Bilinçli çiftçiyle doğru tarım
14 yıllık tecrübesiyle tarım ürünlerinde faaliyet gösteren Proffarm Tarım Genel Müdürü Bayram Kan, tarım sektöründe çiftçiyi bilgilendirme ve teknoloji ile buluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Türkiye’deki çiftçileri doğru tarım uygulamaları konusunda bilinçlendirmeyi amaçladıklarını ifade eden Proffarm Tarım Genel Müdürü Bayram Kan, mısır tohumu üretimi yapan bir Alman firmasında 10 yıl boyunca çalıştığını dile getirdi. Yurtdışından ürün temini konusunda aracı konumunda olduklarını söyleyen Kan, “Çiftçi kökenli bir ailenin çocuğuyum. Toprağa yabancı değilim. Tarım sektöründe özellikle çiftçi kısmında farkındalık oluşturmak için kendi şirketimizi kurduk. Teknoloji ile dünyada olan yenilikleri çiftçilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Bu süreçte onların ihtiyacı olan ürünleri tedarik edip doğru uygulamalar ve kullanım sağlamayı amaçlıyoruz. Ağırlıklı olarak yurtdışı menşeili firmaların ürünlerini Türkiye piyasasında satıyoruz. İşimizin gerçekte görünen kısmı distribütör olarak toptan ürün temini ve satışı. İşimizin arka planında ise biz ürünü sattıktan sonra başlıyor. Üreticiler, işletmeler ve yeni işe başlamış meslektaşlarımıza profesyonel anlamda destek verip yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Ziraat alanında 10 yıl boyunca aktif olarak çalıştım. Şirketimiz bünyesinde 12 ziraat mühendisi ve bir finansman arkadaşımız çalışıyor. Bu alanda 4 yıldır faaliyet göstermekteyiz” dedi.

TÜRKİYE SAYILI DÜNYA ÜLKELERİ ARASINDA
Tıbbi bitki üretimi konusunda Türkiye’nin sayılı ülkeler arasında olduğunu vurgulayan Kan, “İş kolumuz oldukça geniş. Organik rezene bitkisinin üretip ihracatını gerçekleştiriyoruz. İtalya ve Almanya’ya her yıl belirli bir miktarda rezene satıyoruz. Rezene bitkisi dünyada ve Türkiye’de bebek maması başta olmak üzere endüstride kullanılan tıbbi aromatik bir ürün. Bunun içinde aminoasitler ve çok değerli proteinler var. Bunlar bebek mamasının içerisine direk katılabilen ürünler. Normal tüketiminde vücuttaki bütün toksinlerin ve ödemlerin atılmasında faydası olan bir üründür. Tıbbi bitki üretim alanı çok özeldir. Türkiye bu konuda sayılı ülkeler arasında” ifadelerini kullandı.
TIBBİ BİTKİ ÜRETİYORUZ
İzmir ve Denizli’de yoğun miktarda rezene ve kekik üretimi yapıldığını belirten Kan, “Bu üretimlerin yüzde 98’i yurtdışına ihraç ediliyor. Bu alanda hedefimiz kendimize ait son ürün haline getirebileceğimiz ürün elde etmek. Örneğin, sallama çay gibi. Bu konuda bizden tamamen bağımsız 3 kişilik bir ekibimiz var. Bu konuda ben işin son bölümü olan onay kısmındayım. Biz tıbbi aromatik bitki ithalatı yapmıyoruz. Bu konuda üretici firma konumundayız. Kendimize ait markamız var. Üretimden paketlemeye kadar kendimiz yapıyoruz. Organik rezenen yanında kimyon üreticileriyle de birebir çalışıyoruz. Satışını yaptığımız ilaçların organik tarıma ruhsatı olduğunu biliyoruz. Bu konuda Türkiye’de organik tarıma ruhsatlı ilaçların sayısı azdır. İspanya, Fransa ve İtalya başta olmak üzere çoğu yurtdışında geliyor” şeklinde konuştu.
DÜŞÜK MALİYET YÜKSEK VERİM
Mısırt üretimi alanında geçmişten gelen bilgi ve tecrübeye sahip olduklarının altını çizen Kan, “Mısır üretimi konusunda iddialıyız. Türkiye’de hibrit mısır tohumu üretimi alanında belli bir tecrübeye sahip sayılı kişilerdenim. Bu konuda geçmişten gelen tecrübemiz çalışmalarımız da bir şeyleri doğru yaptığımızı gösteriyor. Amacımız birim alanda minimum maliyetlerde maksimum verimin alınmasını sağlamak. Bizim profesyonel destekten kastımız şu şekilde: Üreticilere, bayi ve işletmelere net faydayı sağlayabilmek. Ürünün maliyetinden kısıp kar elde edemeyiz. Doğru zamanda yapılan tespitlerle işin geri dönüşü daha iyi olur. Yüzde 10’luk verim artışı sağladığımızda da çok katma değerli iş yapmış oluruz. Kendi şirketimizdeki saha tecrübemizle bunu net olarak gözlemledik” dedi.
‘VERİMLİ HİLAL’
Ülkemizin tarım alanında çok verimli topraklara sahip olduğunu söyleyen Kan şu şekilde konuştu: “Tarım alanında 1950’den bu yana yapılan araştırmaların tümünü inceledim. Yapılan bu araştırmalarda Türkiye kıymetli bir tarım ülkesi. Ama yer altı kaynakları sonsuz değil. Bu alanda çiftçilerimizi doğru sulama ekipman ve ekim yöntemleriyle yönlendirmeye çalıyoruz. Çünkü sonsuz yer altı kaynağımız yok. Tarımda ‘Verimli hilal’ dediğimiz bir hilal vardır. Türkiye olarak o hilalin tam orta kısmındayız. Çok verimli, güzel topraklarımız var. Fakat yanlış uygulamalarla biz bunların çoğunu tahrip etmişiz. Ağırlıklı olarak biyolojik ve organik ürünler temin edip bunları insanlara anlatmaya çalışıyoruz. Bu konuda iki tane firmanın yurtdışı distribütörlüğünü yapıyoruz.”
İLK GÖREV ÇAPA
Mesleğe yeni başlayan ziraat mühendisi arkadaşlarını ilk olarak tarlada çalışmayla görevlendirdiğini söyleyen Kan, “Ekibimize katılım sağlayan arkadaşların ilk görevi tarlada çapa yapmak oluyor. Buradaki ziraat mühendisi arkadaşlarımız tarlada çamurla kirleniyor. Öncelikle toprağı ve bitkiyi tanıyorlar. Bitkinin bizden ne istediğini biliyoruz. Ona göre bir reçete uyguluyoruz. Bütün ziraat mühendisi arkadaşlarımızla sezon içerisinde aktif olarak sahada çalışıyoruz. Türkiye’nin birçok ilinde başta İzmir, Aydın, Samsun, Ankara ve Konya olmak üzere sezon içerisinde tarlalarda üreticilerimizi ziyaret ediyoruz. Herhangi bir sorun olduğunda hızlı bir şekilde çözmeye çalışıyoruz. Teknolojik hizmetlerde hızlı olabilmemiz için bize yardımcı olabilecek bir firmayla görüşüyoruz. Yerinde toprak, su ve yaprak analizi gibi konularda çalışan bir firmadan hizmet almaya çalışıyoruz. İlerleyen süreçte Türk çiftçisi ve tarımına faydalı olmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘PROFESYONEL TARIM PARTNERİ’
Tarım ürününü Türkiye’de üretip dünya ülkelerine pazarlamayı hedeflediklerini vurgulayan Kan, “Biz yurtdışından ürün alıp yurtiçine satan bir firmayız. Bu durumu tam tersine çevirmeyi amaçlıyoruz. Türkiy’de üretip tüm dünyaya satmak istiyoruz. Bu işteki yola çıkış sloganımız ‘Profesyonel Tarım Partneri’ oldu. Rezene ve kimyonda olduğu gibi. Bunu yapabilecek bilgiye sahibiz. Biz ‘Hangi ürünü üretetip satabilirsek’ diye düşünüyoruz. Türkiye’nin üretim noktasında kaynakları geniş. Fakat biz bir ürünü markalaştırıp, baştan son haline getirme konusunda eksiklerimiz var. Ben kendi şirketimi 2-3 yıl içerisinde ürünün başından sonuna kadar üretip yurtdışna satmayı amaçlıyorum. Bunun içinde çalışıyoruz” diyerek sözlerine son verdi.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.