Chp'li Özel, Gündemi Değerlendirdi:

Chp'li Özel, Gündemi Değerlendirdi:

"(İnfaz düzenlemesi) İnsan hakları savunucularının, yazarların, gazetecilerin, siyasetçilerin sadece konuştukları, yazdıkları, düşündükleri için cezaevinde kalmaya devam edecekleri ama gaspçının, çete reisi ve mensuplarının, dolandırıcının dışarıya rahatlıkla elini kolunu sallayarak çıktığı bir süreci yaşayacağız. Bunda vicdan, eşitlik yok"- "Sayın Erdoğan, Soma, Ermenek affetti mi? Aladağ'da yüreği yanan babaların, burnundan bedenleri yanan kendi kızlarının kokusu hiç gitmeyen anaların yerine affetmek sizi

TBMM (AA) - CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "infaz düzenlemesine" ilişkin, "İnsan hakları savunucularının, yazarların, gazetecilerin, siyasetçilerin sadece konuştukları, yazdıkları, düşündükleri için cezaevinde kalmaya devam edecekleri ama gaspçının, çete reisinin ve mensuplarının, dolandırıcının dışarıya rahatlıkla elini kolunu sallayarak çıktığı bir süreci yaşayacağız. Bunda vicdan, eşitlik yok." dedi.

Özel, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özgür Özel, TBMM'nin bugünkü oturumunda CHP'li milletvekillerinin verdiği "Sağlıkta şiddetin önlenmesi yasa teklifi"nin görüşülmesine yönelik önerge vereceklerini ifade etti.

CHP'li Özel, "AK Parti devamlı bu yasayı öteliyor, erteliyor. Biz getirdiğimizde reddediyor. Sağlık Bakanı da bunun çok önemli bir madde olduğunu söylüyor. Meclis, bu kanunu mutlaka gündemine almalı ve görüşmelidir. AK Parti'ye çağrıda bulunuyoruz; bugün Sağlıkta Şiddet Yasası'nın gündeme alınması görüşülecek. Gündeme alınmaya bütün partiler onay verirse, önümüzdeki günlerde birlikte onu hangi gün çıkaracağımızı görüşebiliriz. Bu konuda birazcık samimiyet, birazcık duyarlılık." diye konuştu.

- "Biz ikna edemedik MHP ve AKP'yi, koronavirüs ikna etti"

Özgür Özel, infaz düzenlemesinin, Anayasaya göre "açık bir kısmi af" olduğunu savundu.

Türkiye'de cezaevlerinde nöbetleşe yemek yenildiğini ve uyunabildiğini, koronavirüs sonrası ise nöbetleşe nefes alınabildiğini ileri süren Özel, ülkede insanlık onuruna uygun olmayan bir infaz sisteminin bulunduğunu iddia etti.

Özel, partisinin cezaevlerindeki sorunları ve bunların çözümüne yönelik önerilerini yıllardır dile getirdiğini, Türkiye'nin adil ve kapsayıcı bir infaz düzenlemesine ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Diğer siyasi partilerin bu konuyu sadece seçim döneminde gündeme getirdiklerini savunan Özel, "MHP'nin 24 Haziran seçimlerinde yaşadığı büyük düşüşe engel olmak için, 'af' diyerek, hem de cezaevinde tartışmalı da bir ismi ziyaret ederek o fotoğrafları paylaşarak bir gündem yarattıklarını ve bundan siyasi bir beklenti içine girdiklerini bütün Türkiye biliyor." dedi.

MHP'nin buna yönelik kanun teklifini Meclise sunduğunu ancak yaklaşık 2 yıldır bunun görüşülmesi için Adalet Komisyonuna çağrıda bulunmadığını anlatan Özel, İstanbul'da yenilenen seçimler sürecinde iktidarın "Yargı Reformu" adı altında müjde verdiğini ancak seçim sonrası bunun uzun süre hayata geçirilmediğini belirtti.

Özel, söz konusu düzenleme kapsamında birinci yargı paketinin hayata geçirildiğini, ikincisinin ise henüz görüşülmediğini anımsatarak, Yargı Reformu'nun Meclisteki bütün partilerin katılımıyla ve toplumsal bir mutabakatla hayata geçirilmesi gerektiğini ancak bunun yapılmadığını söyledi.

Biz ikna edemedik MHP ve AKP'yi, koronavirüs geldi ikna etti." diyen Özel, partisinin bu konuda iktidarla birlikte çalışma ve buna olumlu katkı vermeye kararlı olduklarını hatırlattı.

Özel, şöyle devam etti:

"Ancak iş öyle bir yere geldi ki partilerle yapılan görüşmeler, şekil şartı tamamlanmak açısından yapıldı. 70 maddelik bir kanun, hafta sonu çalışma imkanı varken, daha etkin katkı, katılım alabilecekken, koronavirüs şartları da bahane edilerek, bir gece sabahlara kadar çalışmak suretiyle komisyondan, 5 küçük değişiklikle, ancak gerçek anlamda muhalefet partilerini dinleyen hiçbir katkı alınmaksızın geçirildi ve dayatıldı.

Bugün görüşmelerine başlanacak. CHP olarak kamuoyunun önünde, açık bir elle, temas mesafesine uyarak elimizi uzatıyor ve diyoruz ki; Gelin bir kez daha hayal kırıklığı yaratmayın. Gerçek anlamda infaz adaletine de uygun olan, hem kapsayıcı hem bütün partilerin katkılarını alan, içerideki insanların mağduriyetini sona erdirecek, onların ailelerinin duygularını daha fazla zedelemeyen, vicdani, eşit ve doğru bir af kanunu çalışmasını hep beraber yapalım."

- "Bunda vicdan, eşitlik yok"

CHP Grup Başkanvekili Özel, söz konusu teklifin yasalaşması halinde, rüşvet aldığı için 6 yıl ceza alan birinin bir gün bile hapis cezası yatmayacağını; bu rüşvet alma haberini yapan gazetecinin ise "terör örgütü üyesi" olduğu gerekçesiyle alacağı 6 yıllık cezanın yarısını yatacağını söyledi.

Özel, "Bunun kabul edilebilir bir tarafı yoktur. İnsan hakları savunucularının, yazarların, gazetecilerin, siyasetçilerin sadece konuştukları, yazdıkları, düşündükleri için cezaevinde kalmaya devam edecekleri ama gaspçının, çete reisi ve mensuplarının, dolandırıcının dışarıya rahatlıkla elini kolunu sallayarak çıktığı bir süreci yaşayacağız. Bunda vicdan, eşitlik yok." ifadelerini kullandı.

Cezaevlerinin koronavirüs nedeniyle boşaltılması gerektiğini ancak kanun teklifinin "örneğin cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle ceza alan kişinin bu sürenin en az yüzde 40'ını yatmasını sağlayacak" maddesinin, birçok kişinin cezaevine girmesine neden olabileceğini savundu.

Özel, şöyle konuştu:

"Birisi cumhurbaşkanı sıfatıyla değil, AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla sayıyor, sövüyor. Vatandaş buna karşı tweet atıyor, paylaşım yapıyor. Hatta ve hatta, Özgür Özel, o partinin genel başkanına hak ettiği üslupta, seviyede, onun belirlediği düzey ve sertlikte cevap veriyor. Bunu paylaşıyor vatandaş, 'cumhurbaşkanına hakarete' alet oldun, paylaştın diye ceza veriyorlar 1 yıl 2 ay. Bu erteleniyor. 'Ertelenmesin' diyorlar. '1 yıl ceza aldıysa 5 ay yatsın.' diyorlar.

Yani koronavirüs bahanesiyle boşalacak cezaevlerine uyuşturucudan, dolandırıcılıktan, rüşvetten, irtikaptan boşalan yere, cumhurbaşkanına hakaret eden 60-70 yaşında emekli öğretmeni, çocuğu ekmek bekleyen küçük esnafı, canına tak eden bir çiftçiyi koymaya kalkıyorlar. Türkiye'de bu konuda 100 binin üzerinde dava olduğu düşünülürse, CHP, AK Parti'nin bu tutumunu ancak ayıplayabilir. Hep birlikte oturup infaz düzenlemesi yapacaktık, karşımıza geçtiniz 'cumhurbaşkanına hakaret edenleri 4, 6 ay içerde yatıralım.' Boşalan yerlere onları dolduralım, 'Rüşvetçiler, irtikapçılar çıksın, cumhurbaşkanını eleştirenler koronadan ölsün.' yaklaşımı kabul edilebilir değildir."

Özel, Türkiye'de "terör" tanımının sorunlu olduğunu, bu nedenle gazetecilerin, siyasetçilerin hapiste olduğunu söyledi. Söz konusu kişilerin eline silah almadıklarını, bu nedenle sadece düşünce suçlusu olduklarını belirten Özel, bu tür suçluların "af" kapsamına alınması gerektiğini kaydetti.

Özgür Özel, suçtan hareketle infaz düzenlemesi olmaması gerektiğini, suçlunun "iyisi kötüsü" olduğu için suçludan hareketle bu yasanın hazırlanması gerektiğini savundu.

- "Anaların yerine affetmek sizin hakkınız mı?"

CHP'li Özel, Soma ve Ermenek'teki maden kazasında işçilerin yaşamlarını kaybetmelerine neden olanların bu teklifle serbest kalacaklarını öne sürerek, "Sayın Erdoğan, Soma, Ermenek affetti mi? Aladağ'da yüreği yanan babaların, burnundan bedenleri yanan kendi kızlarının kokusu hiç gitmeyen anaların yerine affetmek sizin hakkınız mı? Çorlu tren kazası, Ankara YHT kazası gibi toplumsal davalar bu işin içine sokulurken 'gazeteciler bu işin dışında kalsın.' demek, husumet beslemekten başka bir şey değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine 'diktatör' diyeni hapse atmaya çalışırken, Aladağ'da kızı yanmış babaların, annelerin yerine af getirmeye çalışmaktadır." şeklinde konuştu.

Kanun teklifinde vicdan ve adalet eksikliği bulunduğunu vurgulayacaklarını anlatan Özel, partisinin, "af kanununa" yapıcı olarak bakarak adil bir kanun olması için milletin kendisine verdiği görevi yerine getireceğine işaret etti.

Cezaevlerindeki yakınlarını bekleyen anne ve babaların CHP'den endişesi olmamasını isteyen Özel, hiç hapse girmemesi gerekirken orada tutulmaya devam edenler için mücadeleye devam edeceklerini de vurguladı.

- "Karantina altındaki vatandaşın ihtiyaçlarını devlet karşılamalı"

Özgür Özel, 44 ilde karantina tedbirleri uygulandığını hatırlatarak, buralardaki vatandaşların tüm masraflarının hükümet tarafından karşılanması gerektiğine işaret etti.

Karantina altındaki bazı köylerde vatandaşların ihtiyaçlarının veresiye defteri açılarak giderildiğini iddia eden Özel, devletin, karantina altındaki bölgelerde vatandaşların elektrik ve su da dahil bütün ihtiyaçlarını karşılayacağını açıklamasını istedi.

Özel, koronavirüs nedeniyle alınan tedbirler kapsamında kapatılan işyerlerinde çalışanların da Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'na göre koruma altında olduğunu dile getirerek, devletin bu insanların ihtiyaçlarını da gidermesi gerektiğini söyledi.

CHP'li Özel, küçük esnafın koronavirüs nedeniyle evine ekmek götüremediğini, bu nedenle desteklenmesi gerektiğini de ifade etti.

- "Herkes, ikna edebileceği herkese konuşsun"

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Tekalif-i Milliye emirlerini okuduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

"(Bu Kurtuluş Savaşı kadar büyük bir mücadeledir.) Kurtuluş Savaşı kadar büyük bir mücadele değil. Yaratmaya çalıştığın algı buysa, bunu açık söyle, bilelim. Tamtakır kasayla yakalandık. Vatandaşın IBAN'ını toplayıp para yollayacağımıza, vatandaşa IBAN yollayan, devletin şefkatli sol elini dağıtmasını beklediğin yerde sağ elin ortaya çıkıp toplamaya başladığı bir süreçte, cephanelerin toplandığı ve vatandaşın iç çamaşırına varasıya orduya yardım yaptığı bu doğru, yerinde emirleri okuyup okuyup dönüp duruyor. 12 Nisan 1923'te bu borcun yüzde 75'inin, hemen gerisinin de ileriki yıllarda ödenmesine dair kanunu çıkaran Atatürk'ü de görmüyor. Günü geliyor Cumhuriyetin kurucu kadrolarına sövüyor, günü geliyor örnekler veriyor."

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in "CHP’nin bağış kampanyasını sabote ettiği" yönündeki sözlerine ilişkin de Özel, "Onu yapan biri varsa sizsiniz. Başka kimse yok." ifadelerini kullandı.

Yardım toplanması için bütün siyasi partilerin ikna edebileceği kesimleri ikna etmesi gerektiğini vurgulayan Özel, bazı belediyelerin yardım kampanyalarının durdurulmasını eleştirdi. Özel, "Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş'ın harekete geçirdiği bir kitle var, onları durdurdunuz." diye konuştu.

Özel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun İstanbul'da sokağa çıkmama çağrılarına uyumun çok yüksek oranda gerçekleştiğini belirttiğini anımsatarak, "Doğu ve Güneydoğu'da kötüyüz. İçeri girsinler' diyor. Süleyman Soylu'nun lafıyla içeri girecek olur mu? Yanlış bir iletişim. Doğrusu, 5 siyasi partinin liderleri bir kamu spotunda yer alır. Herkes, ikna edebileceği herkese konuşsun." ifadelerini kullandı.

- "Bütün korku 'Bunlar bizden daha çok toplar mı?"

Özgür Özel, koronavirüs nedeniyle maddi yetersizlik yaşayan vatandaşlara yönelik yardım kampanyalarına ilişkin de "Bütün korku 'Bunlar bizden daha çok toplar mı?' Biliyor, görüyor, öyle oluyor." dedi.

İktidarın kullandığı dilin, kendi kampanyasını sabote ettiğini ileri süren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bırakmıyorsunuz ki insanlar böyle bir durumda milli takım ruhuyla dayanışma içine girsin. Ödünüz kopuyor kutuplaşma biterse diye. Çünkü bütün gücünüzü kutuplaşmadan alıyorsunuz. 'Koronanın karşısında bile birleşemeyiz.' diyor Süleyman Soylu. Birleşirsek, biliyor ki ona yer yok birleşmiş bütünleşmiş bir toplumda. O, karşı tarafın küfürbazı. Recep Tayyip Erdoğan'a o metni yazanlar, bu kararı veren şahsı, bu toplumu hep birlikte kucaklamamak suretiyle bu krizden çıkmamayı, bunun üzerinden otoriteyi, popülizmi sürdürmeye çabalıyor. Doğru değil. Oyunun farkındayız."

Basın mensuplarına iktidarın koronavirüs tedbirlerine ilişkin anket çalışmasını gösteren Özel, kendi seçmeninin büyük kısmının bile "iktidarın bu süreci kötü yönettiğini düşündüğünü" öne sürdü.


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.