GEÇ GELMESİ AVANTAJ

GEÇ GELMESİ AVANTAJ
Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bitirgen, Covid-19 hastalığı ile ilgili, Türkiye’nin henüz salgın zirvesini görmediğini ancak ..

Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bitirgen, Covid-19 hastalığı ile ilgili, Türkiye’nin henüz salgın zirvesini görmediğini ancak diğer ülkelere göre çok kötü bir durumda olmadığını ifade etti. 
Türkiye’de, küresel salgın olan koronavirüs teşhisli ilk vakanın Mart ayının ortalarında görülmesinin ardından, teşhis edilen yeni vakalar hızla artmaya devam ediyor. Çin’in Wuhan kentinde başlayarak tüm dünyaya hızla yayılan Covid-19 ile ilgili konuşan Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bitirgen, Türkiye’nin hastalık sürecinde henüz çok yeni olduğunu ancak diğer ülkelerdeki oranlara bakıldığı zaman alınan tedbirler sonucunda çok kötü bir durumda olunmadığını söyledi. 
‘YENİ BİR VİRÜS DEĞİL’
Koronavirüsün (Covid-19) yeni ortaya çıkmış bir virüs olmadığını, dünya üzerinde yaklaşık 60 yıldır var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Mehmet Bitirgen, bu virüsün hayvan kaynaklı olduğunun bilindiğini söyledi. Prof. Dr. Bitirgen, “1960’lardan beri bilinen bir virüs ve bunların büyük ölçekte hayvan kaynaklı olduğu da biliniyor. Fakat ne zaman ciddi bir salgın yaptı dersek, 2003’te yine Çin kaynaklı SARS diye bir virüs çıktı. Bundan koronavirüsten de çok korkuldu. Ölüm oranı o zamanlar yüzde 10’lar civarındaydı. Fakat Avrupa’da, Amerika’da tek tük vakalar görüldü ancak her yere yayılmadı. Şimdiki gibi pandemiden korkulmuştu. 2003’te sonra 2012’ye kadar SARS’ın pek bir etkisi görülmedi. Ondan sonra Ortadoğu ülkelerinde, genellikle Suudi Arabistan, birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt gibi ülkelerde görüldü. Oralarda da deveden kaynaklandığı şüphelenildi. Onun ölüm oranı biraz daha yüksekti, yüzde 30’lara kadar çıkıyordu. Fakat o da küresel ölçekte büyük bir salgın yapmadı” dedi. 
‘GEÇ GELMESİ BÜYÜK AVANTAJ’
2019’un son aylarında Çin’de meydana gelen ve ardından birçok ülkeye yayılan koronavirüsün Türkiye’ye geç gelmesinin büyük bir avantaj olduğuna dikkat çeken Bitirgen, “Geç gelmesinin bize faydası; tecrübe kazanılmış oldu. Yani hastalığın yaygın olduğu ülkelerde görülen hastalıklardan dolayı bilgi aktarımı oldu ve nasıl tedbir alacağımız konusunda bilgi sahibi olduk. Şu anda ülkemizde gittikçe artıyor. Bu tür enfeksiyonların genellikle sıcak aylarda azaldığını biliyoruz. Temmuz Ağustos gibi minimuma inmesi bekleniyor. Tamamen yok olmayabilir ama şimdiki ölçüde azalması bekleniyor. Şu anda Sağlık Bakanı her gün yeni vaka açıklıyor. Bizim temennimiz bunun belli bir seviyeye ulaştıktan sonra azalması. Bize geç gelmiş olmasının bir diğer faydası da sıcak aylara yaklaşmış olmamız. Mayıs’tan sonra azalmasını, Haziran’da da bu azalmanın devam etmesini bekliyoruz. Isı ne kadar yükselirse mikrobun dış ortamda canlı kalma süresi azalıyor. Hava ısındığı için bulaş azalacak, nemin yükselmesi, vücut sıcaklığının yükselmesi mikrobun ömrünü azaltıyor. Gribal enfeksiyonlar da buna benzer. Fakat güney yarımkürede yaz mevsimiyken kuzey yarımkürede kış devam ediyor. Biz kuzey yarımkürede olduğumuz için bizde azalmasını ancak güney yarımkürede artmasını bekleyebiliriz. Ama alınan tedbirler, ister kuzey yarımküre olsun ister güney yarımküre olsun enfeksiyonun azalmasını sağlayacak” diye konuştu. 
'GENÇLERDE BELİRTİ GÖSTERMEYEBİLİYOR'
Prof. Dr. Mehmet Bitirgen, hastalığın özellikle 30 yaş altı vakalarda belirti göstermediği durumların da yaşanabildiğini kaydederek, kendisini sağlıklı hisseden insanların bir kısmının da şu anda hastalığı geçiriyor olabildiğini söyledi. Bitirgen, “İleri yaşlarda problem oluyor. Çin, İtalya, İran gibi hastalığın çok görüldüğü ülkelerden şu sonucu çıkarıyoruz; 80 yaşın üzerindeki ölümler yüzde 15’in üzerinde 70-80 arası yüzde 8’lerde,30 yaşın altında binde 3 kadar, 9 yaşın altında ise ölen çocuk yok. İkincil bir hastalıkta varsa ölüm oranı artıyor. Bazı kronik hastalıklara sahip olan yaşlıların tabiî ki atlatma ihtimali var ama ölüm oranı da bir o kadar yüksek” şeklinde konuştu.
‘YASAKLARI VAKALARIN SEYRİ BELİRLEYECEK’
Hükümet tarafından 65 yaş üstü vatandaşlara sokağa çıkma yasağı uygulanmasını ardından, tüm vatandaşlar için yasağın gelip gelmeyeceği kararının vakaların artış hızına bağlı olduğunu belirten Bitirgen, verilen kararın ise isabetli olduğunu söyledi. Bitirgen, “Çin kontrol ederken çok katı tedbirler uyguladı. Türkiye’de de vakanın seyrine göre karar verilecek bu. Böyle bir ihtimal söz konusu olabilir. Hükümet karar alırken tek başına değil, enfeksiyon konusunda tecrübeli insanların bir arada olduğu bilim kurulu ile beraber hareket ediyor. Yasak kapsamının da genişletilmesi vakanın seyrine göre belirlenecek. 65 yaş belki 60  yaşa çekilebilir, daha da sıkı uygulamalar olabilir. Bunu Türkiye’deki gidişat belirleyecek” dedi.
‘SALGIN HENÜZ YENİ BAŞLADI’
Türkiye’de de Mart ayının ortalarında yaşanmaya başlanan salgının henüz yeni olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bitirgen, “Salgının zirve noktası yeni vakaların maksimuma çıktığı süredir. Eğer hastalığı siz kendi haline bırakırsanız tabiat şartları gereği havaların iyice ısınmasına kadar beklemeniz lazım. Ama Çin’de öyle olmadı. Çin’de yine kış mevsimi içerisinde uyguladıkları tedbirlerle azalttılar. Belli bir zirve noktasına kadar yükseldi. Alınan tedbirlerle gitgide azalttılar ve şu anda sıfıra indiler, bu sayede Çin kaynaklı vaka kalmadı. Her ülke için bu durum değişik olabilir. İtalya hala zirve noktasına ulaşmadı, yükselme devam ediyor. Biz de henüz zirve noktada değiliz, artış devam ediyor. Fakat diğer ülkelere göre de çok kötü durumda değiliz. Türkiye bu süreçte önemli tedbirler aldı dolayısıyla diğer ülkeler kadar kötü olmayacağımızı düşünüyoruz. Devletin koyduğu kurallara uyduğumuz takdirde hastalığın yayılması önlenmiş olabilir. Vakalar katlanarak gidiyor. Katlanarak gitmesi, teşhis konmamış vakaların diğer insanlara  bulaştırmasıyla alakalı. Eğer tüm vakalar taranmış olsa yayılma bu kadar hızlı olmaz. Şu anda yeni getirilen kitlerle daha çok insan taranmaya başlayınca azalması beklenir. Bir yerde hastalık yayılıyorsa ve katlanarak gidiyorsa demek ki toplum içindeki hastaları biz daha tam teşhis etmemişiz demektir. Türkiye’de daha önceden 4 şehirde covid-19 teşhisi konuyordu. Bunlar İstanbul, Ankara, İzmir ve Erzurum’du. Şu an 18 şehre yükseldi, bu sayı artacak ve daha çok insan taranacak. Şüpheli hastalar tespit edildikten sonra da inişe geçirilir. Esas korkulan, teşhis konulamamış insanların, sağlam insanlara yaymaya devam etmesi. Ama siz teşhis konmamışların çoğunu yakalarsanız, hastalığın ilerlemesi durmuş olur” ifadelerini kullandı.
'HASTALIĞI ATLATAN BAĞIŞIKLIK KAZANIYOR'
Prof. Dr. Mehmet Bitirgen, Covid-19 hastalığını atlatan vakaların, diğer gribal enfeksiyonlarda olduğu gibi tekrar yakalanma riski olmadığını dile getirerek, “İnsanların virüse karşı bağışıklı kazanması söz konusu olabilir. Gripte de bu böyledir. Aynı mikropla gribe yakalanırsanız ikinci kere aldığınız zaman hastalanmıyorsunuz. Bu hastalık devam ettiği zaman, ölenleri göz önüne almazsak kurtulanlar bağışık hale gelecek. Eğer toplumda bağışık olanların sayısı yarıyı geçerse ondan sonra yayılma hızı çok azalır. Çünkü mikrop birine bulaştığı zaman bağışık birine bulaşmış olacak. Bağışık olan birine bulaştığı zaman hastalanmayacak ve başkasına da bulaşmayacak. O zaman kendi kendini sınırlamış olacak ve çoğu hastalığa yakalandığı zaman sağ kalanlar arasında yayılma duracak” diye konuştu. Bitirgen, hastalığı atlatan vakalarda durumlarında göre kalıcı hasarların meydana gelebileceğini ifade ederek, “Her vakada olmasa da bazı vakalarda iyileştikten sonra hasarlar bırakabilir. Eski akciğer performansı olmayabilir. Bir yerde enfeksiyon olduğu zaman iz bırakmadan da düzelebilir, hasar da bırakabilir. Hasta yaşar ancak akciğerlerinde performans düşüklüğü yaşayabilir. Örneğin bir sporcu eski hızında koşamayabilir. Her vaka da olmasa da hastalığın ağır seyredildiği vakalarda akciğer sorunları yaşanabilir” şeklinde konuştu. Dilhan Dumanoğlu

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.