Herkes müzik enstrümanı çalabilir

Herkes müzik enstrümanı çalabilir
Tamamen müzik eğitimi veren, yediden yetmişe, yeteneği olan, olmayan herkesi aynı sahneye toplamayı başaran Cahit Aşkın ve Küçük Arkadaşları, Türkiye’de dokuz şubesiyle faaliyet gösteriyor.

CAKA’nın koordinatörlüğünü yapan Doç. Dr. Zafer Kurtaslan ile CAKA ile ilgili her şeyi konuştuk.

Sizi tanıyalım öncelikle...
Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesiyim. Keman ve orkestra derslerini yürütmekteyim. Aynı zamanda CAKA’nın koordinatörüyüm.

“ÂŞIK VEYSEL TÜRKÜSÜ SESLENDİRECEĞİZ”

CAKA’yı anlatabilir misiniz?
CAKA, Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları’nın sembolize edildiği bir projedir. Türkiye’de ilk olan bu proje Aşkın’ın kişisel vizyonu ve eğitim modeli ile birleşerek son 10 yılın müzik eğitiminde önemli bir rol oynamış ve uluslararası alanı da kapsayan önemli sanatçılar yetiştirmiştir. CAKA modelinde ‘Yaparak Öğrenme’ esas olarak alınmış ve bireylerin kendi kültürel değerlerine saygıdan yola çıkarak kendilerini geliştirebilecekleri felsefesi temel alınmıştır. Böylelikle yerel kültürlere saygılı, ancak kazanılan birikimlerin daha geniş ölçeklerde ele alınıp uluslararası platformlarda temsiline yönelik bir çalışma sistemi sağlanmıştır. Çocukların kültürel dünyasını zenginleştiren her türlü eğitim hareketine sahip çıkan CAKA felsefesi ile çocuklar bir arkadaş olarak görünmüş ve onlara yukarıdan bakan ve dikte ettiren değil, arkadaşça öneren ve eğitim çalışmasının onlarla birlikte yürüyerek var olmasını sağlayan bir eğitim sistemidir.

Proje ilk olarak Bursa’da başladı. Daha sonra yurdun birçok yerinde yayıldı. Biz, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi kapsamında Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları’nın Türkiye’deki dokuzuncu şubesini Konya’da açtık. CAKA tamamen müzik eğitimine yönelik bir proje, yediden yetmişe herkesin müzikle iç içe olmasını istemekteyiz. Bireyin gelişiminde müziğin çok ciddi bir önemi var. Bu tür projelerin artması hedeflediğimiz çağdaşlaşma düzeyine ulaşmamamızı kolaylaştırır. Bu projeye paydaş olan ikinci üniversiteyiz. Eğitimlerimizden bahsedecek olursak ritim ve dans eğitiminde aileler çocuklarıyla gelip şarkılar söyleyerek dans ediyorlar ve çok mutlu oluyorlar. Bu uygulama Avrupa’da çok yaygın. Aileler bunun bir terapi olduğunu söylüyor. Çalgı eğitiminde ise her türlü çalgının eğitimini veriyoruz. Sizin aracılığınızla duyurmak istediğim bir şey var. Türk müziği enstrümanlarına çok az talep oluyor. Ailelere ve çocuklara bizim kendi enstrümanlarımızı tanıtmak gerekiyor. En önemli unsurlarımızdan olan milli enstrümanlarımızı gelecek kuşaklara taşımamız lazım. Bunun için de yerel müziklerimize sahip çıkmak gerekiyor. Mesela biz bu kurumuzu Âşık Veysel temasında yaptık ve kur sonunda 28 Aralık’ta bir konserimiz olacak. Bütün kursiyerlerimizle birlikte Âşık Veysel türküsü seslendireceğiz. Üç ayda bir temamız değişecek. 1 Ocak’tan itibaren Cihat Aşkın Bey faaliyetlerimize katılacak. Yurt dışından solistler gelerek Konya’da konser verecek.

Ritim eğitimi, çalgı eğitimi, çocuklara yönelik koro eğitimi, orff yaklaşımlı müzik eğitimi, müziksel işitme, engelliler için müzik terapi, çalgı yapımı, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği ve tasavvuf müziği gibi eğitimlerinizin dışında vermeyi düşündüğünüz eğitimler var mı?
Biz zaten çok kapsamlı bir program hazırladık. İhtiyaç olacak eğitimlerin hepsini bir araya topladık. Bunun dışında düşündüğümüz bir eğitim yok. Olması gereken her şey var.

“YETENEKLİ, YETENEKSİZ DİYE AYIRMIYORUZ”

CAKA’nın tüm yurttaki çalışma merkezlerinden gelen çocukların, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda verdiği konserden bahsedebilir misiniz? Bu organizasyonun ne gibi getirileri oldu?
Çok yoğun bir katılım oldu. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden öğrencilerin geldiği orkestramızda Konya’dan dört öğrencimiz vardı. Çok başarılı bir konser verdiler. Cihat Aşkın’ın dediği gibi “Ankara’ya Türkiye’nin birçok yerinden çiçekler geldi”. Çocuklarımızın hepsi orada harmanlandı. Çok güzel bir konser oldu, basında geniş yer aldık. Biz insanları yetenekli, yeteneksiz diye ayırt etmiyoruz. Herkes müzik adına bir şeyler yapabilir. Bu etkinliğimizde de hem CAKA ’da yetişmiş üst düzey kemancı ve solistler, hem yeni başlayan ve müziği içinde hissedenler bir arada konser verdiler. Müzik camiasından önemli isimler izledi. Her şeyden önce çocuklarımız çok mutlu oldular. Hayatlarında önemli bir iz bırakacak.

Proje Konya dışında hangi illerde yürütülüyor?
İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Kayseri, Mersin ve Afyon…

Eğitimleriniz ne kadar sürüyor?
Programlarımız üç aylık kurlar şeklinde… Her üç ay sonunda bir sertifika törenimiz var ve konser etkinliği ile sonlandırıyoruz. Gelmesi gereken yeri hedefleyip kurs sonunda oraya ulaşmış oluyorlar. Bu sertifikalar dersanelerin kaldırılmasıyla daha önemli hale geldi. Zaten Milli Eğitim Bakanlığı da bu tür sertifikaların önemli katkılar sağlayacağını söylemişti.

Konya’da kaç tane üyeniz var?
Yaklaşık 80 tane…

Şu an projenin koordinatörlüğünü yürütüyorsunuz. Siz bu projeyle nasıl tanıştınız?
Yüksek Lisans yaparken Cihat Aşkın Bey’in öğrencisiydim. Bu sayede onun ideallerini ve fikirlerini yakından takip ettim. İlk önce bu projede öğrenci oldum. 2008 yılından beri hocalık yapıyorum. Akademisyenlik hayatım boyunca Cihat Aşkın Bey ile birçok ortak faaliyetimiz oldu. Konya’da kurulma zamanı geldiği zaman rektörümüz sayın Prof. Dr. Muzaffer Şeker ile görüştük. Olumlu yanıt alınca projeyi başlattık.

“BABA İLE ÇOCUĞU AYNI KONSERDE KEMAN ÇALIYOR”
Kurs sonunda konser verecek çocukları seçerken özel bir kriteriniz var mı?

Ayrım yapmıyoruz. Yetenekli, yeteneksiz diye ayırmıyoruz.

“Bu proje ile 7 yaşındaki bir çocuk ile 70 yaşındaki bir büyük aynı potada eğitilebilirler. Yani kemana başlangıç yaşı yoktur. Tıpkı mutluluğa başlamanın yaşı olmadığı gibi…” Bu güzel cümleler Cihat Aşkın’a ait. Sahi 7 yaşındaki bir çocukla 70 yaşındaki bir büyüğün aynı koroda olduğu oldu mu hiç?
Biz zaten aynı kıyafeti herkese giydirmeye çalışmıyoruz. Bireylerin özelliklerini iyi bilip onlara göre bir program geliştirirsek aynı potada eğitebiliriz. Örnek verecek olursak baba ve evladı aynı grupta keman dersi alarak konserde birlikte çalıyorlar. Bu biz de çok oluyor.

Cihat Aşkın’dan bahsedelim biraz da…

Cihat Aşkın dünyanın önde gelen keman sanatçılarından birisi. Aynı zamanda da İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nda Profesör. Dünyanın dört bir yanında yoğun konserlerinin yanı sıra geliştirdiği müzik eğitimi projeleri ile de ülkemizin çocuklarının en doğru şekilde müzik eğitimi almasını sağlıyor. Türkiye için çok önemli bir sanatçı… Kendisi dünyanın çok önemli müzik okullarında okumuş, birçok uluslararası yarışmalarda ödüller kazanmış, dünyanın en önemli konser salonlarında konserler vermiş iyi bir akademisyen. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda profesör... Kendisinin öğrencisi ve meslektaşı olmaktan gurur duyuyorum. Bu projeyi Konya’da yürütmemize izin verip bize destek verdiği için kendisine teşekkür ediyorum.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.