Çocuklarda Covid-19 yatışları arttı

Çocuklarda Covid-19 yatışları arttı

Çocuklarda Covid-19 sebebiyle hastaneye yatışlarda artış oluştu. Uzmanlar çocukların bu süreçte hafife alınmaması gerektiği konusunda uyarıyor

Geçtiğimiz süreçte çocukların yüzde 90’ı Kovid-19 rahatsızlığını hafif veya asemptomatik seyirli geçiriyorlardı. Fakat son günlerde çocuklarda hastaneye yatışlarda artış gözlendi. Meram Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Kliniği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Metin Akcan alt hastalığı olan çocukların daha çok yatışa alındığını ifade etti. Akcan, “Türkiye genelinde vaka sayıları arttığı için etkilenen çocuk sayısı da arttı. Bu nedenden dolayı da çocuklarda da ağır vakaları görüyoruz. Akciğer hastalığı, nörolojik rahatsızlığı olan ve down sendromlu çocuklarımız ağır atlatıyor ve genelde bu çocuklarımız kliniklerimize geliyor. 13-18 yaş arasındaki çocuklarımızda erişkin gibi gelebiliyor. Özellikle kilosu fazla olan çocuklar ciddi pnömoni oluşuyor. Pandeminin başında daha az hasta yatırırken şimdi daha fazla ve uzun süreli yatışlar yapıyoruz. Tabi alt hastalığı olan çocukların iyileşmesi de daha zor oluyor. Başlangıçta 6-7 yataklı servisimizi açmıştık. Acil servis ve yoğun bakımımızdan destek alıyorduk. Şuan bütün servisimiz Covid-19 olan çocuklarımızla dolu. Yayılımın önüne geçmek için çocuklarımız çok önemli” dedi.

COVİD-19’DAN HAYATINI KAYBEDEN ÇOCUKLARIMIZ OLDU

Covid-19 geçiren çocuklarda MIS-C gibi hastalık sonrası bazı hasarlar oluştuğunu söyleyen Akcan, “Ağustos ayından bu yana kliniğimizde MIS-C hastalığı olan çocuklarımızı takip ediyoruz. MIS-C hastalığı Covid geçirdikten sonra vücudumuzun bütün organlarını etkiliyor. Bazı çocukların sağlık durumu iyi olmasına rağmen 1 ay sonra kötü bir tablo ile bize geliyorlar. Onlara hızlı tanı koymak ve yaklaşmak, hayat kaybı ya da ciddi sorunları önlemek açısından önemli. Özellikle son dönemde Covid-19’dan hayatını kaybeden çocuklarımız oldu. Bu çocuklar ciddi nörolojik sorunları olan ve MIS-C olan çocuklarımızdı. Ayrıca yeni mutasyonlardan sonra bulaş daha da arttı ve hızlı gerçekleşti. O yüzden çocuklara da hızlı bir şekilde Covid yayılıyor. Vaka sayısı çok arttığı için risk de artıyor. Covid-19’u atlatan çocuklarda hastanın seyri sırasında akciğerle ilgili problemi olanların düzelmesi zaman alabiliyor. MIS-C hastalarımız ise kalp bozukluğu ile gelebiliyor” diye konuştu.

SÜSLÜ PÜSLÜ BEZDEN MASKELERİN BİR FAYDASI YOK

Ebeveynlerin aşılanması ile çocukların da normale dönebileceğini dile getiren Akcan, “Şu anda önemli olan ebeveynlerin korunması. Ebeveynleri koruyabilirsek ve öncelikle onları aşılayabilirsek çocuklarımızı koruyabiliriz. Çocuklar için şuan aşı erken. Önce diğer grupların aşılanması gerekiyor. Covid-19 virüsü çocuklarımıza bulaştığında yüzde 90’nı hafif atlatıyor. Ama çocuklar ağır geçirdiği zaman çok üzülüyoruz. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymak zorundayız. Çocuklara maske taktırmak zor ama bunu uygun bir dille anlatmalıyız. Öncelikle, ellerini yıkamasını önerebiliriz. Her zaman söylüyoruz ama kalabalık ortamlardan çekinmek çok önemli. Etraftaki herkese şüpheli vaka gibi yaklaşmak gerekiyor.  3 yaşın altına maske takımını önermiyoruz. 3 yaşın üstünde de ellerin hijyeni doğru sağlansa bile çocuklar ellerini sürekli maskeye, burnuna götürüp yayıyorlar. Kalabalık ortamlara girişlerde kısa süreli korunmak için çocuklarda maske kullanımı sağlayabilirler. Tabi o süslü püslü bezden maskelerin bir faydası yok” şeklinde konuştu.

BAZI ÇOCUKLARA YETİŞKİN TEDAVİSİ UYGULUYORUZ

Bu zincirin önüne geçmek için çocuklara şüpheli durumlarda test yaptırılması gerektiğini ifade eden Akcan, “Aile bireylerinde pozitif çıktığında filyasyon ekipleri arıyor ve çocuklara bir tedavi verilmediği için takip ediliyor. Çocuklar bu dönemi 1-2 gün ateşli nezle gibi geçiriyor. Ama ağır vakalarda erişkine benzer verdiğimiz tedavileri çocuklara da verdiğimiz oluyor. Kortizonlu ilaçları çocuklarımızda kullanabiliyoruz. Bunun yanında MIS-C’inin tedavisi tamamen farklı. Onun için ayrı tedaviler uyguluyoruz.  Diğer önemli bir konu da öpücük ve tükürük gibi sekresyonlarla temasın olduğu durumlardan çocuklarımızı korumalıyız. Çünkü çocuklarımız sekresyonları çok güzel yayıyorlar. Öpme ve koklamada da yayıyorlar. Bu aşamada mesafe ve hijyen çok önemli. Çocukları öpmekten imtina etmeliyiz. Hem onları hem de kendimizi tehlikeye atmış oluyoruz” dedi. (Gülşen Çopur)

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.