Fotoğrafa grafikçi eli değdi
Ayşe Derya Kahraman “değişik fotoğrafları bir araya getirip farklı kadrajlarını alıp fotoğraflar üzerinde değişik renk ve efektleri uyguluyorum. Böylece grafik tasarımında foto manipülasyon dediğimiz çalışmaları gerçekleştiriyoruz” dedi.
Öncelikle kendinizden bahseder misiniz?
37 yaşındayım. 14 senelik bir eğitimcilik hayatım var ama bunun öncesinde 2 sene Milli Eğitim Bakanlığı’nda çalıştım. Merkez teşkilatta, talip terbiye kurulunda çalıştım. Sonra Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nde grafiker olarak çalıştım. O dönemde Gazi Üniversitesi’nde dışarıdan öğretim üyesi olarak derslere girdim. İki senedir de Konya’dayım.
Konya hakkında neler söylemek istersiniz? Konya’yı sevdiniz mi?
Konya ile ilgili çok olumsuz şeyler söylemişlerdi. Ama bence yanılmışlar. Ben Konya’da olmaktan dolayı çok mutluyum. İnanılmaz sanat dolu bir şehir. Ankara’da mesela çok sanat etkinliği var ama katılımcı az. Konya’da hem çok sanat etkinliği var, hem de çok katılımcı var.
Peki yaptığınız sanatı bize anlatır mısınız?
Değişik fotoğrafları bir araya getirip farklı kadrajlarını alıp fotoğraflar üzerinde değişik renk ve efektleri kullanıyorum. Onlardan çıkan sonuçların üzerine tabi ki grafik tasarımcı olduğum için bazen bir slogan bazen bir yazı ekliyorum. Aslında çalışmalarımda daha çok görsel imgeleri ortaya çıkarmaya çalışıyorum ama bazen fotoğrafın tamamını yaptığında bir bakıyorsun ki bir yerden bir kadraj almışsın o daha güzel bir sonuç vermiş, bazen tamamını kullanıyorsun çalışmanın, bazen de bir bölümünü kullanıyorsun.
Fotoğraflar üzerinde başka işlemlerde yapıyor musunuz?
Fotoğraflara baktığınızda bazılarında arkadaki yapıyı ben oluşturdum, bazılarında arkadaki renkleri ben attım. Tamamen benim hayal gücümle alakalı bir şey. Resmin istediğim yerinden kadraj alıyorum. Bazı fotoğrafların hepsini alıyorum. Genelde renk seviyorum zaten. Sarı, kırmızı, turuncu gibi sıcak renkleri seviyorum. Soğuk renkler ile sıcak renklerin ilişkisini kurmakta hoşuma gidiyor doğrusu. Resme katılan zıtlık, kontrast bence resme ayrı bir güzellik katıyor. Her resmin arkasına tipografik karakterler eklemeye çalışıyorum. Bu karakterler resmi betimliyor aslında. Fotoğraf herkeste farklı bir duygu uyandırsa da,herkesin fotoğraftan çıkardığı anlamkendi kültürüyle alakalıdır.
Çalışmalarınızda kendi fotoğraflarınızı mı kullanıyorsunuz?
Geçen sene bir fotoğrafçılık kulübüne üye idim. O grup ile birlikte gittiğim fotoğrafları kullandım.
Fotoğraflarınızın renklendirmesini nasıl yapıyorsunuz?
İçerisinde birkaç tane fotoğrafın bulunduğu, belli fotoğrafların birbiri üzerine manipüle edilerek kullanıldığı çalışmalar bunlar. Hepsi ayrı ayrı kadrajlardan alınan fotoğraflar. Fakat fotoğrafların manipülesi ve efektlerle dönüştürülmesi söz konusu. Bazı yerlerde ışık, bazı yerlerde renk alıyorum. Renklere koyuluk ve açıklık değerlerini veriyoruz. Daha sonra temel tasarım ögelerini işliyoruz içerisine. Bazen photoshopprogramlarındaki filtreleri kullanıyoruz ve görsel imgeleri resmin içerisine gömüyoruz. Bunlar farklı fotoğraflar çünkü.
Fotoğraflarda bir şey anlatmak istiyor musunuz?
Tabi, çünkü hepsinin bir teması var. Mesela ben fotoğraflarımda genellikle doku işlemeye çalıştım. Geçen dönem çalışmam sokak fotoğrafçılığı ile ilgiliydi. Ankara AFSAD’a gittim ben bir dönem. Orada bir grubumuz vardı, o grup ile sokak fotoğrafı çalışıyorduk. Sokaktaki fotoğrafları da çekerken genellikle dokulara, imgelere, grenlere dikkat ettik. Bazı fotoğraflarda 2, bazılarında 3 belki daha fazla kullandığım oldu. Hatta fotoğrafların altlarında,belli yerlerinde belli harfler ile tipografiler var.
Fotoğraflarınız bir sergide yer almış. Bu sergi nerede oldu
Sergi, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde açıldı.
Böylesine farklı bir sergi açmak nereden aklınıza geldi?
Normal bir fotoğraf sergisi olmasından ziyade ben istedim ki kendim bir şey harmanlayım ve ortaya yeni bir şey çıkarayım.
Peki, neden Ağrı?
Benim bir arkadaşım Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde bölüm başkanı. Sergi salonu var ve gayet güzel bir salon. Biz 30 tane çalışma götürdük salonun büyük bölümünü kullanamadık ama salonun büyüklüğünü gördük. Ağrı’da böyle bir faaliyetten dolayı memnun olacaklarını söylediler.
Konya’da yapar mısınız? Yaparsanız nerede yaparsınız?
Selçuk Üniversitesi ya da başka bir üniversitede yapmaktan ziyade kendi üniversitemde yapmak isterim (gülüyor).
Konya’dan hiç fotoğrafçı ile çalışıyor musunuz?
Kendi çektiğim fotoğraflar üzerinden çalışıyorum. Bazılarında ise arkadaşlarımın fotoğraflarını kullandım. Ama genelde kendi fotoğraflarımı kullandım. Sorunuza gelirsek Konya’daki fotoğrafçılar ile çalışmıyoruz ama geçenlerde İstanbul’a gittim. Mehmet Taşdiken ile görüştüm. Kendisi Konyalı, Sonsuz Şükran Köyü’nde görevliymiş. Orada bir istekte bulundum. Afitaş’ta bir sergi açmakla alakalı. Kabul ettiler. Önümüzdeki günlerde de Afitaş’ta bir sergim açılacak. Ayrıca Reha Bilir ile de bir görüşmem oldu. Reha Hoca’yı biz çok tanımak istedik ama bir türlü kısmet olmamıştı. Fotoğrafçılık için görüştüğüm bir diğer hoca da Faruk Uğurlu. O da Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nde öğretim üyesi. Kendisi de alanında çok etkin bir hoca. Özellikle siyah-beyaz fotoğraflar ile ilgileniyor.
Sadece bu alanda devam mı edeceksiniz yoksa başka alanlarda da çalışmayı düşünüyor musunuz?
Kendi bölümüm grafik tasarım ile ilgili olduğu için çalışmalarım fotoğraf, foto manipülasyon ile ilgili. Tabi her zaman böyle olacak diye bir şey yok. Bundan sonra ki çalışmalarımda daha farklı bir şey de olabilir. Afiş gibi billboard gibi alanlarda da çalışmayı düşünüyorum. Önümüzdeki ayda Bişkek’te bir workshop ve seminere katılacağım. Sonrasında da orada bir sergi açacağım.
Çok beğendiğiniz bir eseriniz var mı?
Tabi ki çok beğendiğim birkaç eserim var. Mesela çalışmalarımdan birinde bir çığlık var, bir kadın çığlığı. Arkada yapraklar var, her renk bu resimde mevcut, bu renklerde her mevsimi anlatıyor. Bu eser benim en beğendiğim eserlerden biridir. Kadın haklarından hareketle insan haklarını anlatan bir teması var bu resmin.
Peki son olarak çalıştığınız yer olan KTO Karatay Üniversitesi hakkında ne söylersiniz
Karatay Üniversitesi, burada çalıştığım için söylemiyorum bence Konya’nın en iyi üniversitelerinden biri. Hem teknik altyapısı nedeniyle hem de nitelikli teknik kadrosu ile çok yönlü bir üniversite. Mütevelli heyeti başta olmak üzere yönetim, öğrencilerin ihtiyaçları ve hocaların ihtiyaçlarını eğitim bazında karşılıyorlar. O yüzden burada coşkulu bir eğitim öğretim hayatı var. Burası sürekli hareketli. Öğrencilerin devamsızlık sorunu yok. Konya Ticaret Odası’nın bu üniversitenin arkasında olması bize daima itici bir güç ve bir motivasyon kaynağı.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.