Kabine Toplantısı son erdi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Kabine Toplantısı son erdi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 salgını tedbirlerine ilişkin, "Kafe ve restoranlar kurallara uygunluk bakımından çok daha sıkı şekilde denetlenecektir. Toplu taşımada tüm illerimizde ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir." dedi.

Erdoğan, "Ülkemizin sağlıktan dış politikaya, tabii afetlerden ekonomiye kadar olan tüm önceliklerini görüştüğümüz kabinemizde yaptığımız istişarelerle önümüzdeki dönemin yol haritasını çıkartıyoruz." diye konuştu. 

Gündemlerinin ilk maddesinin koronavirüs salgını olduğunu dile getiren Erdoğan, salgının tüm dünya ile birlikte Türkiye'yi de tehdit etmeyi sürdürdüğünü belirtti. 

Dünyada vaka sayısının 28 milyona yaklaştığını, ölü sayısının da 900 bini aştığını söyleyen Erdoğan, "Yerküredeki hiçbir yerin bu salgının etkisinden kurtulamadığı anlaşılıyor. Günlük vaka rakamlarının 80 bini, ölü sayılarının bini geçtiği ülkeler var. Avrupa ülkelerinin bazıları salgının yeni dalgası ile boğuşuyor." değerlendirmesini yaptı. 

Bu fotoğraf içinde Türkiye'nin hem sağlık alt yapısının gücü hem alınan tedbirler sayesinde oldukça iyi bir noktada bulunduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Ancak mevcut durum da bizim için kabul edilebilir değildir. Vaka ve vefat sayılarındaki kısmi yükselişten derin üzüntü duyuyoruz. Vatandaşlarımızdan 'tamam' diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına sıkı bir şekilde riayet etmelerini bekliyoruz. Ayrıca her ilimizde ihtiyaçlara göre ilave tedbirler alıyoruz. Bu çerçevede kafe ve restoranlar kurallara uygunluk bakımından çok daha sıkı şekilde denetlenecektir. Toplu taşımada tüm illerimizde ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Riskli illerde İl Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla kapasite sınırlamasına da gidilebilecektir. Maske kullanımı başta olmak üzere kurallara uymayanlara kesilen cezalar muhakkak tahsil edilecektir. Esnek ve kademeli mesai usullerinin yaygın şekilde tatbiki sağlanacaktır."

"BAŞARI VATANDAŞLARIMIZIN VERECEĞİ DESTEĞE BAĞLIDIR"

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın salgının seyri ile ilgili her hafta kapsamlı bilgilendirme yaptığını hatırlatan Erdoğan, "Günlük vaka, vefat, yoğun bakım istatistikleri de her akşam yayınlanıyor. Şeffaf bir şekilde yürüttüğümüz bu sürecin başarısı vatandaşlarımızın vereceği desteğe bağlıdır. Koronavirüs henüz tam olarak çözülememiş dolayısıyla etkin ve kullanılabilir tedavisi bulunamamış bir hastalıktır. Bu durum sağlam veya hasta bir bireyin veya her bireyin kendi tedbirini kendisinin almasını zorunlu kılıyor. Hükümet olarak mart ayından sonra açtığımız çok sayıda yüksek kapasiteli hastane ile teşhis ve tedavi imkanlarını sürekli genişletiyoruz." değerlendirmesinde bulundu. 

Sağlık çalışanlarının çok büyük bir özveriyle vatandaşlara hizmet vermek için canla başla çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, "Bu vesileyle doktorundan temizlik görevlisine kadar 1 milyon 100 bin sağlık ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Valisinden kaymakamına, polisinden jandarmasına kadar mülki idare teşkilatımız da bu sürece büyük destek veriyor. Vefa sosyal destek grupları, bünyesinde görev alan 144 bin kişiyle toplamda 16 milyon talebi karşılayarak vatandaşlarımızın hizmetine koşmuştur. İçişleri Bakanlığımız yayınladığı genelgelerle, yürüttüğü denetim faaliyetiyle salgın tedbirlerinin en etkin şekilde uygulanmasını sağlamıştır." ifadelerini kullandı.

"ASIL İŞ VATANDAŞLARIMIZIN KENDİNDE BİTİYOR"

Salgınla mücadelede görev alan tüm mülki idare teşkilatına, polislere, jandarmaya ve 112 personeline teşekkür eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: 

"Bununla birlikte bir kez daha altını çizerek ifade etmek isterim ki asıl iş vatandaşlarımızın kendinde bitiyor. Kalabalık etkinliklerden uzak durmadığımız, sokakta, iş yerinde hatta evde belirlenen kurallara uymadığımız sürece ne açtığımız hastaneler ne cezai tedbirler tek başına bizi virüsten koruyabilir. Her vatandaşımızı kendimizin, evlatlarımızın, aile büyüklerimizin, sevdiklerimizin, yaşadığımız şehirdeki herkesin sağlığı için seferberlik ruhuyla bu sürece destek vermeye davet ediyorum. Daha iyi bir çözüm bulunana kadar hayatımızı temizlik, maske, mesafe tedbirlerine göre yeniden düzenlemeliyiz. 

Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte soğuk algınlığı ve grip gibi mevsim hastalıklarının yükü üzerimize binmeden, günlük vaka sayılarını 100'ün altına, vefat sayılarını da mümkünse sıfıra indirmeliyiz. Dünyanın geri kalanında bu salgın tamamen bitmeden bizim gerçek anlamda kendimizi güvende hissedemeyeceğimizi elbette biliyoruz. Önemli olan ülke ve millet olarak salgından korunma yöntemlerini en ideal düzeyde uygulamamızdır. Tedbiri hakkıyla aldıktan sonra takdiri Rabbimize bırakacağız."

Salgında hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Erdoğan, "Halen tedavisi süren vatandaşlarımıza Mevla'dan şifalar niyaz ediyorum. Rabb'im ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, hastalıktan iç ve dış saldırıdan muhafaza eylesin diyorum." ifadelerini kullandı. 

Salgın döneminde Türkiye'ye yaptıkları hizmetleri aksatmadıklarını ve sağlıkta yaklaşık 10 bin yatak kapasiteli şehir hastanelerini ve diğer hastaneleri hizmete sunduklarını aktaran Erdoğan, "Aldığımız ilave personelle sağlık kurumlarımızın insan kaynağını tahkim ettik. Maskeden koruyucu elbiseye, solunum cihazından teste, ilaçtan dezenfektana kadar salgınla mücadele için gereken her türlü araç gereci yerli olarak üretip, kullanıma soktuk. Mesela ürettiğimiz 9 bin 350 solunum cihazından 2 bin 750'sini ihraç ettik." dedi. 

Salgınla mücadelede attıkları her adımda bilim insanlarının tavsiyelerini göz önünde bulundurduklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Vatandaşlarımızın testten ilaca ve yataklı tedaviye kadar ihtiyaçlarını ücretsiz olarak karşıladık. Bu kritik dönemde dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmadık. Salgının başından itibaren 141 farklı ülkeden 100 bin vatandaşımızı kurduğumuz ulaşım köprüleri ile ülkemize getirdik. Bu süreçte tüm dünyanın gıptayla baktığı genel sağlık sigortası sistemimizin ve sağlık alt yapımızın gücünü bir kez daha test etme imkanı bulduk. Ekonomide teşviklerden organize sanayi bölgelerine ve gümrüklere test merkezleri kurmaya kadar üretim çarklarının durmaması için her türlü tedbiri aldık. Sosyal koruma kalkanı altında istihdamı ve gelir seviyesi düşük vatandaşlarımızı desteklemeye yönelik çok sayıda programı hayata geçirdik. 'Biz Bize Yeteriz' kampanyasında toplanan 2 milyar 76 milyon liralık meblağı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu üzerinden hane başı biner liralık ödemelerle vatandaşlarımıza aktarıyoruz." 

"VERİLER ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE GÜÇLÜ BİR TOPARLANMA YAŞAYACAĞIMIZA İŞARET EDİYOR"

Erdoğan, salgının ekonomideki etkisine ilişkin, "Yılın ikinci çeyreğinde, beklendiği gibi bir küçülme yaşamış olsak da, gelişmiş ülkeler dahil dünyadaki pek çok devletten daha iyi durumda olduğumuz bir gerçektir. Tüm veriler üçüncü çeyrekte güçlü bir toparlanma yaşayacağımıza işaret ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ

Erdoğan, Eğitim öğretime, salgın şartlarını dikkate alarak yüz yüze ve uzaktan eğitimi birlikte gerçekleştireceğimiz bir sistemle devam edeceğiz. Ailelerin tercihine göre okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerinden başlayarak okullarımızı eğitim öğretime açıyoruz." dedi.

"TURİST SAYISINI YÜKSEK SEVİYELERE ÇIKARTACAĞIZ"

Yeni tip koronavirüs salgınının en çok etkilediği sektörlerin başında turizmin geldiğini hatırlatan Erdoğan, "Dün itibarıyla 10 milyon turist rakamını geride bırakmayı başardığımız ortada. Yıl sonuna kadar bu rakamı yüksek seviyelere çıkartacağız." diye konuştu.

Karadenizde keşfedilen Sakarya doğalgaz rezervinin 1.9 milyar varil eş değeri olan petrol karşılığı ile dünyada bu yıl keşfedilen ikinci en büyük kaynak olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Gaz kalitesi bakımından da dünyadaki sayılı rezervler arasındadır." dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, siyasi, ekonomik ve askeri olarak güçlendikçe karşısına çıkan, çıkartılan engeller de artıyor. Özellikle son 7 yıldır bu durumun pek çok örneğini hep birlikte yaşadık. Ülkemize karşı yapılan her siyasi, diplomatik, askeri yanlış veya saygısızlık bizi yolumuzdan döndürmek bir yana, azmimizi perçinliyor."

"OYUNLARINI BOZDUĞUMUZDA KİMSEYİ YANIMIZDA BULAMADIK"

"Doğu Akdeniz'de 780 bin kilometrekare toprağı olan bir ülkeyi 10 kilometrekarelik adalar üzerinden sahillerine hapsetmeye çalışanların oyunlarını bozduğumuzda kimseyi yanımızda bulmadık." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kendi vatandaşlarının güvenliğini ve refahını tehlikeye atma pahasına Türkiye'nin karşısına dikilenler için o kadar açık söylüyorum, anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler. Kıbrıs, Suriye ve Libya'da iyi bir sınav veremeyen Avrupa ülkelerinin hiç değilse Doğu Akdeniz'de tutarlı bir çizgi izlemelerini umuyoruz."

"TÜRKİYE KARARLI VE AKTİF POLİTİKA İZLEMEYİ SÜRDÜRECEK"

Türkiye'nin, sınır güvenliğinde olduğu gibi Doğu Akdeniz'deki hakları hususunda da sonuna kadar kararlı ve aktif politika izlemeyi sürdüreceğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bizimle masaya oturmak yerine kırık dökük askeri güçleriyle efelenenlere, tarihi bir kenara bırakıyorum, en azından son 4 yıldaki diplomasi çalışmalarımızı ve askeri harekatlarımızı iyi incelemelerini tavsiye ediyorum. İstiklalimizi ve istikbalimizi korumak için gerektiğinde diplomasiden askeri güce kadar her mekanizmayı etkin şekilde devreye sokabilecek alt yapıya ve iradeye sahip olduğumuz için bu derece dikkate alınıyoruz. Son günlerde Doğu Akdeniz ve Ege'de tarihten ibret almadan Türkiye'nin hakkını ve hukukunu hiçe sayarak emrivaki yapmaya çalışanlar da eninde sonunda bu gerçeği kabullenecektir."

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.