GRAFİKLİ - "Anlatıcı şair: Edip Cansever"

GRAFİKLİ - "Anlatıcı şair: Edip Cansever"

Cemal Süreya, İlhan Berk, Ece Ayhan ve Turgut Uyar'ın isimlerin de yer aldığı "İkinci Yeni" akımının önemli şairlerinden Edip Cansever ölüm yıldönümünde anılıyor- Kısa şiirlerinde çoğunlukla lirik bir dille yaşanan anları şiirleştiren, uzun şiirlerinde ise belli varoluşsal sorunsallar üzerinde duran Cansever, 58 yıllık yaşamında 17 şiir kitabı kaleme aldı

İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Cemal Süreya, İlhan Berk, Ece Ayhan ve Turgut Uyar'ın da bulunduğu "İkinci Yeni" şiir akımının önemli şairlerinden Edip Cansever, ölümünün 34. yılında yad ediliyor.

İstanbul'da 8 Ağustos 1928'de dünyaya gelen Cansever, edebiyata henüz çocukken ilgi duydu.

Şiir yazmaya 13 yaşında başlayan Cansever'in ilk şiiri 1944'te İstanbul Dergisi'nde yayımlandı. Ardından birçok edebiyat dergisinde şiirlerine yer verilen Cansever, yaptığı bir açıklamada,"Yeditepe" dergisindeki yayını ise "şiirinin başlangıcı" olarak değerlendirmişti.

İlk şiirlerini Ahmet Hamdi Tanpınar'a gösteren Cansever, İstanbul Erkek Lisesi'nden 1946'da mezun oldu, Yüksek Ticaret Okulunu yarıda bırakarak Kapalıçarşı'da babasından kalan dükkânda halı ve antika eşya ticareti yapmaya başladı.

Edip Cansever, Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini topladığı "İkindi Üstü" kitabını 1947'de, 19 yaşındayken okuyucuyla buluşturdu.

1951'de arkadaşlarıyla "Nokta" dergisini çıkarmaya başlayan Cansever, genç şair ve yazarlarla tanışmasını sağlayan dergiyi sekiz sayı çıkardı.

İkinci kitabı Dirlik Düzenlik (1954), “Garip Şiiri”nin etkilerini taşısa da, şairin daha sonra İkinci Yeni’ye ulanacak şiir yaklaşımının ilk ipuçları ortaya çıkar. Bu kitaptaki “Masa da Masaymış Ha”, Türk şiirinin en çok bilinen örnekleri arasında yer alacaktır.

Cansever şiirinin temellerini atan "Yerçekimli Karanfil" adlı kitabı 1957'de yayımlanan şair, bu kitabında söz dizimini ve çağrışım düzenini bozarak, özgün bir şair olmaya yönelir. Şair, kendine özgü bir şiir dünyası kurduğu kitabıyla 1958'de Yeditepe Şiir Armağanı'nı aldı.

- "Anlatıcı bir şairim"

Usta şair, TRT'de yayımlanan Edebiyat Dünyası programında, kendisinin "anlatıcı bir şair" olduğunu belirterek, "Her şairi bir öteki şairden ayıran birtakım özellikler vardır. Bu özelliklerden biri ya da birkaçı ağır basar. Bu ağır basan özellikler de genel olarak kişiliği belirler. Benim anlatıcı tavrım, şiirin sınırlarını geçmeden ortaya konmuş bir anlatıcı biçimidir." ifadelerini kullanmıştı.

Şiirlerinde kullandığı farklı temalara ilişkin ise Cansever, "Şiirde gözlemin çok büyük rolü var. Deniz, tarih, Anadolu'nun birtakım görülecek yerleri, şaşırtıcı birtakım güzellikler, beni doğa, tarih ve insan ilişkilerine götürdü." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Şair Cansever, 1958'de "Yerçekimli Karanfil" ile Yeditepe Şiir Armağanını, 1977'de "Ben Ruhi Bey Nasılım" ile Türk Dil Kurumu Şiir Ödülünü, 1981 yılında ise "Yeniden" ile Sedat Simavi Edebiyat Ödülünü aldı.

İkinci Yeni akımının özgün örneklerini veren Cansever, 1976'dan sonra sadece şiirle uğraştı.

- Şiiri toplumla ilgi kurmak olarak tanımladı

Öncüleri arasında yer aldığı İkinci Yeni'nin temel yönelimlerini kabul etmeyen Cansever, şiirin bireycilikten ve topluma sırtını dönmekten çok daha fazla önemi olduğunu savundu.

Edip Cansever, şiiri toplumla ilgi kurmak olarak tanımladı ve şiirde sürekliliğe dikkat çekti. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar da kullanan Cansever, dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairler arasında yer aldı.

Usta şair, kapalı, anlaşılması güç ama yine de anlamdan ayrılmayan bir şiir anlayışını benimsedi, yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmeyen Cansever, yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgiyi hep üstünde tuttu.

- "Fazla şiirden öldü Edip Cansever"

Toplam 17 şiir kitabına imza atan şair, kısa şiirlerinde çoğunlukla lirik bir dili tercih ederken, uzun şiirlerinde ise belli varoluşsal sorunsallar üzerinde durdu.

Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçiren Cansever, 28 Mayıs 1986'da tedavi için getirildiği İstanbul'da 58 yaşında hayatını kaybetti.

Cemal Süreya onun için şöyle der:

'Yeşil ipek gömleğinin yakası/ büyük zamana düşer/ her şeyin fazlası zararlıdır ya/ fazla şiirden öldü Edip Cansever’

Hayatının büyük bir kısmını yalnızca şiir yazarak sürdüren Cansever'in son şiirleri, düzyazıları, söyleşiler ve hakkında yazılanlar, ölümünden sonra "Gül Dönüyor Avucumda" kitabında bir araya getirildi.

- Eserleri

İkindi Üstü (1947)Dirlik Düzenlik (1954)Yerçekimli Karanfil (1957)Umutsuzlar Parkı (1958)Petrol (1959)Nerde Antigone (1961)Tragedyalar (1964)Çağrılmayan Yakup (1966)Kirli Ağustos (1970)Sonrası Kalır (1974)Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)Sevda ile Sevgi (1977)Şairin Seyir Defteri (1980)Yeniden (1981)Bezik Oynayan Kadınlar (1982)İlkyaz Şikayetçileri (1984)Oteller Kenti (1985)Gül Dönüyor Avucumda (Vefatından sonra, 1987)
Sonrası Kalır I, Bütün Şiirleri (2005)
Sonrası Kalır II, Bütün Şiirleri (2005)

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.