'Hz. Yusuf iffet ve ahlâk abidesi bir şahsiyettir'

'Hz. Yusuf iffet ve ahlâk abidesi bir şahsiyettir'

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde Hz. Yusuf kıssasını anlatan Dr. Mustafa Güçlü, “Hz. Yusuf çile ve belalarla dolu hayatında iffet, ahlâk ve sabır abidesi bir şahsiyettir” dedi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde Hz. Yusuf kıssasını anlatan Dr. Mustafa Güçlü, “Hz. Yusuf çile ve belalarla dolu hayatında iffet, ahlâk ve sabır abidesi bir şahsiyettir” dedi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde Dr. Mustafa Güçlü, Hak-Bâtıl Mücadelesi’nin dördüncü bölümünde, Hz. Yakub ve Hz. Yusuf peygamberlerin hayatını ve putlarla mücadelesini anlattı.

Hz. Yakub’un dört hanımından biri kız 13 çocuğunun olduğunu ve Rahil adlı eşinden Yusuf’un doğduğun ifade eden Dr. Mustafa Güçlü, “Hazret-i Yakub, Hz. İshak'ın oğludur. Lakabı "İsrail" olduğundan oğullarına ve torunlarına "Beni İsrâil (İsrailoğulları)" denmiştir. Filistin civarında Kenan diyarında yaşayan İsrailoğulları’na gönderilen bir peygamberdir.” dedi. Hz. Yusuf kıssasını özetle dile getiren Dr. Güçlü, Mısırlı Aziz ile evlenen Züleyha’nın, çok güzel olan Yusuf’a rahat bir şekilde birlikte olma teklifinde bulunduğunu hatırlatarak şu ifadelere yer verdi:

 

“Hz. Yusuf’un Züleyha ile imtihanı

İnsanın süfli özelliklerinin başında şehvet, servet, devlet gelir. Zapt edilmesi zor olan bu evrensel üç hırsa kapılan insanın kurtulma şansı yok! Sadece Allah’ın korudukları hariç. Züleyha, tekliflerini her seferinde geri çeviren Yusuf’u sonunda bir odaya kapatarak aynı teklifi tekrar yapar. Fakat Yusuf, son bir hamleyle odadan kaçmak için kapıya yönelir, bu sırada Züleyha eliyle Yusuf’u odadan kaçmasını eliyle engellemek isterken Yusuf’un gömleği parçalanır. O sırada kapıdan içeriye diğer kadınlarla birlikte Aziz girer ve durum anlaşılır. Bu olay karşısında Züleyha’nın itibarı sarsılır. Ülke çapında üst düzey devlet yetkililerinin hanımlarına bir yemek ziyafeti verir. Bu esnada içeriye Yusuf girer. Yusuf’un güzelliği karşısında kadınlar parmaklarını keserler, fakat farkında olmazlar. Züleyha bu durum karşısında kendini kurtarmak için savunma pozisyonu alır. Bütün bu yaşananlara rağmen Yusuf, haklı olmasına karşın yargılama sonucunda zindana atılır. Peygamberlik nübüvveti hapishanede iken gelir ve kendisine rüyaları yorumlama bilgisi verilir.”

 

“Tıpta yılan genç ve sağlıklı kalmanın sembolüdür”

Mısır kültürünün pagan ve çok tanrılı bir kültür olduğunu hatırlatan Güçlü, Nuh Tufanından sonra yeryüzüne hakperestliğin yayıldığını, Sümerlerle birlikte de her tarafa putperestliğin yayıldığına dikkati çekerek “Şeytan, Sümerlerde yılan sembolüne dönüştürülmüştü. Mısır’da da  halk, Mısır’ı dev bir kobra yılanının koruduğuna inanıyor. Mısır kültürünün temeli kobra yılanıdır. Arap kültürünün temeli devedir. Türk kültürünün temelinde de at vardır. Mısır’daki Ped (Tıp) şehrinden ismini alan sağlık ve tıbbın sembolünün yılan olması da, yılanların sürekli deri değiştirmesinden dolayı derinin parlaklığını koruması ve genç gözükmesinden dolayı onu eski inanca göre ölümsüzlüğün sembolü haline getirmiştir. Günümüz tıbbında yılan genç ve sağlıklı kalmanın sembolüdür.” dedi.

“Mısır’a sultan olan Hz. Yusuf ve Yusuf yüzlüler”

Mısır’da ayrıca Amon tanrısı ile Ra tanrısına inananların çok mücadelesi olduğunu ve sonunda Amon tanrısı yanlılarının kazandığını belirten Güçlü, Hz. Yusuf’un Mısır’a “maliye bakanı” olmaya başlayacağı dönemde bu Amon tanrısı yöneticilerinin Firavunlar ve diğer devlet ricali üzerinde büyük etkisi olduğunu da hatırlattı. Güçlü, “Hz. Yusuf, hapishanede yatan ve Amon tanrısına tapan mahkûmları da etkileyerek diğerleriyle birlikte inanç ve kültürlerini tek Allah inancına dönüştürür. Yönetim bundan son derece memnun olur. Hapishanelerde yatan ve hapishane kültürü alan Nurcular ve Ülkücüler; “Yusufiyelî, Taş Medreseli, Medrese-i Yusufîye, Yusuf Yüzlüler” gibi tabirlerle kendilerini Hz. Yusuf’la özdeşleştirirler” dedi.

Züleyha ile Hz. Yusuf’un Allah’tan gelen bir vahiyle evlendiklerini ve iki oğlan bir kız çocukları dünyaya geldiğini ve Hz. Yusuf’un 120 yaşında öldüğünü belirten Güçlü, İsrailoğulları’nın Mısır macerasının Hz. Yusuf’un gömleğini yüzüne sürmesiyle gözü açılan Hz. Yakup’la başlayıp Hz. Musa ile devam ederek 430 sene sürdüğünü söyledi. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.