Cumhurbaşkanı Erdoğan Ekonomi Reform Paketini açıkladı
Erdoğan burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:
Bu programın hazırlıklarını geçtiğimiz yılın kasım ayından beri yürütüyoruz Çalışmamızın özünde ekonomiyi yatırım üretim temelinde büyütme amacı taşıyoruz.
Verimlilik artışı sağlayarak potansiyel büyümemizi artıracağız. Ekonomimizi daha da güçlendirerek ithal girdi kullanımını azaltmış katma değerli üretim ile ihracatta yeni rekorlar kıran yerli ve milli bir ekonomi hedefliyoruz.
“ÖZEL SEKTÖRÜ DİNLEDİK”
Arkadaşlarımız özel sektör temsilcileri sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelerek tüm talepleri ve teklifleri dinledik.
Sık sık ekibimle heyetimle bir araya geldim ve değerlendirmeleri bu şekilde yaparak son şeklini verdik.
Toplantının akabinde sizlere kitapçıklar dağıtacağız ayrıca ülkemizdeki büyükelçileri uluslararası camiaya da yine dağıtacağımız kitapçıklarımız var.
Ardından bakanlıklarımız ve partimizin ilgili birimleri ile tüm bu başlıklar masaya yatırıldı etkili ve kalıcı çözüm yolları açık yüreklilikle tartışıldı.
Biz de bu sürecin başından itibaren takip ettik yönlendirdik nihai şekli ve toplantımızın İstiklal Marşımızın kabulünün 100. yılına denk gelmiş olması da ayrı bir gurur vesilesidir.
“İSTİHSAL, İSTİKLAL, İSTİKBAL”
Türkiye'nin bu üç kelimenin altını özellikle çiziyorum… Türkiye'nin istihsal mücadelesini istiklal ve istikbal mücadelesi kadar önemli görüyoruz.
İşte bu anlayışta tam da İstiklal Marşımıza yakışır şekilde ve aynı ruhla yaşadığımız devrin ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz yeni yol haritasını milletimizle paylaşıyoruz.
İnşallah bu yol haritasını milletimizle kurumlarımızda iç dünyamızda tüm paydaşlar hep birlikte hayata geçiriceğiz Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için herhalde gece gündüz çalışarak hedeflerimize mutlaka ulaşacağız.
Allah'ın yardımı milletimizin desteğiyle o günlerin çok yakın olduğunu yürekten inanıyoruz. Aziz milletim yakın tarihe baktığımızda ülkelerin ekonomilerinin en çok siyasi istikrarsızlıklardan ve güven ikliminin bozulmasından etkilendiğini görüyoruz.
İki kavram çok çok önemli istikrardır ve güven biz de bu tespitten hareketle 2002 yılında ülkenin yönetimini devre aldığımızdan beri Türkiye'yi istikrar ve güven esasına göre geliştirmenin büyütmenin güçlendirme neyin mücadelesini veriyoruz. Türkiye uzunca bir dönem koalisyonların yol açtığı istikrarsızlıkların terör ve kaos ortamının tetikledi güvensizlik ikliminin ağır bedellerini ödemiştir.
Bu tablo ülkemizin uluslararası siyasi ekonomik sosyal krizlere de hazırlıksız yakalanmasına yol açmıştır. Tek başımıza iktidarda bulunduğumuz hükümetlerimiz döneminde de bu sıkıntıyı hep gördüğümüz için sürekli tetikte olduk.
Dirayetli yönetimimizde 2009 küresel krizi gibi 2013 sonrasındaki pek çok siyasi sosyal ekonomik bütün bu sarsıntıları başarıyla göğüslemeyi ve ülkemizi 2023 hedeflerinin rotasında tutmayı başardık.
YENİ SİSTEM
Ülkemizin yönetim sistemini değiştirme talebimizin gelişimdeki en önemli sebep eski yönetim sisteminin kırılganlıklarının yol açtığı tehlikeleri yakından görmüş olmamızdır. Hamdolsun Cumhur İttifakı’nın anlayış birliği ve milletimin desteğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçerek Türkiye'yi bu kırılgan siyasi iklimden kalıcı olarak kurtardık.
Artık bu ülkede hiç kimse, hiçbir kesim, hiçbir odak millete rağmen devleti ve toplumu yönetme hevesine kapılamayacaktır.
Milletin yarısından fazlasının desteğini alarak göreve gelen hiçbir yöneticinin de ülkenin çıkarlarına aykırı hareket etme insanlarımızı herhangi bir sebeple ayrıştırma dışlama şansı yoktur. Bir başka ifadeyle demokratik ve ekonomik kalkınmanın temel şartlarından biri olan siyasi istikrarı kurumsallaştırdık.
Bu aynı zamanda güven ikliminin tesisini de kolaylaştıran bir adım olmuştur. Türkiye bölgesel ve küresel krize rağmen gücünü koruyor.
Hedeflerine yürümeyi sürdürebiliyorsa işte bu sayede yeni yönetim sistemimizin gerektiğinde geliştirilmek suretiyle asırlar boyunca ülkemizde istikrar ve güven ikliminin teminat olacağına inanıyoruz.
İnşallah yeni ve sivil Anayasa ile birlikte bu yönde ihtiyaç duyulan bazı adımları atacağız. Dünyanın tamamı ile birlikte ülkemizi de etkileyen corona virüsü salgını hem 18 yılda ülkemizde kurduğumuz güçlü altyapının hem de yeni yönetim sistemimizin bir sınamasına dönüşmüştür.
Hamdolsun sağlıktan üretime, güvenlikten sosyal dayanışmaya kadar her alanda bu sınavı başarıyla… Evet elbette sıkıntılar yaşadık yaşıyoruz ama bunların hiçbiri de üstesinden gelinemeyecek bir hususlar değildir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki tabloya baktığımızda Türkiye'nin bu kriz sürecinde olumlu yönde nasıl ayrıştığını daha iyi görebiliyoruz.
Mesela 2020 yılında, dünya ekonomisi yüzde 3.5 küçüldü, küresel ticaret yüzde 10'a yakın daraldı, uluslararası doğrudan yatırımlar yüzde 42 azaldı, küresel borç toplamı 282 trilyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Gıda fiyatları dünya çapında son 6 buçuk yılın metal fiyatları ise son 9 buçuk yılın rekorunu kırdı.
Salgının yıkıcı etkileri henüz sona ermediği gibi her geçen gün yeni tehditler ortaya çıkıyor. Aşı ve ilaç alanındaki gelişmeler elbette umutlar artıyor bununla birlikte 100'ün üzerinde ülkenin hala aşıya erişememiş olmasını dünyadaki eşitsizliğin ve adaletsizliğin çarpıcı bir örneği olarak hafızalarımıza nakşediyoruz.
“85 YOKSUL ÜLKE AŞIYA ULAŞAMAYACAK”
Üstelik yapılan analizler 2023 yılına kadar dahi 85 yoksul ülkenin aşıya ulaşamayacağını işaret ediyor. Halbuki aşı ve ilaç adil bir şekilde tüm ülkelerin kullanımını açılmadıkça dünyanın zenginleri de huzur bulamayacak. Büyük ekonomilerin istikrar kazanamayacağı ortadadır.
Türkiye salgın sonrası özellikle bu dönemin ekonomik yapılanmasına uygun şekilde sürdürülebilir güçlü ve kaliteli bir büyümeyi mutlaka ama mutlaka yakalayacaktır. Büyümenin toplumun her kesimine refahını artıracak istikamette gerçekleşmesi olmazsa olmazımızdır.
Bu süreçte, tüm politikalarımızı ekonomik istikrarlı güçlendirecek verimliliği temel olan rekabetçi yatırımları üretimi destekleyecek şeffaf ve öngörülebilir bir yönetim anlayışıyla hayata geçiriyoruz.
“REFORMLARIN OMURGASI YAPISAL POLİTİKALAR”
Aziz milletim güçlü sağlam ver türlü şoklara karşı dirençli bir ekonomiye giden yol makroekonomik istikrarın tesisinden ve devamlılığından geçiyor.
Bu sebeple açıklayacağımız reformların omurgasını makro ekonomik ve yapısal politikalar oluşturuyor.
Makroekonomik istikrar kapsamında kamu maliyesi enflasyon finansal sektör cari açık istihdam alanlarına odaklandık.
“İLK REFORM DAHA GÜÇLÜ KAMU MALİYESİ”
Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, iç ticaretin kolaylaştırılması, rekabet politikaları, piyasa gözetimi ve denetimini reform kapsamımızda aldık.
İlk reform alanımız risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır.
Son 18 yıldır hep olduğu gibi önümüzdeki dönemde de güven ve istikrara dayalı mali disiplinin en temel önceliğimiz olacak.
“YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM, İHRACAT”
İkide bir fiyat istikrarı, fiyat istikrarı diyorlar ya… Biz onu atıp kenara koydum şimdi yeni dönem az önce anlattığım gibi aslında dört temelin üzerinde bina edilecek.
Yatırım, istihdam, üretim, ihracat…
Bu amaçla harcama disiplini kamu borç yönetimi vergi düzenlemeleri kamu alım ihaleleri kamu özel işbirlikleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları şimdi bu dönemde hayata geçiriyoruz.
“ÖNCELİK BÜTÇE POLİTİKALARINDA”
Harcama konusunda önceliği vatandaşa hizmet etmenin en önemli aracı olan bütçe politikalarına veriyoruz.
Meclisin bütçe hakkının kapsamını genişletirken şeffaflık ve hesap verebilirliğini arttırıyor bunun için iki önemli politika değişikliğine gidiyoruz. İlk olarak döner sermayeleri gözden geçiriyor verimli olmayanları kapatıyor ve diğerlerini de kademeli şekilde merkezi yönetim bütçesine dolayısıyla meclis denetimi kapsamına alıyoruz.
İkinci olarak bütçe dışında gerçekleştirilen özel hesap uygulamalarını acil ve zorunlu olanlarla sınırlandırarak bu kriterleri karşılamıyor olanları yine kademeli olarak kaldırıyoruz. Böylece bütçede birlik ilkesini güçlendirmiş oluyoruz.
İsrafa kesinlikle tahammülümüz olmadığı için kamu idarelerinde tasarruf anlayışını yaygınlaştıracak önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.
“TAŞIT ALIMLARINDA SINIRLAMA”
Kamuda taşıt alımı ve kiralanması temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarını sınırlamalar getiriyor bunların ayrıntılarını kamuoyuna duyuracak ve takibini de yakında yapacağız.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bir gereği olarak kamu kurumlarının teşkilatlanmasını yönetim verimliliği ve etkinliği ilkeleri çerçevesinde güçlendiriyor kamu personeli ile ilgili iş ve işlemlerin idare tarafından yürütülmesini sağlıyoruz.
Kamu idaresinin bir bütün olduğu anlayışıyla merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimlerle de tasarrufçu bir bakış açısının oluşmasını hedefliyoruz.
Mali idarelerde mali disipline güçlendirecek ve borç stokunun artmasını önleyecek düzenlemeler yapıyoruz. Buradan sağlanacak kapasite artışı ile merkezi yönetim üzerindeki finansal yükünü de hafifiletmiş olacağız.
“BÜTÜNLEŞİK SOSYAL YARDIM BİLGİ SİSTEMİ”
En temel hassasiyetlerimizden birisi de devletimizin sunduğu sosyal yardımları ihtiyaç sahibi ailelere ulaşmasında en ufak bir adaletsizliğin yaşanmaması… Bunun için merkezi ve yerel yönetimlerin sosyal yardımı birimlerini bütünleşik sosyal yardım bilgi sistemine entegre ederek veri paylaşımını sağlıyoruz.
Şeffaflığı artırmak gayesiyle bütçe sonuçlarını politika gelişmelerini ve hedeflerimizi üç ayda bir kamu maliyesi raporu ile milletimizle paylaşıyoruz.
Halkımızın ödevi her bir kuruş verginin nerelere harcandığını çok daha net görebilmesi için maliye politika uygulamalarını yakından takip edebilmesini temin ediyoruz.
Bugünlerde pek çok ülke milli gelirinin katbekat üzerinde çıkan borçlarının sıkıntısıyla uğraşıyor. Türkiye'nin kamu borcunun milli gelirine oranı ise yüzde 41 seviyesindedir. Buna karşılık Avrupa Birliği ülkelerinin borçluluk ortalaması ne biliyor musunuz yüzde 90'a yakın.
“DOVİZ CİNSİ BORÇLARIN PAYINI DÜŞÜRÜYORUZ”
Yıllardır uyguladığımız mali disiplin geleneği sayesinde güçlü bir borç yönetimi çerçevesine sahip borç yönetimini bütçe finansmanı için borçlanmanın yanında borç stokunun yapısını da idare et ve yaklaşımı ile yürütüyoruz.
Bu çerçevede borç stokunun dış şoklara karşı duyarlılığını azaltabilmek için döviz cinsi borçların toplam borç stoku içerisindeki payını düşürüyoruz.
Ağırlıklı olarak kendi paramız da borçlanacak, Türk Lirası cinsi senetleri kullanacağız borçlanmanın ortalama vadesini piyasa şartları ile uyumlu olarak artırıyoruz.
Hazine nakit yönetimini de daha güçlü hale getiriyor bunun için Hazine’nin kullanımı dışında kalan kurumların hesabını tek Hazine kurumlar hesabı sisteminde toplayarak nakit yönetiminde verimliliği sağlıyoruz. Ülkemizin riski pirimini düşünerek borçlanma maliyetlerimizi aşağıya çekecek politikaları tahkim ediyor ama maliyesinin gelir tarafını oluşturan vergi politikalarını hep sadeleştiriyor hem de öngörülebilirliği artıran adımlar atıyoruz.
‘850 BİN ESNAF GELİR VERGİSİNDEN MUAF’
Esnaf kardeşlerime buradan güzel bir müjde vermek istiyorum salgın döneminde esnafımızın ne gibi zorluklarla mücadele ettiğini biliyor reform paketimizde dar gelirli küçük esnafımıza yönelik bir vergi muafiyeti de yer alıyor.
Basit usulde vergilendirilen kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, tornacı, çay ocağı işletmecisi, terzi ve tamirci gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz.
REFORM PAKETİ
- Makroekonomik istikrar kapsamında, kamu maliyesi, enflasyon, finansal sektör, cari açık ve istihdam alanlarına odaklandık.
- İstikrarı sürdürmek için makro politikalar yanında bir dizi yapısal tedbirin ve dönüşümün gerçekleştirilmesi şart.
- Harcama disiplini, kamu borç yönetimi, vergi düzenlemeleri, kamu alım ihaleleri, kamu-özel işbirlikleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları hayata geçiriyoruz.
- İlk reform alanımız, risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır.
- Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, iç ticaretin kolaylaştırılması, rekabet politikaları, piyasa gözetimi ve denetimini reform kapsamımıza aldık.
- Meclisin bütçe hakkının kapsamını genişletirken, şeffaflık ve hesap verebilirliği artırıyoruz. Bunun için 2 önemli politika değişikliğine gidiyoruz.
- Döner sermayeleri gözden geçiriyor, verimli olmayanları kapatıyor ve diğerlerini de kademeli şekilde merkezi yönetim bütçesine, dolayısıyla Meclis denetimi kapsamına alıyoruz.
- İsrafa kesinlikle tahammülümüz olmadığı için kamu idarelerinde tasarruf anlayışını yaygınlaştıracak önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz
- Kamu personeliyle ilgili iş ve işlemlerin tek bir idare tarafından yürütülmesini sağlıyoruz.
- Kamu idaresinin bir bütün olduğu anlayışıyla, merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimlerde de tasarrufçu bir bakış açısının oluşmasını hedefliyoruz.
- Borç stokunun dış şoklara karşı duyarlılığını azaltabilmek için döviz cinsi borçların toplam borç stoku içerisindeki payını düşürüyoruz.
- Ağırlıklı olarak kendi paramızla borçlanacak, Türk Lirası cinsi senetleri kullanacağız.
- Reform paketimizde dar gelirli küçük esnafımıza yönelik bir vergi muafiyeti de yer alıyor.
- Hazine nakit yönetimini de daha güçlü hale getiriyoruz. Bunun için Hazine'nin kullanımı dışında kalan kurumların hesabını, Tek Hazine Kurumlar Hesabı Sisteminde toplayarak, nakit yönetiminde verimliliği sağlıyoruz.
- Ülkemizin risk primini düşürerek, borçlanma maliyetlerimizi aşağıya çekecek politikaları tahkim ediyoruz.
- Vergi Usul Kanunu'nu kayıt dışılığı azaltacak ve vergiye uyumu teşvik edecek şekilde güncelliyoruz.
- Basit usulde vergilendirilen kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, tornacı, çay ocağı işletmecisi, terzi ve tamirci gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz.
- Elektronik defter ve elektronik belge kullanımı uygulamasını kademeli olarak yaygınlaştırarak, vergi kayıp ve kaçağını azaltıyoruz.
- 7 gün 24 saat hizmet verecek Türkiye Dijital Vergi Dairesi uygulamasını başlatıyoruz.
- Uluslararası yatırımcıların vergi hususunda karşılaştıkları sorunları da reform kapsamına aldık.
- Kamu alım ihalelerinde yeni ve dijital bir sisteme geçiyoruz.
- Vergi denetiminde standart, öngörülebilir ve haksız rekabeti önleyen modellere geçiyoruz.
- Kamunun ithal ürün kullanımını azaltmak için Sanayileşme İcra Komitemizin çatısı altında merkezi izleme sistemi kuruyoruz.
- Öncelikli gündem maddelerimizden birisi de enflasyonla mücadele olacaktır. Hedefimiz tek haneli düşük enflasyon oranlarına ulaşmaktır.
- Gıda Komitesinin politika önerilerini şekillendirebilmesini ve piyasanın etkin çalışabilmesini temin için veri akışını sağlayacak bir erken uyarı sistemi kuruyoruz.
- Gıda tarafında kayıp ve israfın azaltılması için de harekete geçiyoruz. Tarlada ve hallerde kalan taze meyve ve sebzeleri piyasaya kazandıracak mekanizmalar geliştiriyoruz.
- Erken uyarı sistemi üzerinden özellikle üretim, toptan ve perakende aşamasında gıda zincirinin tamamı anlık olarak takip edilerek raporlanacaktır. Sistemin getirdiği anlık veri akışı sayesinde karar alma hızımız artacaktır.
- Tarımsal üretimde öngörülebilirliği artırmak ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçmek için sözleşmeli tarım mekanizmaları geliştiriyoruz.
- Yıllık cirosu 500 milyar lira olan gıda sektöründe yaşanan israfı sadece yüzde 2 azaltsak 10 milyar liralık bir tasarruf elde etmiş olacağız.
- İşlenmemiş gıda fiyatlarında aracılık maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak Hal Yasası ile ilgili çalışmaları da hızla tamamlıyoruz
- Enflasyonda risk oluşturan yapısal şokları değerlendirmek, gerekli politikaları belirlemek ve yönetmek için Fiyat İstikrarı Komitesi'ni tesis ediyoruz.
- Kamunun yönettiği ve yönlendirdiği fiyatlardaki artışlar, gerçekleşen enflasyon yerine hedef enflasyona göre yapılacaktır."
- Finansal istikrarın sağlanması ve finans sektörünün geliştirilmesi de öncelikli konularımız arasındadır. Sektörün sahip olduğu gücü koruyup, bağışıklığını daha da kuvvetlendirmek istiyoruz.
- Zorunlu kredilere yönelik girişim sermayeli fonlarının kurulması amacıyla mevzuat altyapısı oluşturuyoruz. Varlık yönetim şirketlerinin rekabetçi ve kurumsal bir yapıda faaliyet gösterebilmeleri için bu şirketlere uygulanan damga, harç ve kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi istisnasını süresiz hale getiriyoruz.
- Salgının gecikmeli yansıyabilecek olumsuz etkilerini şimdiden bertaraf etmek ve bankacılık sektörünün aktif kalitesini daha da iyileştirmek üzere bazı tedbirler alıyoruz.
- Katılım finans sektörünün gelişimini hızlandıracak yeknesak bir kanuni düzenleme hazırlıyoruz. Bu düzenlemeyle katılım finans sektörü tek çatı altında toplanırken, sektöre yönelik bir merkezi danışma kurulu da hayata geçiyor.
- Uluslararası standartlarda bir katılım finans tahkim mekanizması kuruyoruz.
- Finans sektörünün kurumsal altyapısını geliştirmek için de bir dizi adım atıyoruz. Bu maksatla ülkemizin tüm kredi ve risk verilerinin toplandığı Risk Merkezini yeniden yapılandırıyoruz.
- Bireysel emeklilik sistemini çok daha geniş kesimlere yaygınlaştırıyoruz. Nüfusumuzun yüzde 25'ini oluşturan 18 yaş altındaki çocuklarımızın sisteme girebilmesinin önündeki engelleri kaldırıyoruz.
- Dijital paranın ekonomik, teknolojik ve hukuki altyapısını oluşturacak adımları atıyoruz.
- Reel sektör şirketlerimizin tahvil ihraçlarını özendirmek için Tahvil Garanti Fonu kuruyoruz.
- Finansal sektörün sigortacılık ayağını da ihmal etmeyerek, bireysel emeklilik sisteminin derinleşmesine ve gelişmesine katkı sağlıyoruz.
- Cari açıkla mücadelede 3 temel politikayı takip edeceğiz. İlk olarak, yapısal cari açığa odaklanıyoruz. İkinci önceliğimiz, ihracatın tabana yayılmasını sağlayarak, potansiyeli olup hiç ihracat yapmamış KOBİ'leri ihracata teşvik etmektir. Üçüncü ve son alanımız ise sanayide yeşil dönüşümü desteklemektir.
- Sandık, vakıf ve dernek gibi kuruluşlardaki emeklilik birikimlerinin, 2023 sonuna kadar bireysel emeklilik sistemine aktarımına imkan veriyoruz.
- Sanayimizde kapasite artışı sağlayacak ve rekabet gücümüzü bir üst basamağa taşıyacak adımlar atıyoruz.
- Yenilikçi ve güçlü bir sağlık endüstrisinin geliştirilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığına bağlı Sağlık Endüstrileri Başkanlığı kuruyoruz.
- Cumhurbaşkanlığı himayesinde Yazılım ve Donanım Endüstrileri Başkanlığı kuruyoruz.
- Sanayimizde kapasite artışı sağlayacak ve rekabet gücümüzü bir üst basamağa taşıyacak adımlar atıyoruz. Özellikle Kredi Garanti Fonu teminatıyla 5. ve 6. bölgelerde yapılacak imalata dayalı ithal ikamesini sağlayan ve ihracatı önceleyen yatırımlara uzun vadeli cazip kredi destekleri veriyoruz.
- Doğalgaz piyasasını yeniden yapılandırarak, bu alanı rekabetçi bir temelde geliştiriyoruz.
- Enerji verimliliği desteklerinin kapsamını genişletiyoruz. Elektrik enerjisi depolama tesislerinin kurulmasına yönelik yasal altyapıyı tamamlıyoruz.
- Enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikaları etkin şekilde uygulamayı sürdüreceğiz. Enerji verimliliği desteklerinin kapsamını genişletiyoruz.
- Mesleki eğitim merkezlerini gençler için cazip kılmak amacıyla çocuklarımızın kalfalık döneminde aldıkları ücretleri yükseltiyoruz."
- Salgının istihdam piyasalarında oluşturduğu tahribatı gidermek için ilave İstihdama Finansman Desteği adıyla yeni destek modeli getiriyoruz.
- Firmalar, istihdama kattıkları her bir ilave kişi için Kredi Garanti Fonu kefaletiyle 24 ay vadeli, ilk 6 ayı ödemesiz 100 bin liralık kredi kullanabilecektir.
- Kamu görevlileri, kadrolarına bağlı pozisyonları dışında, en fazla bir kurumun yönetim veya denetim kurullarında görev alabileceklerdir.
- Üretken yatırımların artmasını sağlamak için özel sektörde öngörülebilirliği güçlendirecek adımlar atıyoruz.
- Ekonomideki tüm gelişmeleri yakından izlemek ve yönetmek amacıyla iki yeni yapı kuruyoruz. Bunlardan birincisi, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında çalışacak Ekonomi Koordinasyon Kuruludur.
- Devlet desteklerinde kamu kaynaklarının etkinliğini ve verimliliğini artırmak için tüm destek uygulamalarının ilke ve esaslarını belirleyen, etki değerlendirmesi yapılmasını mümkün kılan bir çatı mevzuat oluşturuyoruz.
- Dijital pazar yeri platformlarında ürünlerini satışa sunan firmaların haklarını koruyacak düzenlemelere gidiyoruz.
- Yurt dışına veri aktarılmasına yönelik AB düzenlemeleriyle uyumlu olarak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda değişiklikler yapıyoruz.
- "İç ticarette rekabetçiliği artıracak ve ticareti kolaylaştıracak uygulamaları da hızla hayata geçiriyoruz. Perakende ticarette haksız ticaret uygulamalarının ortadan kaldırılması amacıyla Avrupa Birliği mevzuatına uygun yeni düzenlemeler yapıyoruz.
- Tüketicinin korunması, kayıtlılığın artması ve piyasada haksız rekabetin etkin bir biçimde önlenmesi amacıyla bağımsız bir Piyasa Gözetim ve Denetim Kurumu kuruyoruz.
- Ekonomik reform paketimiz, Türkiye’yi geleceğe güvenle taşıyacak, somut ve çözüm odaklı politikalar içeriyor.
- Her 3 ayda bir gerçekleştireceğimiz reform takip toplantılarıyla programın uygulama başarısını değerlendireceğiz.
- Takvimlendirdiğimiz tüm reformları, belirlediğimiz sürelerde tamamlayacağız.
- Paylaştığımız ekonomi reformları ve geçen hafta açıkladığımız İnsan Hakları Eylem Planı gibi belgeler, hedeflerimize ulaşmamızı kolaylaştıracak atılımlardır.
- Bu reformlar, bizim için ne ilktir, ne de son olacaktır. Dünyanın ve ülkemizin değişen şartlarına, milletimizin beklenti ve taleplerine göre ne gerekiyorsa yapmayı, hangi adımlara ihtiyaç varsa atmayı sürdüreceğiz.
- Elbette, reform belgelerimizle ilgili tenkitler olacaktır. Biz, yapıcı her türlü eleştiriyi dikkate aldık, alırız.

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.