun elimden alınacağını düşündüğümden vicdanımla hareket ederek bu şekilde karşınızdayım." diye konuştu.

Böyle bir suçtan yargılandığı için üzgün olduğunu dile getiren Hanife S, "Torunumu her şeyden korudum. Saçının teline zarar gelmemesi adına çaba harcadım. Gelinim eğer benimle hakaret içerikli değil de sağlıklı bir iletişim kursaydı ve Türkiye'ye gelseydi belki de böyle sonuçlanmazdı. Ben 60 yaşındayım. Cezaevi koşulları uyumama dahi müsaade etmiyor. Suç yönünden öz torunumun hürriyetini engellediğimi anlıyorum ancak insan ticareti suçlamasını kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.

Diğer sanık ve tanıkları da dinleyen mahkeme heyeti, Hanife S'nin tutukluluğunun devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Müşteki Rebecca S'nin avukatı Sevilay Demirsu, duruşmanın ardından AA muhabirine, tüm sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarda bulunduğunu ancak Türkiye ve Almanya'da yapılan tedavi ve tetkik evraklarında çocuğun ciddi anlamda izole edildiğinin ortaya konduğunu ifade etti.

Babanın velayet hakkına dayanarak çocuğu kaçırdığının söylendiğini dile getiren Demirsu, "Ancak anneyle baba evli değildi. Evlilik dışı bir çocuk ve velayet Alman kanunlarına göre doğrudan doğruya annenin üzerine. Babayla çocuk arasında hiç soy bağı kurulmamış yani gerçekten Türk kanunlarına göre ya da evrensel yasalara göre baba olup olmadığı net değil." diye konuştu.

Demirsu, iddianamenin detaylı ve iyi çalışılarak hazırlanmış olduğuna dikkati çekerek, yargılama sonucunda sanıkların gereken cezayı alacağına inandıklarını belirtti.

NE YAŞANMIŞTI?

Almanya vatandaşı Rebecca S, 2019 yılında 1 yaşındaki oğluyla, çocuğunun babası Umut K'nin Mustafakemalpaşa ilçesindeki annesi Hanife S'ye ait eve gelmiş, bir süre sonra Rebecca S'nin erkek arkadaşının Almanya'ya dönmesi için ısrar ettiği, kendisinin ise bunu kabul etmediği aktarılmıştı.

Daha sonra anne Rebecca S, oğlu N.S.'nin kaybolduğuna yönelik polise ihbarda bulunmuş, uzun süren arama çalışmaları sonucu çocuğa ait herhangi bir ize rastlanmamıştı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında şubat ayında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Gasp, Cinayet ve Kayıp Şahıslar Büro Amirliği personelinden oluşan özel ekip kurulmuştu.

Yaklaşık bir aylık çalışma sonunda 300 saatlik güvenlik kamerası görüntülerini değerlendiren ekipler, mart ayında çocuğu Recai M'ye ait evde bulmuştu.

Babaanne Hanife S. ile çocuğun saklandığı ikametin sahibi Recai M, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmış, Recai M. daha sonra tahliye edilmişti.

Devlet korumasındaki mağdur çocuk ise Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesinin kararıyla nisan ayında annesine teslim edilmiş ve Almanya'ya gitmişti.

Bu arada çocuğun babası Umut K'nin 2 yıl önce geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybettiği öğrenilmişti.

Mustafakemalpaşa 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, tutuklu sanık Hanife S. ile tutuksuz sanıklar Hanife T, Mustafa T, Ayşe T, Recai M. ve Gülşen A'nın fikir ve eylem birliği içinde davranarak mağdur çocuk N.S'yi barındırma, bir yerden bir yere götürme, kaçırma şeklindeki eylemleriyle "18 yaşını doldurmamış kişilere karşı insan ticareti" suçundan yargılanması talep edilmişti. Ayrıca Recai M'nin "kendini savunamayacak çocuğa karşı kasten yaralama" suçundan da cezalandırılması istenmişti.

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.