Cilt kanserinde koruyucu önlemi

Cilt kanserinde koruyucu önlemi
Yaza girerken her yaş grubundan kişilerin cilt problemlerini en aza indirmesi için koruyucu kremler kullanması gerektiğini söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Ayşen Aydın, güneş kremi kullanmanın D vitamini eksikliği oluşturmadığını ifade etti.

Yaza girerken her yaş grubundan kişilerin cilt problemlerini en aza indirmesi için koruyucu kremler kullanması gerektiğini söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Ayşen Aydın, güneş kremi kullanmanın D vitamini eksikliği oluşturmadığını ifade etti. Güneş ışığına direk maruz kalmanın cilt kanserini tetiklediğini belirten Aydın, “Güneş kremi kullanılmadığında cilt daha çok kuruyup hassaslaşıyor” dedi.

Yaza girerken güneş kremi seçiminde nelere dikkat etmemiz gerektiğini söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzm. Dr. Ayşen Aydın, dört mevsimde de güneş koruyucu kullanılabileceğini belirtti. Koruyucu kremlerin her yaş grubunda kullanılmasının cilt sağlığı üzerinde olumlu etkisi olduğunu Pusula Gazetesi’ne açıklayan Uzm. Dr. Ayşen Aydın, “Cilt kanserleri daha çok 3’e ayrılıyor. Bunlar güneşle ilişkili olan SCC (Skuamöz Cell Ca ), kronik yaralarla ilgili olan BCC (Bazal Cell Ca) ve halkın benlerden kaynaklı gelişen olarak bildiği Melanom (Malign Melanom) türüdür. Bunlardan korunmak tabi ki de mümkün. Kıyafetlerimizin güneşten korumadığı bölgeleri yani yüz, boyun, el ve kollarımıza güneş koruyucu kremi kesinlikle sürmeliyiz. Yaz aylarında bunu mutlaka yapmalıyız. Aslında biz bunu ilkbahar ve sonbaharda da öneriyoruz. Kışında güneşin daha yoğun olduğu bölgede yaşayan kişiler var. Mesela, Antalya’da yaşayanlar kışında bu güneş kremini kullanabilirler” diye konuştu.

KORUYUCULAR İKİYE AYRILIYOR

Güneş koruyucularının kendi içerisinde iki gruba ayrıldığını söyleyen Uzm. Dr. Ayşen Aydın şu şekilde konuştu: “Güneş koruyucular fiziksel faktörlü ve organik faktörlü olarak ikiye ayrılıyor. Fiziksel koruyucular, sadece bariyer etkisi oluşturuyor. UVA ve UVB ışınlarını emiyor, yansıtıyor. Bunları şu şekilde ayırt edilebilir: Çok yoğun kıvamlı, sürüldüğünde cilt tarafından zor emilen kremler fiziksel koruyuculardır. Biz bunları daha çok yeni doğan, bebekler ve hamilelerde kullanımını tavsiye ediyoruz. Organik koruyucular ise cilt tarafından kolay ve çabuk emilebilen bir çeşittir. Bunlar içerisindeki kimyasal maddeler ile güneş ışınlarını ısı enerjisine çevirip absorbe edebiliyor. Böylelikle güneşin zararlı etkilerini engelliyor. Bunlar herkes tarafından kullanılabilir. Daha çok çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde rahatlıkla kullanılabilir. Yetişkinlerde fiziksel koruyucu kullanmak isterlerse tabi ki de kullanabilirler.”

uzm-dr-aysen-aydin.jpg

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ OLUŞTURMUYOR

Güneş koruyucu kullanımına karşı insanlarda bazı ön yargıların olduğunu belirten Uzm. Dr. Ayşen Aydın, “İnsanlarda güneş kremlerine karşı bazı düşünceler var. Örneğin, ‘D vitamini güneşten elde edilir. Biz bu kremleri her zaman kullanırsak acaba D vitamini eksikliği olur mu?’ diye düşünceler oluşabiliyor. Kesinlikle olmaz. Çünkü güneş koruyucu kremleri kullansak bile güneşin zararlı etkilerini önlüyoruz. Bu D vitamini yapıcı faydalı etkilerini güneş koruyucu kremleri engellemez. Yani sürekli kullanımda D vitamini eksikliği oluşmaz” şeklinde konuştu.

KORUMA DERECESİNİ DEĞİL SÜRESİNİ GÖSTERİYOR

Güneş koruyucularda SPF faktörünün koruma derecesi değil koruma süresinin belirtildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Ayşen Aydın, “Güneş koruyucularda SPF (Sun Protection Factor) faktörüne dikkat edilmeli. 30 ve 50 faktör dediğimiz aslında koruma derecesi değildir. Bu yanlış bir düşüncedir. Bu değerler koruma zamanını gösteriyor. 30 faktörlü bir koruyucu bizi bir saat kadar korur. Daha sonra koruyuculuk dereci azalır. 50 faktörlü bir koruyucu bizi 2 saat boyunca korur sonra koruyuculuk derecesi azalır. Bu güneşte kalacağımız süreye ve güneşin etkisinin yoğun olacağı bir sürede mi dışarıda kalınacak ona göre değişkenlik gösterebilir. Kumsalda kalınacaksa 50 faktörlük bir güneşi kremi tercih edilebilir. Biz 30 faktörün altında bir güneş kremini çok önermiyoruz. Seçerken doğal içerikli tanınmış bir marka olmasına dikkat edilmeli. Alerjik bir bünyeye sahipseniz anti alerjik bir ürün tercih edilebilir” ifadelerini kullandı.

3.jpg

‘DİREK MARUZ KALMAKTA TETİKLEYEBİLİYOR’

Güneş kremi kullanılmadığında cildin daha çok tahriş olup kanser hücresine daha yatkın olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ayşen Aydın, “Güneş kremi kullanılmadığın da cilt daha çok kuruyup hassaslaşıyor. Kanser hücresi güneşin etkisiyle oluşmuş genetik yatkınlığa bağlıdır. Güneş ışığına koruyucu olmadan direk maruz kalmakta cilt kanserini tetikleyebiliyor. Güneş kremini de sürdükten sonrada kesinlikle bu kanserli hücrenin gelişmeyeceğinin garantisi yok. Bu bir koruyucu önlemdir. Kronik tahrişte kansere sebep olabilir. Mesela, sürekli ellerin yıkanması ya da dezenfekte edilmesi de cilt kanserine neden olabilir. Kimyasal ile çalışılan meslek gruplarında da cilt kanseri görülebilir. Irksal faktörlerde kanserde belirleyici özelliktir. Beyaz tenli ve çilli insanlarda cilt kanseri riski daha fazladır. Zenci, koyu tenli ırkta yumurtalık ve rahim kanseri daha çok görülüyor. Beyaz ırklarda ise cilt ve meme kanserine daha fazla rastlanıyor. Sar ırklarda da mide ve bağırsak kanserleri daha fazla olabiliyor” diyerek sözlerine son verdi •Pakize ŞENGÜL

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.