Duyguların habercisiyiz

Duyguların habercisiyiz
Gönül alma, kutlama, taziye ya da geçmiş olsun dileğinin vazgeçilmezi. Tek bir kırmızı gülle ya da bir demek papatyayla ifade edilen duygular.

ÇİĞDEM KURUT'UN RÖPORTAJI

Çiçekler yaşamımızın hep en duygulu yerinde.  Bazen kelimelerin anlamı, bazen kişiliğin anahtarı. Çiçekleri, çiçekçilik sektörünü ve Moon Garden’ı Recep Erol’la konuştuk…

Sektöre ne zaman girdiniz?

Bu sektörle hiç alakamız yoktu.  Zafer’de hazır giyim işi yaparken bir arkadaşım kendi işlerini yönetemeyeceğini söyleyerek işyerine ortak olmamı istedi. 2004 yılında, o vesileyle bu işe girdik. İlk zamanlar biraz geriden takip ettik.  2005-2006 yıllarında kendi işimizi gölgede bırakarak ağırlığı çiçeklere verdik. O zamandan bu zamana da çiçeklerle uğraşıyorum.

Ticarette başka alanlarda da faaliyet gösterdiğinize göre çiçekçilik daha keyifli bir iş mi?

Esasen mobilyacıyım. 12 yaşından beri mobilyacılık yapıyordum. Askerden geldikten sonra o mesleği yapmama kararı aldım. Hazır giyim sektörüne girmiştim. Babam da esnaf olduğu için ticaret babadan geldi.  Yetişme tarzımız da ticarete yatkın oldu. Babam 28 sene Larende Caddesi’nde tuğlacılık yaptı. Yaz tatillerinde, okul sonraları yanına giderdik. Ticarette de pek çok şeyi orada öğrendim. Orası inşaat sektörünün kalbi gibiydi. Ama bu sektörde kendimi buldum. Çiçek dizaynı, kompozisyonu, içinden geçen duyguların ellerinle sanata dönüşmesi beni cezbetti. 2004 yılında sektörü yavaş yavaş tanıdıktan sonra bu işin çok keyifli olduğunu gördüm. İstanbul, İzmir ve dünyanın çeşitli yerlerindeki çalışmaları yerinde inceledik. Püf noktalarını gördük. Çiçek dünyasını tanıdıkça sevgimiz arttı.

 Çiçeklere merakınız, bilginiz var mıydı?

Hiç bilgim yoktu. Hatta böyle bir sektör olduğunu da bilmiyordum. Düğünlerde falan çiçek görüyorduk ama o kadar. Anneler gününde anneme bir çiçek aldım. Çiçeğin ismini bile bilmiyordum.  Dedem çok ilgilenirdi. Şebboy, hercai yetiştirir, kendi ürettiği çiçeği getirir babaannemin vazosuna koyardı. Bizim çok bilmediğimiz şeyleri, atalarımız evlerinde, kendi bünyelerinde yaparlardı. Nezaket ve nezihlik kurallarına her zaman uyan insanlardı. O incelik maalesef bizde yok.

Moongarden ne zaman kuruldu?

2012 yılına kadar Beşyol civarında mütevazı bir dükkanda çiçekçilik sektöründe faaliyetlerimi sürdürdüm. Çevremin vermiş olduğu güveni arkama alarak İstasyon Caddesi’nde 280 metrekarelik alanda şık ve modern bir mağaza kurarak Konyalı hemşerilerimize daha iyi hizmet verebilmek için Moon Garden çiçek evini hizmete sunduk.

 

Hedefinizi nasıl belirlediniz?

Hedef büyük bir yerdi. Çiçek konusunda A’dan Z’ye her şeyi müşterimize sunmak istiyorduk. Yanımızda çalışan bir arkadaşımızı ortak ettik. Hasan Ali Bulut ile tecrübemizi birleştirip daha da güçlendik. Bu süreçte ilk olarak dükkanımızı İstasyon Caddesi’ne taşıdık.  Güven, hassasiyet ilkemiz. Müşterilerimiz hayal ediyor biz de gerçekleştiriyoruz

Tasarımlar kendi bünyenizde mi gerçekleşiyor?

Yeryüzüne baktığımızda yüce rabbimizin doğayı güzelliklerle donattığını görürüz. Göller, denizler, ırmaklar, dağlar. Doğadaki her türlü güzel şeyleri hayal edip cenabı Allah’ın bize lütfettiği güç ve destekle hayal gücümüzü kullanarak tasarlayıp halkımıza sunuyoruz. Kaynağımız doğa. Arajman ve yapay çiçeklerin dizaynını kendimiz yapıyoruz. Hazır alıp satmıyoruz. Tüm ürünler bize ait.  Canlı çiçekler de koleksiyon çiçeklerinden oluşuyor.  Konya’da canlı çiçek meraklısı çok. Bunun yanında yapay çiçeklere de çok kalite geldi. Türkiye ekonomisi artık büyüyor. İnsanlar refaha kavuştukça talepler de ona göre değişiyor. Aksesuar ürünlerimiz de var. İthalatçılarımızdan, tedarikçilerimizden toparlayarak kendi konseptimizi oluşturuyoruz. Farklı çiçekler bulunduruyoruz. Canlı çiçekte de tasarımı farklılaştırıyor.

Kalifiye eleman bulmakta sıkıntı yaşıyor musunuz?

Eleman bulmak Türkiye’nin başlı başına problemi. Biz de alt kadroda zorlanıyoruz. “Çiçekçilik değil mi? “ diyorlar ama ortamımızı görünce farklı düşünüyorlar. Bir sonraki aşamada çalışanlarımızın performansı için dinlenme saatlerinde yaşam alanı oluşturmayı planlıyoruz. İşimiz stresli bir iş. İnsanların zamanları çok değerli. Zamanlarını en az alarak işlerini çözmeyi istiyoruz.

Eşinize sık sık çiçek götürüyor musunuz?

Kızım dünyaya geldikten sonra şimdi iki tane götürüyorum. Çok sıklıkta olmasa da hiç beklemediği bir anda. Kızım da mutlu oluyor. Kız babası olan arkadaşlarım var. Eşlerine çiçek alırken kızlarına da firmamız hediye ediyor. Kız babaları özeldir. Arkadaşlar ilk önce yadırgıyor. İlk çiçeğini babasından alsın diyoruz. Ertesi gün telefon açıyor. Teşekkür ediyor.

Konya’da çiçek hediye etme kültürü nasıl?

 O kültür var. 60 yaşın üstünde müşterilerimiz eşine çiçek alıyorsa Konya’da bir zarafet var demektir.  Konya Selçuklu ’ya başkentlik yapmış bir şehir olduğu için kültürsüz bir yer değil. Konya kültür seviyesi yüksek bir yer.  Erkek müşterimiz olduğu kadar kadın müşterimiz de var.

Konya çiçekçilik sektöründe iyi bir noktada mı?

Teknolojiyle birlikte kalite de geldi. Derneklerimiz var. Ticaret Odası, Askon, Müsiad gibi sivil toplum örgütlerinin bize çok faydası var. Gelen akademisyenler eğitim açısından ufkumuzu genişletiyor.  Eskiden ahilik vardı. Bu örgütlenmeyle ahilik yeniden doğuyor. Ticarette her şey oluyor ama bu tarz kurumlar olduğu sürece toplumsal sermayemizi çar çur etmeden Türkiye ekonomisine katkı yapmanın yollarını çiziyorlar. Onlara da teşekkür ediyoruz. Günün şartları neyi gerektiriyorsa onu uygulamamız lazım.

İşinizde en çok neyi seviyorsunuz?

Müşterimizle birlikte sevinç, hüzün, taziye her şeyi yaşıyoruz. Müşterilerimizle aile olduk. “Ailemizin çiçekçisi” denmesi kadar güzel bir şey yok. Bu iş biraz ressamlık gibi. Malzemeleri temin edip burada dizayn ediyor, koleksiyon hazırlıyoruz. Fuarları takip ederek ürünlerimizi belirliyoruz. O ürünü doğru bir şekilde kompozisyon haline getirip sunmak önemli. Püf noktası o.  Her üründen en fazla dört tane yapıyoruz. Özel insanlara özel bir ürün sunmak, yapmak büyük keyif. 

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.