Futbolda bahis skandalı için hukuk ne diyor?

Futbolda bahis skandalı için hukuk ne diyor?
 Muhabir
Futbolda yaşanan bahis skandalı için konuşan Av. Pervin Tünen, kulüp ve oyuncu bazında marka değerinin zarar gördüğünü ifade ederek, “Hukuk anlamında uygun bir yürütme sağlanırsa, yargıya olan güvende artar” dedi.

Türkiye son zamanlarda en çok gündeme gelen konuların başında futbolda yaşanan bahis skandalı geliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve TFF işbirliği ile bugüne kadar Süper Lig maçları başta olmak üzere, birçok müsabakada ‘bahis’ yapıldığı tespit edildi. Yapılan araştırmalar ve incelemeler neticesinde futbolcuların, spor yöneticilerinin, hakemlerin ve gözlemcilerin ‘bahis’ skandalına karıştığı görüldü. Birçok kişi gözaltına alınarak cezaevine gönderildi. Yaşanan bu gelişmelerin ardından birçok futbolsever bu işin hukuki boyutunu araştırmaya başladı.

tff-yeni-001.jpg

EKİM 2025’TE HACIOSMANOĞLU İLK SİNYALİ VERDİ
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 27 Ekim 2025’te yaptığı açıklamada, federasyonun yaptığı denetimde görevli hakemlerin çok büyük bir kısmının bahis hesaplarına sahip olduğunu ve bazılarının aktif bahis oynadığını açıkladı. Bu tarih itibarıyla disiplin ve soruşturma süreçleri ise Türkiye’de geniş yankı uyandırdı.

HEM DİSİPLİN HEM CEZA KISMI VAR
Konu ile ilgili Pusula Haber Spor Müdürü Samet Aktaş’a konuşan Av. Pervin Tünen, sürecin hukuki kısmı ile alakalı önemli mesajlar verdi. Tünen, yapılan soruşturmanın hem disiplin hem de ceza kısmı olduğunu kaydetti. Tünen, “Futbolda disiplin talimatı var. Bu talimat futbolda, disiplin kurullarının yetki ve cezalarının belirlenmesi gibi hukuki esasları düzenleyen resmi bir talimattır. 57. maddesi ise bahistir. Peki bu madde bize ne diyor? Yani temel olarak, tüm futbol ile ilişkili kişilerin futbol müsabakaları veya futbol aktiviteleri üzerine doğrudan ya da dolaylı bahis oynaması yasaktır” dedi.

KANUN MADDELERİNİN DETAYLARINI AÇIKLADI
6222 sayılı kanununun da detaylarını açıklayan Tünen, “Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun maddesi var. Bu kanun ise Türkiye’de spor müsabakalarında özellikle futbolda şiddeti, düzensizliği ve suç unsurlarını önlemek için çıkarılmış temel ceza kanunu olarak dikkat çekmektedir. Yani disiplin anlamında 57 maddeye göre, cezai anlamda ise 6222 sayılı kanuna göre işlem yapılmaktadır. 7258 sayılı kanun ise Türkiye’de bahis ve şans oyunlarıyla ilgili temel ceza kanunudur. Özellikle yasa dışı bahis denince doğrudan bu kanun maddesi olarak yer almaktadır” diye konuştu. Bazı futbolculara ve hakemlere hak mahrumiyeti cezalarının verildiğini hatırlatan Tünen, “Anayasa’da 59. maddede TFF Futbol Disiplin Talimatıdır. 59. madde müsabakanın sonucunu etkilemeye yönelik her türlü fiili kapsayan bir maddedir. Yani burada sürekli hak mahrumiyeti ve ömür boyu ben söz konusudur. 57. madde de 1 yıldan 3 yıla kadar men olabilir” ifadelerini kullandı.

pervin-tunen-001.jpg

SAVCILIK KISMINDA İŞ DEĞİŞİYOR
Savcılık kısmında işin biraz daha derinleştiğini anlatan Tünen, “Savcılık kısmında hapis ve para cezası gibi durumlar var. Burada esas mesele, şike iddiasının örgütlü mü yoksa bireysel mi olduğunun tespiti ayrımı önemlidir. Eğer kişiler birlikte hareket etmişse, yani aralarında bir organizasyon, planlama ve süreklilik varsa bu durum örgüt kapsamında değerlendirilir. Ancak herkes kendi başına, birbirinden bağımsız hareket etmişse o zaman örgüt suçundan söz edilemez. Bu ayrım tamamen eldeki delillere göre yapılır. Peki bu nasıl ispatlanır? Bir futbolcunun ya da yöneticinin şike yapıp yapmadığını ispatlamak için tek bir delil yeterli olmaz. Ceza yargılamasında deliller bir bütün olarak değerlendirilir. Mesaj kayıtları, telefon arama (HTS) kayıtları, banka hareketleri, MASAK raporları bu noktada çok önemlidir. WhatsApp yazışmaları, eğer hukuka uygun şekilde elde edilmişse, delil olarak sunulabilir. Aynı şekilde arama kayıtları da kimlerin, hangi zamanlarda ve ne sıklıkla görüştüğünü göstererek şüpheyi güçlendirebilir. Bunun yanında kamera kayıtları, fiziki deliller, tanık ifadeleri ve diğer şüphelilerin beyanları da dosyaya girer. Özellikle başka şüphelilerin, aralarında birliktelik olduğunu ortaya koyan ifadeleri varsa bunlar mahkemede ciddi delil olarak değerlendirilir” ifadelerini kullanıldı.

DELİLLER HUKUKA UYGUN OLMALI
Delillerin hukuka uygun olması gerektiğine dikkat çeken Tünen, “Fiziki takip, teknik takip ya da dijital incelemeler için önceden alınmış yargı kararlarının bulunması şarttır. Hukuka aykırı elde edilen deliller geçersiz sayılır. Gözaltı kararı ise suçun kesinleşmesi için değil, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi için verilir. Delillerin karartılması ihtimali, diğer şüphelilere ulaşma gerekliliği ya da kaçma şüphesi varsa savcılık gözaltı kararı verebilir. Bu aşamada kişi şüpheli sıfatıyla değerlendirilir. Soruşturma sonunda savcılık yeterli delil görmezse takipsizlik kararı da verebilir. İhbar, itirafçı beyanı ve dijital veriler de delil olarak sunulabilir. Ancak itirafçı beyanı tek başına yeterli değildir; başka somut delillerle desteklenmesi gerekir. Aksi halde iftira ihtimali her zaman vardır. Örneğin bir kişi, “Ben bu siteye girmedim, benim yerime başkası girmiş” diyorsa, bu durumda IP kayıtları, log kayıtları, giriş yapılan cihaz ve konum bilgileri incelenir. Tüm delillerin birbirini desteklemesi ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Buna göre de savcılık ya dava açar ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verir” şeklinde konuştu.

haber.jpeg

KULÜPLER DOĞRUDAN SORUMLU TUTULMAZ
Kulüplerin doğrudan sorumlu tutulamayacağını kaydeden Tünen, “WhatsApp yazışmalarında kulübü bağlayan bir delil bulunursa ya da kulüp yöneticisinin bu işin içerisinde olduğu bir durum varsa, yani müsabaka sonucunu etkileme durumu, ancak öyle sorumlu tutulabilir. Peki bu durumda kulüpler ne yapabilir? Eğer yeterli düzeyde ellerinde delil varsa, haklı sebeplerden dolayı oyuncunun sözleşmesini fesih edebilir. Tabi ki kulüp içinde farklı yaptırımlar var. Bunlar bir alt lige düşürme, puan silme cezası gibi durumlar söz konusu olabilir. Ama burada önemli olan yeterli düzeyde delil olmasıdır. Bunu yapabilmek için delillerin hepsinin hukuki açıdan yeterli olması gerekmektedir. Kesin bir ceza olması lazım. Tabi para cezaları da var” şeklinde görüş belirtti.

YARGIYA OLAN GÜVEN DAHA DA ARTAR
Tünen sözlerinin devamında ise şu ifadelere yer verdi, “Bahis sürecinde sponsorluklar tehlike girebilir. Taraftarların kulüplere karşı bakış açıları değişebilir. Kulüpler çok mağdur oluyor. Özellikle alt liglerde birçok kulüp mağdur oldu. Bu bahis süreci hem kulübün hem de oyuncunun marka değerine zarar veriyor. Burada önemli olan güvenlik kelimesi korumaktır. Hem hukuki hem de ceza hukuku anlamında uygun bir yürütme sağlanırsa, yargıya olan güvende artar. Toplumu da kazanmış oluruz. Yani akıllarda soru işaretinin kalmaması lazım”

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.