1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. BİR DUVAR BÜYÜCÜSÜ: SANATÇI ÖZGÜR BAĞLAMAZLAR
BİR DUVAR BÜYÜCÜSÜ: SANATÇI ÖZGÜR BAĞLAMAZLAR

BİR DUVAR BÜYÜCÜSÜ: SANATÇI ÖZGÜR BAĞLAMAZLAR

Sanatçı, Duvar Ressamı Özgür Bağlamazlar’ın elinde duvarlar konuşuyor, duvarlar birer kapı oluyor, açılıyor, ardında siz neyi görmek isterseniz o mekân işte orada var olmaya başlıyor, ferahlatıcı bir tarihsel aroma ve zamanı kuşatan bir iksirle.

A+A-

BİR DUVAR BÜYÜCÜSÜ: SANATÇI ÖZGÜR BAĞLAMAZLAR

“Duvarları kuşatın da / tutuklayın hepsini/ne böyle gurbet olsun / ne böyle ayrılıklar” diyor Zülfü Livaneli. Faruk Nafiz Çamlıbel, Han Duvarları şiirinde “Gözlerime çökerken ağır uyu sisleri/ çiçekliyor duvarı ocağın akisleri”yle bakıyor duvara. Konstantino Kavafis, ise şöyle sesleniyor“… Ah, önceden fark etmedim örülürken duvarlar / ama ne duvarcının gürültüsü, ne başka ses / sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar…”

Duvarlar, edebiyatın, hatta geniş anlamda sanatın en işlevsel ürünüdür. Şairler, edebiyatçılar, ressamlar, senaryo yazarları ve yönetmenler kısacası sanatla uğraşanlar yoğun biçimde “duvar”lara da odaklanmışlardır. Odaklanmayacak gibi değildir duvarlar. İnsanları birbirinden ayırması ayrıdır duvarların, sırtına yaslanılması, güven vermesi, koruyucu bir kalkan olması ayrı. Korkuyla cesaretin, ümitle ümitsizliğin, güvenle, güvensizliğin ve daha birçok karşıt hissin üzerinde (gölgesinde ve içinde mi demeli) yaşadığı hem kurgusal-imge, hem de gerçektir duvarlar. Duvarlar insan yapımıdır. Bu yapı üzerine insanlar yine bir şeyler yaparlar ve kurgu iki kez kurgu, gerçek iki kez gerçek halini alır. Böylece duvar dediğimiz şey kendi gerçeğini en koyu biçimde yeniden ve bir kez daha yaratır sanatçıların elinden.

Bir Duvar Ressamı olan (bana göre duvarlara büyü yapıyor-bütün büyücülerden ve tabii ki Oz büyücüsünden daha muhteşem, daha gerçekçi ve masalsı) Özgür Bağlamazlar da “duvarlar” üzerinde çalışıyor. Çalışıyor derken aslında duvarlara, tavanlara boyalarla büyüler yapıyor, dediğim gibi. Onları taş, toprak, beton, ahşap vs. olmaktan çıkarıyor. Kalemiyle, fırçasıyla renk renk büyülenen duvarlar, sonsuz sessizliklerinden silkinip, uyanıyorlar. Renklerle uyanış duvarları duvar olmaktan çıkarıp, adeta kapı yapıyor. Kapıyı aralıyorsunuz, ardında ne mi var?

İşte sanatçı Özgür Bağlamazlar, yani “Duvar Büyücüsü” ile yaptığımız ve keyifle okuyacağınızı düşündüğümüz o röportaj:

img-20180730-wa0000.jpg

DUVARLARIN YENİ ANLAMI: BİR DÜNYA CENNETİ İNŞASI VE RUHA İLAÇ

Duvarlar deyince hep bir şeyi bir başka şeyden sanki sonsuza dek ayıran bir imge gelir genelde aklıma. Ancak belki duvarlara bu kadar bu kadar kötü bakmamak lazım. Bazı duvarlar arkalarında olanları koruma görevi de üstlenir. Ben duvar senin için ne ifade ediyor öncelikle bir duvar ressamı olarak görüşlerini almak isterim?

-Duvarlara yaptığım resimlerin arkalarına açılan bir kapı olduğunu düşünürüm, kapıdan çıkınca ne görmek istiyorsak onu resmedebiliriz üzerlerine. Ayıran parçalayan sınırlayan bir şeyi kendi cennetimizi yaratmak, geçmişimize ilaç, bugünümüze ilham olsun diye kullanmak hoşuma gidiyor. Mekân algısını değiştirmek hoşuma gidiyor üzerine yaptıklarımla…

LİMON KOKULU DUVARLAR

img-20180730-wa0014.jpg

Hiç bu duvar resimleriyle ilgili ilginç bir tepki aldın mı? Hani bazen camları görmeyiz de çarparız falan. Resim yaptığın bir duvardan yürüyüp gitmek isteyen olup da duvara çarptığı oldu mu veya başa bir anın var mı?

- Çok fazla güzel, tatlı ve komik anım var. Son işimde Cunda Adası’ında ki güzel bir otelin koridorunda, üst kata çıkan merdivenlerinin bitişinde insanları karşılayan bir duvara yaptığım resimde otelin sahibesi Fatoş Hanımın resmi görünce “Limon kokuyor burası” demesi çok güzel bir andı. Yani duvara çarpılmasını istemem (gülüyor) benim için önemli olan yukarıda anlattığım gibi resimde ki hissiyatın insanlara ulaşması.

Bu duvar resimleri aslında resmin anası değil mi? Öyle diyebilir miyiz? Burada tabii ki ilk çağ mağara resimlerini de kastediyorum?

- Kesinlikle diyebiliriz. Mağara resimleri o dönemin değerleri üzerine geniş bir anlatım alanıydı zaten günümüzde de dönüşen yaşamlarımızın içinde anlatmak istediğimiz ayrıntıları, uzaklaştığımız hislerimizi vurgulamak amaçlı duvar resimleri yapmaya devam ediyoruz.

“GEÇMİŞTE KİLİSE, CAMİ YA DA SARAY DUVARINI BOYAYAN BİR USTAYDIM”

Resim yaparken, yani duvarları boyarken böyle bir öykünün parçası olduğunu düşünür müsün? Ya da çizerken ne düşünüyorsun?  

-Aslında reenkarnasyon varsa geçmişte kesinlikle kilise, cami ya da saray duvarları boyayan bir ustaydım diye düşünüyorum.

Genelde insanlar seni çağırıp şöyle bir duvarım var, şu işi yapacağım buraya bir şeyler mi çizelim diyor yoksa gerçekten seni bir sanatçı olarak mı görüyorlar. Çünkü bir profesyonel olsan da, bu işten gelir sağlasan da benim için bir sanatçısın.

-Bahsettiğiniz iki tarzda da talep alıyorum. Öncelikle müşterilerime başka bir eşi olmayan bir iş yapmanın güzelliğini anlatıyorum ama illa ki reprodüksiyon çalışma isteyen müşterilerimi de geri çevirmiyorum. Burada kendimi övmek istiyorum -a senin ki daha güzel oldu sıkça duyduğum bir şey. Reprodüksüyon bir iş yapmak da sanata yaklaşmak, keyfi alınca özgün ve kendilerine has işler isteyenler çok oluyor.

“O DUVARLARIN HEPSİNİ ALIP EVE GÖTÜRMEK İSTİYORUM"

Tam burada şunu sorma istiyorum. Bir duvarı yaptın, çok hoşuna gitti eve götürmek ister miydin? Ya da içinde böyle bir ukde bırakan bir resmin oldu mu?

- Hepsini alıp evime götürmek istiyorum. Son fırça darbelerinde işi uzatıp bir gün başından gidemediğim işler oluyor. Hatta çok sevip isim taktıklarım bile olmuştur

Biraz teknik bilgi de almak istiyorum. Ekip olarak mı çalışıyorsunuz? Yoksa tek mi? Ve bir iş nasıl başlıyor? Nasıl planlanıyor? Sonrasında nasıl tamamlanıyor. Süreç nasıl işliyor?

-Öncelikle her iş gibi profesyonel bakmak gerekiyor. Planlama kısmı çok önemli. Çünkü elle yapılan bir iş dolayısıyla fazla zaman alıyor ama bu zamanı en aza indirmek için kendimce yöntemlerim var. Birbirinden tatlı asistanlarım var, bazen bir şantiyeden daha hızlı çıkmak için sadece fırça bakımı için bile ayrı asistanım oluyor.

TARİHİN BUGÜNDE YAŞATILDIĞI TAVAN RESİMLERİ

img-20180730-wa0023.jpg

Bildiğim kadarıyla tavan süsleme de var fırçanda. Çok zor olmuyor mu tavan resmi? Ayrıca bu de eski bir sanat değil mi? Tavan resimleri… Hala Anadolu’daki bazı evlerin tavanlarında bunu görüyorum…

-Aslında tavan resminde doğru duruş ile çalışıldığı takdirde insanın postürünü düzeltmesi söz konusu. Doğru duruş sağlanırsa hiçbir zorluğu kalmıyor. Eski bir sanat tabi ki Anadolu’da camilerden saraylara kadar uzun bir yolculuğu var. İstanbul’da günümüzde de yalı resmi olarak varlığını sürdürüyor. Örneğin İzmir’de modernle klasik desenleri buluşturulup değişik projeler yaptım

En uzun çalışman aç gün sürdü? Bittiğinde artı bu işi bırakacağım mı dedin, yoksa evet buradan devam etmeliyim mi dedin?

-En uzun çalışmam Dubai’de bir yıl sürmüştü. Kesinlikle devam etmeliyim demiştim ama akabinde yaptığım işler butik oldu iki, üç ay süren. Her işimi çok severek yaptığım halde bazılarının sonunda bu işi bırakıp kırtasiye açıyorum dediğim oldu. Ama bu dediğimi malzemelerimi toplayıp işin son haline baktığımda hep unuttum.

TÜRKİYE’DE DUVAR RESSAMLIĞINA DÖNÜŞ İYİYE İŞARET

Duvar ressamlığı Türkiye’de çok yaygın değil sanırım. Ancak galiba son yıllarda sokaklardaki duvarlardan, grafitilerden bir içe dönüş var, ev, işyeri vb? Var mı, yoksa yanılıyor muyum? Bir de grafitilerle mi başladın bu işe?

-Türkiye’de çok yaygın olmadığı doğru fakat şuan benim etrafımda ki talepleri karşılayamadığım gerçeği de var. Çünkü duvar ressamlığı çok yaygın değil. Kesinlikle bir içe dönüş var. İtalyan ressamlarının duvar resimlerinin olduğu evlerde büyüyen müşterilerimde var fakat daha önce hiç bu tarz işlerle karşılaşmamasına rağmen bir duvar resmine sahip olmak isteyen müşterilerimde var. Grafitilerle değil aksine cami süslemeleri ve yazılarıyla başladım. Bunun bugün ki gözüme çok faydası olduğunu düşünüyorum. Tarihi yapılarda ki süslemelerin mükemmelliği tabi ki tartışılamaz fakat günümüzde ki dini yapılarda da kayda değer ve oldukça kıymetli eserler olduğunu söylemeliyim.

Duvar boyama sanatında bu duvarları kullananlar (yani odaları, işyerlerini vb.) hiç dönüş oldu mu bu resimler beni ruhsal olarak rahatlatıyor diye?

-Zaten rahatlatsın, heyecanlandırsın, hayallere daldırsın istekleri sebebiyle talep ediyor insanlar. Dediğim gibi daha önce bu sanatla tanışıklığı olmayan biri bile içgüdüsel olarak sanatın bu gerçeğinin farkında.

Röportaj: Ali ULURASBA

HABERE YORUM KAT