Gıda Arzı Sınır Güvenliği Kadar Önemli

Gıda Arzı Sınır Güvenliği Kadar Önemli

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, dünyada artan kuraklık ve su kıtlığı tehlikesiyle birlikte gıda arzının sınır güvenliği kadar önemli hale geldiğini ifade etti

SU VE ÜRETİM SORUNUN KADEME KADEME BÜTÜN ÜLKEYİ ETKİLEYECEĞİNİ VE ARZ GÜVENLİĞİ SORUNUNU DA BERABERİNDE GETİREBİLECEĞİNİ SÖYLEYEN SÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANI ZEKİ BAYRAMOĞLU, “ARZ GÜVENLİĞİ ŞU ANDA BÜTÜN DÜNYANIN EN ÖNEMLİ KONULARINDAN BİRİSİDİR. ARZ GÜVENLİĞİ, SINIR GÜVENLİĞİ KADAR ÖNEMLİDİR” DEDİ

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, dünyada artan kuraklık ve su kıtlığı tehlikesiyle birlikte gıda arzının sınır güvenliği kadar önemli hale geldiğini ifade etti. Pusula’ya konuşan Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, su ve üretim sorunun kademe kademe bütün ülkeyi etkileyeceğini ve arz güvenliği sorununu da beraberinde getirebileceğine dikkat çekti. İçinde bulunulan sürecin tarım sektörü için sancılı geçtiğini ifade eden Bayramoğlu; “Bitkisel üretim açısından sulama son derece önemli. Konya’da kurak bir bölge ve yer altı ve yer üstü kaynaklarımız oldukça sınırlı. Türkiye geneline baktığımızda Konya metrekareye düşen su miktarı en düşük şehirlerimizden bir tanesi. Hatta en düşüğüdür desek yanlış olmaz. Tüm bunların üstüne maalesef bir de bu üretim döneminde yağışı mevsim normallerinin altında aldık. Bitkinin topraktan çıkması için yeterli yağışları almadık. Kışlık ekimlerin topraktan çıkışları olumsuz etkilendi. Bu durum verime yansıyacaktır. Geçtiğimiz hafta az miktarda bir kar yağışı aldık. Fakat yeterli değil. Şu tabloya baktığımızda kışlık ekim ürünlerinde yüzde 20’lik bir verim azalması söz konusu olacak. Bu günden sonra yağışların mevsim normallerinde seyretmesi en büyük temennimizdir.  İklimin böyle gitmesi ile birlikte yıllar içerisinde yer altı su seviyesinde ciddi derecede düşüşler meydana geldi.  Bu yüzden tarımsal üretim konusunda su kaynaklı stresli bir yıl yaşıyoruz. NASA bile geçtiğimiz günlerde kuraklık örneğini verirken Konya Ovası’nı merkez aldı” diye konuştu.

BU STRES HEPİMİZİN STRESİ

Tarımsal üretim konusunda yaşanan stresi sadece çiftçi değil herkesin yaşadığını dile getiren Bayramoğlu, “Üreticilerimiz düşük gelir elde edecekleri için bir stres yaşıyor olabilirler ama üretilen ürünün ticaretini yapan kişiden tutunda bunu işleyen yerlerde istihdam edilen bireylere varana kadar çok geniş bir stres alanı ve bunun devamında yetersiz ürün elde edilmesiyle 82 milyonun beslenmesine kadar herkese temas edecek bir durum söz konusu. Tarımsal üretimde yaşanan olumsuzluklar tüm insanlık için stres kaynağıdır. Küresel salgın döneminde bunu gördük ve tüm insanlık olarak idrak ettik. Bu stres hepimizin stresidir” ifadelerini kullandı.

BENİM EN BÜYÜK KAYGIM ÇİFTÇİLERİMİZ

Yağış olmazsa yapılabilecek çözüm önerilerinden bahseden Bayramoğlu, “Yağmur yağmazsa yapılabilecek en doğru çözüm ilkbahar dönemindeki ekilişlerde suya fazla isteği olmayan ürünlerin üretim desenine alınması ve onların tercih edilmesi olabilir. Yani suya çok fazla ihtiyacı olan ürünlerin belirlenip bunların üretiminin daraltılmasını tavsiye ediyorum. Benim en büyük kaygım çiftçilerimiz. Bir yıl boyunca tarımdan elde edecekleri geliri bekliyorlar. Bir gelir elde edemediklerinde bir yıl daha kendi geçimleri için gelirlerini de kaybetmiş oluyorlar. Bu bir ailenin yöneticisi açısından gerçekten çok zor bir durum” dedi.

SUYU ETKİN KULLANMALIYIZ

Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, “Kendimize şu soruyu sormamız lazım. ‘Biz Konya Ovası’nın var olan su potansiyeli ile en fazla ne kadar süre ile tarım yapabiliriz?’ Böyle düşünürsek en çok kar elde edilen ürünleri değil, en uzun süre tarımı devam ettirebilecek üretim planlamasının yapılması lazım. Konya Ovası’nda sürdürülebilir tarımı sağlayacak suyu etkin kullanacak üretim planlaması yapılması lazım. Anahtar cümle budur” şeklinde konuştu.

TARIMI KONYA’DA DEVAM ETTİRMEMİZ LAZIM

Konya Ovası’nın yetersiz suyunun dezavantajının giderilmesi için ne yapılması gerektiğinden bahseden Bayramoğlu; “Bu konuda çok farklı uzmandan yorumlar dinledim. Uzmanın birisinin görüşü, ‘Akdeniz’den suyu Tuz Gölü’ne dökelim. Tuz Gölü’nde nemlendirmeyi artıralım. Konya Ovası’nda bu nemle birlikte bitkinin su ihtiyacı az olsun ve sulama sayısı azalsın.’ Başka bir grup diyor ki, ‘Dicle Fırat’tan su getirelim.’ Başka bir grup, ‘Erzincan’dan su getirelim.’ Başkası; ‘Konya’nın kuzeyi en kurak bölge olduğu için buraya Kızılırmak’tan su getirelim.’ Eğer bunlardan biri veya birkaçı olmazsa çok yakın zamanda Konya’da tarımsal üretimde çok stres yaşayacağız ve bundan en çok muzdarip olanlar çiftçiler olacak” dedi.

SUYUN VARLIĞI KADAR YÖNETİMİ DE ÖNEMLİDİR

Suyu etkin kullanımının arz güvenliği açısından da önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, “Biz suyu etkin yönetelim ve daha uzun süreler kullanalım istiyoruz. Kaldı ki dış havzadan su gelmiş olsa bile bunun yönetimi çok önemli. Şu an itibariyle su yönetimi açısından da eksikliklerimiz var. Eğer su kullanımını yönetebilirse arazilerimizin yüzde 30’unu değil de yüzde 50’sini sulayabilme imkanımız var. Etkin yönetim ile daha uzun yıllar da sulama yapma imkanımız olabilir” diye konuştu.

GIDA OLMAZSA TEHLİKE ÇANLARI ÇALAR

Su ve üretim sorunun kademe kademe bütün ülkeyi etkileyeceğini ve arz güvenliği sorununu da beraberinde getirebileceğini söyleyen Bayramoğlu; “Arz güvenliği şu anda bütün dünyanın en önemli konularından birisidir. Arz güvenliği, sınır güvenliği kadar önemlidir. Bakın Katar örneğini verelim. Katar’a ambargo koyulduğunda Türkiye olmasaydı ne yapacaktı? Uçakla gıda gönderdik. Katar şimdi Türkiye’ye minnet duyuyor. Sözün özü gıda olmazsa bir ülkede tehlike çanları çalmaya başlar” diyerek sözlerini tamamladı. (PUSULA)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.