Bir dönemin aynası niteliğindeki Sözün Ardı ikinci baskısıyla okurlarıyla buluşuyor

Bir dönemin aynası niteliğindeki Sözün Ardı ikinci baskısıyla okurlarıyla buluşuyor
 Editör
​​​​​​​İletişimci – Yazar Dr. Çetin Oranlı’nın 1996-2012 yıllarında Konya’dayken dönemin öne çıkan siyasetçileri, kültür ve sanat insanları ile yaptığı söyleşilerden oluşan ve bir dönemin aynası olan Sözün Ardı adlı kitabı ikinci kez basıldı

İletişimci-Yazar Dr. Çetin Oranlı’nın, Sözün Ardı-İz Bırakan Söyleşiler isimli kitabı, ikinci baskısı ile okurlarla buluşuyor. Oranlı’nın 6 kitabından ikincisi olan Sözün Ardı’nın ilk baskısı 2017 yılında yapılmıştı. Halen Basın İlan Kurumu Adana Bölge Müdürü olarak görev yapan Dr. Çetin Oranlı, Sözün Ardı’nın gazetecilik döneminde yaptığı 200’den fazla söyleşiden seçki niteliğinde 32 adedinden oluştuğunu belirterek, kitabın içeriği ile bir dönemin panoramasını sunduğunu belirtti.

cetin.jpg

RECEP YAZICIOĞLU’NDAN ALBERTO RONDALLİ’YE…

1996-2012 yılları arasında Dr. Çetin Oranlı tarafından yapılan 32 söyleşiyi içeren, 374 sayfadan oluşan ve “Yazıya dökülen söz, geleceğin dünyasına atılmış tohumdur” felsefesiyle yayımlanan kitap; Siyaset, Kültür-Sanat ve Hayat başlıklı üç bölümden oluşuyor. Kitapta, Oranlı tarafından söyleşi yapılan isimler arasında Recep Yazıcıoğlu, Kâmran İnan, Hasan Celâl Güzel, Korkut Özal, Alberto Rondalli, Gülten Dayıoğlu, Prof. Dr. Saim Sakaoğlu, Prof. Dr. Caner Arabacı, Prof. Dr. Yasin Aktay, Prof. Dr. Sami Güçlü, Mesut Aktar Şeyh, Tomris Çetinel, Prof. Dr. Metin Şahin gibi isimler bulunuyor.

KİTABIN İKİNCİ BASKISI ÇOK YAKINDA TÜM KİTAP SİTELERİNDE

Aynı zamanda Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gazetecilik dersleri veren Dr. Çetin Oranlı’nın, Gazetecilik, Demir Kepenkli Ev, Ruha Dokunan Patiler, Ruha Dokunan İnsan Öyküleri ve Her Mevsim Baharı Yaşayan Şehir Adana isimli kitapları bulunuyor. Çimke Yayınlar’ndan çıkan Sözün Ardı-İz Bırakan Söyleşiler, kısa bir süre içerisinde tüm kitap sitelerinde satışa sunulacak.

cetin-oranli.jpg

KİTAPTAN PASAJLAR…

  • RECEP YAZICIOĞLU: “Türkiye’nin en önemli sorunu, ‘bana ne hastalığı’dır. 7 yaşından 70 yaşına kadar herkes, ‘bana ne’ diyor. Diğer önemli sorunlar; ‘herkes kurallara uysun ben de uyayım’, ‘kimse çalmasın, ben de çalmayayım’ anlayışıdır. Ondan sonra; ‘yüksek sesle düşünmemek, söylenmek ama söylememektir.’ Bir de, ‘Benim doğrum, tek doğrudur’ anlayışı var.”
  • KÂMRAN İNAN: “Türkiye, gelecek yüzyılın vazgeçilmez enerji koridoru durumunda bir memlekettir. Bu bakımdan kozlarımız ve imkânlarımız çok büyüktür. Günün birinde büyük olduğunu görmesi ve kabullenmesi, onun icaplarını yerine getirmesi kaçınılmazdır. Türkiye, bundan böyle devletin onuru ve milli menfaatlerin gerektirdiği noktada ‘hayır’ diyecektir ve diyebilecek güçtedir.”
  • KORKUT ÖZAL: “Demokrasiyi biçimsel olarak uyguladığınız zaman bir yere varamazsınız. Nitekim Türkiye, bugün kendisi ile medeniyet yarışına, çağdaşlık yarışına çıkan çok ülkeden üzülerek söylüyorum ki, geri kalmıştır. Onlar demokraside ileri gittiklerinde ilerlemişler, biz ise demokraside yanlış uygulamalarla ‘iki ileri bir geri, bir ileri iki geri’ şeklide çok zaman kaybetmişiz.”
  • ALBERTO RONDALLI: “Kültürel, tarihi ve dini farklılıklara karşın hakikat; insan olmaktır. İnsanlık paydasında buluşuyoruz. Selimoviç, romanında Mevlevileri tüm insanlığa çok güzel bir şekilde anlatmış. Bu evrensel düşünce dünyasını kendime çok yakın buldum. Bu hikâye tüm dünyaya ait olabilir diye düşündüm. Dünyaya ait bir hikâye olduğu için, Mevlevi dervişleri ‘dünya insanı’ olduğu için filmini çekmeye karar verdim.”

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.