Güllü’nün ölümüyle ilgili davada Tuğyan Gülter için karar verildi

Güllü’nün ölümüyle ilgili davada  Tuğyan Gülter için karar verildi
 Editör
Güllü’nün ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması 7 saat sürerken mahkeme, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in tutukluluğunun devamına karar verdi.

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025'te 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Güllü'nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması sona erdi. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi. Gülter hakkında tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi

Güllü'nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

YEDİ SAATLİK UZUN BİR DURUŞMA

Yalova Çınarcık'ta, kamuoyunda "Güllü" olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık 10 aylık soruşturma sürecinin ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

Kader Tut'un avukatı Hasan Kocabek, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, "Bugün ilk duruşmasına girdik. Yedi saatlik uzun bir duruşmadan sonra duruşma yakın tarihe ertelendi. Mahkeme sanık Tuğyan'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Müşteki avukatlar olarak bizlerin, savunmalarımızı, beyanlarımızı sunmak ve yine karşı taraf sanık müdafilerinde beyan ve savunmalarını esas hakkındaki savunmalarını sunmak üzere süre verildi. Muhtemeldir ki diğer duruşmada mahkeme kararını verecek. Dosyayı kapatacak" dedi.

MAHKEMEDE NELER OLDU?

Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen, Güllü'nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in hakim karşısına çıktığı duruşmaya, Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter de katıldı. İHA'da yer alan habere göre duruşmada savunmasını yapan Gülter, yaklaşık 10 aydır zor bir süreç geçirdiğini belirterek, "Her şeyim paylaşılıyor. Bundan çok rahatsızım" dedi.

Olay günü Sultan Nur Ulu ile birlikte dışarı çıktıklarını anlatan Gülter, yeni çocuk için bakıcı aradıklarını, daha sonra annesinin bakıcı bulduğunu söylediğini ifade etti. Gülter, merkezde bakıcıyla görüşmelerinin ardından Sultan ile Yalova’daki evlerine döndüklerini anlattı.

kaza-mi-cinayet-mi.jpg

Evde annesiyle günlük yaptıkları şeyleri konuştuklarını belirten Gülter, dışarı çıkmak istediğini ancak annesinin istemediğini söyledi. Daha sonra yemek siparişi verdiklerini ve film izlemeye başladıklarını anlatan Gülter, "Şarap açtı annem" dedi.

Gülter, bir süre sonra telefonuyla başka bir odaya geçtiğini ve annesinin buna tepki gösterdiğini belirterek, "Telefonla konuşuyorsun, bölüyorsun filmi diye kızdı. Gırgır şamata yaptık, eğleniyorduk" ifadelerini kullandı.

Daha sonra Sultan Nur Ulu ile odalarına geçtiklerini söyleyen Gülter, saçını açıp oynamaya devam ettiklerini, bu sırada Kervan Eminoğlu ve Çiğdem abla ile telefonla konuştuğunu anlattı. Gülter, annesinin odaya girdiğini ve kendileriyle oynadığını belirterek, olay anını ise şöyle anlattı:

BEN ARKAM DÖNÜKKEN ANNEM DÜŞTÜ

"Annem içeri girdiğinde oynuyorduk. Bizimle de oynadı. Daha sonra sırtım dönükken ‘ban’ diye ses duydum. Arkama baktım annem düşmüştü. Sultan’a ‘koş’ dedim, birlikte indik. Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim.

Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim, eğer onu görseydim tutmaya çalışırdım." Olay gecesi annesinin alkol aldığını da belirten Gülter, "Olay günü annem alkol aldı. Zeminde odamızda herhangi bir ıslaklık hissetmedim" dedi. Gülter, olay sırasında Sultan Nur Ulu’nun aynaya baktığını da ifade etti. Savunmasında Kervan Eminoğlu ile ilişkisine de değinen Gülter, 2024 yılından beri ilişkilerinin bulunduğunu ve annesiyle en ufak tartışması olduğunda dahi Eminoğlu’na mesaj attığını söyledi. Gülter, Eminoğlu'na gönderdiği bazı mesajlarla ilgili ise "Mesajları bir anlık sinirle attım. Dilimizin kemiği yoktu" dedi. Hakkındaki suçlamaları ve aleyhindeki beyanları kabul etmediğini belirten Gülter, Sultan Nur Ulu’nun kendisi hakkında baskı altında beyanda bulunduğunu öne sürerek, "Sultan’ı baskı altındaydı, o yüzden bu beyanda bulunmuştur. Ben de karakolda çok baskı gördüm" ifadelerini kullandı.

gullu-hayatini-kaybettigi-yer.jpg

Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Güllü davasının ilk duruşması, tarafların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor...

BEN YANARSAM SENİ DE YAKARIM

Duruşmada tanık olarak dinlenen Sultan Nur Ulu, olay sırasında odada eğlendiklerini, daha sonra Tuğyan Ülkem Gülter'in içeri gelerek Roman havası oynadığını söyledi. Ulu, aynaya baktığı sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in Güllü Tut'u bacaklarından tutup yüzü cama dönük şekilde pencereden attığını gördüğünü ifade etti. Tuğyan'ın daha sonra yatağın üzerinden telefonu aldığını belirten Ulu, ardından onunla birlikte aşağı indiğini söyledi. Ulu, Tuğyan'ın kendisine zarar vermesinden korktuğunu belirterek, "Cenaze günü ‘Ben yanarsam seni de yakarım' dedi" ifadelerini kullandı.

Olay sonrasında Tuğyan ile arasındaki ilişkiye de değinen Sultan Nur Ulu, "Tuğyan'a olaydan sonra darılmamla ilgili doğruyu söylemediğim için bir tavır gibi olmadığı görülmesin diye sarıldım" dedi.

Ulu, olayın ardından ilk günlerde Tuğyan'ın yanından ayrılmak istemediğini belirterek, "İlk günlerde Tuğyan yanımdan ayrılmak istemedi" ifadelerini kullandı.

Sultan Nur Ulu, söz konusu dönemde yaşadıklarını avukatına anlattığını ancak avukatının can güvenliği için bunları söylememesi gerektiğini belirttiğini ifade etti. Ulu, daha sonraki avukat görüşmelerinde gerçekleri anlatmak istediğini söylediğini ve gözaltına alındıktan sonra bildiklerini anlattığını kaydetti.

Tuğyan'ın daha önce kendisine böyle bir şey yapacağını söylemediğini belirten Ulu, anne-kız arasında yalnızca bazı küçük tartışmalara şahit olduğunu söyledi. Olay gecesinde çalınan "Malakata" isimli şarkıya da değinen Ulu, şarkıyı kendisinin açtığını belirterek, "Tuğyan istemişti. Malakata açacağını söyledi, ondan sonra açtım. Ben bunu talep olarak anlamıştım" dedi. Ulu ayrıca evin dış kapısındaki kilitle ilgili de konuşarak, "Evin dış kapı kilidi sponsorlu reklam olarak takıldı" ifadelerini kullandı. Güllü'nün ölümüyle ilgili davada duruşma, tarafların ve tanıkların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

gullu-001.jpg

DAVA TARİHİ BELLİ OLDU

Mahkeme sonrasında Kader Tut'un avukatı Hasan Kocabey, "Savunma ve beyanların alınmasının ardından Tuğyan Ülkem Gülter'in tutukluluk halinin devamına, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine ve duruşmanın 9 Ekim 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi" şeklinde açıklamalarda bulundu. İddianamede Gül Tut'un 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden yaklaşık 18.17 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybettiği belirtildi. İlk duruşmayla birlikte mahkeme, iddianamede yer alan delilleri, tanık beyanlarını ve sanık savunmasını değerlendirecek. Duruşmada soruşturma aşamasında ifadeleri alınan bazı tanıkların da dinlenmesi bekleniyor. Duruşma, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacak. İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter hakkında, 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Savcılık, olayın meydana geliş şekli, kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve diğer dijital delilleri birlikte değerlendirdi. Sanık Gülter ise suçlamayla ilgili yargılama sırasında savunmasını mahkemeye sunacak.

3.53 PROMİL ALKOL ÇIKTI

İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3.53 promil alkol tespit edildi. Tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiğini değerlendirdi. İddianamenin önemli bölümlerinden birini olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtları oluşturdu. Bilirkişi incelemesinde Gül Tut'un banyodan çıktıktan sonra odadaki kişilerle konuştuğu ve "Malkata" isimli Roman havasının çaldığı belirtildi. İddianamede, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Vallahi şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" şeklindeki sözlerine de yer verildi. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan Gül Tut'un sevdiği belirtilen "Malkata" isimli şarkıyı açmasını istemesini de değerlendirdi.

İddianamede müziğin Gül Tut'un düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği ve kamera kayıtlarında silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği belirtildi.

gullunun-kizi-tugyan.jpg

YALAN TANIKLIK

Bilirkişi incelemesinde olay öncesinde kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede, ilk sesin hafif, ikinci sesin sert zemine vurma, üçüncü sesin ise daha yumuşak bir zemine veya deriye yönelik darbe, vurma ya da sürtme sesi olabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verildi.

Savcılık ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter'in olay sırasında Gül Tut'a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğu yönündeki bilirkişi değerlendirmesine de iddianamede yer verdi.

Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri de iddianamede önemli yer tuttu. Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un pencereden düştüğünü anlattığı, daha sonraki aşamalarda ise farklı beyanda bulunduğu belirtildi. İddianamede Sultan Nur Ulu'nun daha sonraki anlatımında Tuğyan'ın Gül Tut'a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söylediği aktarıldı. Ulu hakkında ayrıca "yalan tanıklık" suçundan ayrı dava açıldı.

BİR GÜN ANNEMİ CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM

İddianamede yer alan tanık beyanları da yargılamanın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Tanık M.A., S.D. ve G.Y., olaydan yaklaşık 3 ay önce Tuğyan Ülkem Gülter'in kendilerine annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek, "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü.

Tanık R.G. ise Tuğyan'ın yıllar önce annesini öldüreceğine ilişkin sözler söylediğini, Gül Tut'un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ileri sürdü. Tanık S.C. de Tuğyan'ın kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia etti.

Bu beyanlar iddianamede tanık anlatımları olarak yer alırken, söz konusu iddiaların mahkeme tarafından yargılama sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor.

gullu-kizi-annemle-aramiz-bozuk-degil.jpg

BIKTIM BU ANNEMDEN

İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in annesiyle yaşadığı sorunlara ilişkin bazı WhatsApp yazışmalarına da yer verildi. Eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı yazışmalarda, "Bıktım bu annemden", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı.

Başka bir mesajında ise "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerini kullandığı belirtildi. İddianamede ayrıca Gül Tut'un ölümünden önce Tuğyan'ın bazı kişilere gönderdiği mesajlarda annesinden kurtulmak istediğini belirttiği ve annesinin ölmesini istediğine ilişkin ifadelerin bulunduğu kaydedildi.

İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in dijital materyallerinin incelenmesi sırasında yaptığı bazı internet aramalarına da yer verildi. Buna göre Gülter'in "Saçta metamfetamin çıkar mı?", "Esrar saçtan kaç günde çıkıyor?", "Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?", "Esrar vücudunuzda ne kadar süre kalır?", "Esrar 2 ay içilmese çıkar mı testte?", "Kokain saçta ne zaman çıkar?" ve "Haloperidol" şeklinde aramalar yaptığı belirtildi.

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.