Doğrul: Eğitimde Liyakat Esas Alınmalı

Doğrul: Eğitimde Liyakat Esas Alınmalı

Türk Eğitim-Sen Konya 2 Nolu Şube Başkanı Veli Doğrul, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “18 yılda her alanda tarihi eserlere ve hizmetlere imza attığımızı ama eğitim ve öğretimde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum." sözlerini değerlendirdi.

Türk Eğitim-Sen Konya 2 Nolu Şube Başkanı Veli Doğrul, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “18 yılda her alanda tarihi eserlere ve hizmetlere imza attığımızı ama eğitim ve öğretimde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum." sözlerini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın samimiyetle bir durum tespiti yaptığını kaydeden Türk Eğitim-Sen Konya 2 Nolu Şube Başkanı Veli Doğrul, bu durumun temel sorumlusunun 18 yıldır eğitim yönetimini işgal edenlerin olduğunu belirtti. Çözümün belli olduğunu söyleyen Doğrul, eğitim yönetiminin sendika/vakıf/cemiyet görünümlü yapıların tahakkümünden kurtarılarak ve yönetim sürecini sadece liyakatin esas alan bir anlayışın yürütmesi olduğunu ifade etti. 

GERÇEKLER SAYIŞTAŞ TARAFINDAN DA ORTAYA KONULDU

Türk Eğitim Sen’in atamalarda yıllardan bu yana dile getirdiği usulsüzlüğün Sayıştay’ın MEB için düzenlediği 2019 Denetim Raporu’nda ortaya çıktığını ifade eden Doğrul, “ Raporda, özellikle “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrolarına meri mevzuatın liyakat ve kariyer ilkeleri doğrultusunda öngördüğü şartları taşımayan kişilerin de atandığı görülmüştür.” vurgusuyla önemli tespitler dile getiriliyor. Aslında Türk Eğitim Sen’in yıllardır gündeme getirdiği gerçekler, bu kez bizzat Sayıştay tarafından ortaya konuluyor. Raporda, 2018-2019 yıllarında ilçe milli eğitim müdürlüğü kadrosuna asaleten atanan ve Ekim 2019 itibarıyla halen görevde bulunan 127 ilçe müdürünün sadece 38’inin ( yüzde 30’unun) bahse konu kadroya atanabilmek için gerekli şartları taşıdığı tespit edilmiş. Yani iki yılda asaleten atanan ilçe milli eğitim müdürlerinin yüzde 70’i gerekli şartları taşımayanlardan oluşuyor. Ki, aslında bu sorun son iki yılın değil yıllardır devam eden bir sürecin devamıdır. 2018 öncesi atananların da hemen hemen aynı nitelikte olduğunu söylemek de kehanet ve abartı olmasa gerektir. Bu gerçekler, aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği “18 yılda her alanda tarihi eserlere ve hizmetlere imza attığımızı ama eğitim ve öğretimde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum." tespitinin temel nedenlerini oluşturuyor” diye konuştu.

EHİL YÖNETİCİLER GÖREV BAŞINA GETİRİLMELİ

Doğul açıklamasının devamında, “Her zaman dediğimiz gibi, siz masa başında en güzel programları hazırlayabilirsiniz, sisteminizi en kamil şekilde kurgulayabilirsiniz, en gelişmiş imkanlarla projelerinizi hayata geçirebilirsiniz; fakat nihayetinde tüm bunların başarısını tayin edecek temel unsur uygulayıcılardır. Okul yöneticisinden üst düzey bürokrasiye kadar bir milyonluk eğitim camiasını yönetecek olan kadronuz yetkin değilse Sayın Cumhurbaşkanı’nın samimiyetle dile getirdiği başarısızlık kaçınılmaz bir sonuç olur. Aynı nedenlerin, her daim benzer sonuçları doğuracağı temel bir fizik kaidesidir. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın özlediği ve ülkemizin hak ettiği eğitimde başarıyı yakalayabilmek için ilk düğmeyi doğru ilikleyeceğiz. İlk düğme ise liyakat esasına göre ve adaletle tanzim edilmiş yönetici atama sisteminin ihdas edilmesi ve eğitim yönetiminin paralel yapıların tahakkümünden kurtarılmasıdır. Yani “reform”, ehil yöneticileri işbaşına getirerek başlamalıdır. Türkiye bunu hak ediyor” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.