İstanbul Sözleşmesi'ne destek çağrılarına Konya'dan tepki
Eşcinselliğin ve sapkınlığın dayanağı haline gelen ve toplumun her kesiminden büyük tepki çeken “İstanbul Sözleşmesi’ne destek” çağrılarına tepki yağıyor. MİL-Diyanet Sen Konya Şube Başkanı Mustafa Aktürk, “Eşcinsel LGBT örgütlerinin ve derneklerinin gayri ahlaki faaliyetlerine dayanak olan bu sözleşmeyi savunmak dini ve milli değerlerimizi tanımamaktır” dedi

Türkiye’de aile kurumunu kökünden dinamitleyen eşcinselliğin ve sapkınlığın dayanağı haline gelen ve toplumun her kesiminden büyük tepki çeken “İstanbul Sözleşmesi’ne destek” çağrılarına tepki yağıyor. Önce Koç Holding ardından Sabancı Vakfı ve Borusan Holding’in açıklamaları, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma yolunda adım atabileceği belirtilen hükümeti etki almak olarak değerlendirildi

KONYA’DAN SERT TEPKİ
Koç Holding'in resmi Twitter hesabından İstanbul Sözleşmesine yönelik destek açıklaması ile ilgili MİL-Diyanet Sen Konya Şubesi’nden tepki geldi. İl Başkanı Mustafa Aktürk, “Koç Holding aslında bizleri çok şaşırtmadı. Yıllarca milli ve dini değerlerimizle mücadele eden zihniyetin hep yanında olmuş bir kuruluş olarak, zaten İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkmalarını da beklemiyorduk” dediKoç Holding'in resmi Twitter hesabından İstanbul Sözleşmesine yönelik destek açıklaması ile ilgili MİL-Diyanet Sen Konya Şubesi’nden sert tepki geldi. Koç Holding'in resmi Twitter hesabından İstanbul Sözleşmesine destek açıklaması yapıldı. Koç Holding tarafından yapılan açıklamada "İstanbul Sözleşmesi'nin tarafı olmak, kadına şiddetle mücadele konusundaki kararlılığın göstergesidir. Bu vesileyle ülkemizdeki herkesi ve tüm yetkili kurumları İstanbul Sözleşmesi'ni korumaya ve bağlı kalmaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Konu ile ilgili açıklama yapan MİL-Diyanet Sen Konya Şubesi İl Başkanı Mustafa Aktürk, “Koç Holding, bugün tarihe kara leke olarak geçecek talihsiz bir çağrıda bulundu” dedi.
ŞİDDET VE CİNAYET İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İLE 10 KAT ARTTI
Koç Holding’in yaptığı açıklama nedeniyle milletten ve değerlerden uzak olduğuna dikkat çeken İl Başkanı Mustafa Aktürk, “Kadına şiddet ve kadın cinayetleri İstanbul Sözleşmesi’yle azalmadı, tersine on kat daha arttı. Yapılan tüm resmi istatistiklerde, kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin sözleşme öncesi daha az olduğu, sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle de artarak devam ettiği resmi kayıtlarda belgelenmiştir. İstanbul Sözleşmesi’ni halkımıza sevdirmek ve benimsetmek için, ikide bir ‘kadına şiddete hayır yasası’ olarak takdim edilmesi, milletimizle alay etmektir. Toplumu ifsat eden, yüzbinlerce ailenin dağılmasına neden olan, gençlerimizi ahlaksızlık buhranına düşüren ve her türlü pisliğin ve ifsadın dayanağı haline gelen bu sözleşmeyi savunmak ve tüm kurumlara bu sözleşmeyi koruma çağrısı yapmak Koç Holding’e yakışmamıştır” diye konuştu.
‘BU SÖZLEŞMEYİ SAVUNMAK DİNİ VE MİLLİ DEĞERLERİ TANIMAMAKTIR’
Mustafa Aktürk, İstanbul Sözleşmesi’ni savunanların dini ve milli değerleri tanımadığına dikkat çekerek, “Eşcinsel LGBT örgütlerinin ve derneklerinin gayri ahlaki faaliyetlerine dayanak olan, Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş hocamıza suç duyurusunda bulunanların sığınağı olan, sözde ‘onur yürüyüşleri’ yapacak kadar küstahlaşan gayri ahlaki yapıların destek aldığı bu sözleşmeyi savunmak dini ve milli değerlerimizi tanımamaktır. ‘Kadının beyanı esastır’ saçmalığı sebebiyle binlerce erkek evinden uzaklaştırılmış, bu sebeple kadın cinayetleri artmış, aileler dağılmış, boşanmalar artmış ve küçük yaşta on binlerce çocuk psikolojik ruhsal problemlerle karşı karşıya kalmıştır” şeklinde konuştu.
‘AYAFOSYA TAMAM SIRA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDE’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya’nın camiye dönüştürme kararı gibi İstanbul Sözleşmesi’nin de iptalini açıklayacağına güvenlerinin tam olduğunu dile getiren MİL-Diyanet Sen Konya Şubesi İl Başkanı Mustafa Aktürk, “Mil-Diyanetsen olarak; kurulduğumuz saatten itibaren bulduğumuz her platformda, sosyal medya mecralarında, TV ve yazılı basında, sürekli İstanbul Sözleşmesi’nin ivedilikle iptal edilmesi gerektiğini vurgulamış ve kamuoyu oluşturmayı başarmış bir sendikayız. En son hükümet cenahından yapılan açıklamalar ve nihayet Sayın Cumhurbaşkanı’mızın MYK toplantısı sonrası verdiği talimat bizleri ziyadesiyle sevindirmiştir. Ayasofya’nın camiye dönüştürme kararı gibi İstanbul Sözleşmesi’nin iptal kararının da çok yakında çıkacağına olan güvenimiz tamdır” ifadelerini kullandı.
‘KOÇ GÖKKUŞAĞI RENKLERİNE ÖZENMİŞ’
Mustafa Aktürk, yapılan açıklamaya şaşırmadıklarını kaydederek Koç Holding’i kınadı. Aktürk konu ile ilgili şöyle konuştu: “Koç Holding aslında bizleri çok şaşırtmadı. Yıllarca milli ve dini değerlerimizle mücadele eden zihniyetin hep yanında olmuş bir kuruluş olarak, zaten İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkmalarını da beklemiyorduk. Koç Holding, Koç’luğu bırakıp gökkuşağı renklerine özenmiştir. Ayasofya’da ilk Cuma namazında okuduğu hutbe nedeniyle Diyanet’e ve Başkanı’na sistematik bir şekilde saldıran hastalıklı zihniyetin, ‘Ali Erbaş İstifa’ ve ‘Diyanet Kapatılsın’ diyenlerin elini güçlendirecek bu kabil açıklamalar yapan Koç Holding kuruluşunu kınıyor ve milletimize havale ediyoruz.”


‘KADINA ŞİDDETİN KORUYUCUSU’ GİBİ LANSE EDİLDİ
Koç Holding, son günlerde eşcinselliği meşrulaştırdığı ve aile kurumunu tehlikeye attığı için tartışma konusu olan ve Türkiye’nin de taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi hakkında Twitter hesabından dikkat çeken açıklamalar yaptı. Açıklamada şöyle denildi: İstanbul Sözleşmesinin tarafı olmak, kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlılığın göstergesidir. Bu vesileyle ülkemizdeki herkesi ve tüm yetkili kurumları İstanbul Sözleşmesi’ni korumaya ve bağlı kalmaya davet ediyoruz. Kadınların şiddete maruz kalmadığı, öldürülmediği bir ülke için dayanışma içinde mücadele etmek gerektiğine inanıyoruz. Koç Topluluğu olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadına yönelik şiddetle mücadele başta olmak üzere kadınların erkeklerle eşit hak ve özgürlüklere sahip olduğu bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz.”
SABANCI VE BORUSAN DA DESTEK ÇAĞRISINDA BULUNDU
Koç Holding’ten sonra Sabancı Vakfı ve Borusan Holding tarafından da İstanbul Sözleşmesi'ne destek çağrısı geldi. Toplumun büyük kesminden tepki çeken Sözleşmenin kadın-erkek eşitliği önemli olduğu iddia edildi.

Numan Kurtulmuş:
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NİN İMZALANMASI YANLIŞTI’
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Anadolu Soruyor Programı"nın canlı yayınında İstanbul Sözleşmesiyle ilgili özeleştiri yapmış, “İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanması gerçekten yanlıştı. Halkımızda böyle büyük bir beklenti varken AK Parti olarak biz buna bigane kalmayız. Sözleşmeden çıkılır” demişti.
‘SALDIRGAN FAALİYETLERE KARŞI TEPKİLER VAR’
Dünya çapındaki bazı firmaların LGBT ile ilgili destek açıklamalarının sorulması üzerine Kurtulmuş, “Açık söyleyeyim bugün dünyanın birçok ülkesinde bazı yerlerinde maalesef hemcins evliliklerin yasal hale getirilmesi erkek erkeğe ya da kadın kadını af edersiniz evliliklerin ortaya çıkarılması gibi son derece insanlık dışı, ahlak dışı, yaradılış dışı ve doğal olanın dışında bir mesele pompalanmaya çalışılıyor" demişti.
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NİN İMZALANMASI YANLIŞTI’
Kurtulmuş, İstanbul Sözleşmesi'ne yönelik soruya, "İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanması gerçekten yanlıştı. 2011 yılında İstanbul'da imzalandı ve Türkiye 2012'nin Kasım ayında bunu Parlamentodan geçirerek yasalaştırdı. 2014'te de bu sözleşmeye imza atan ülke sayısı 10 ülkeye çıkınca 2014'te de İstanbul Sözleşmesi, uluslararası bir hukuk metni haline getirildi. Bu metnin içerisinde iki tane önemli husus var dikkat çekmemiz gereken ve bizimle asla uyuşmayan, bunlardan birisi toplumsal cinsiyet meselesi bir de cinsel yönetim yönelim tercihi. Şimdi bunlar ve başka şeyler de var ama bu iki meselenin demin konuştuğumuz çerçevede tam da bu LGBT vesaire gibi unsurların marjinal unsurların ekmeğine yağ sürecek kavramlar olduğu ya da onların arkasına sığınarak faaliyet yapabilecekleri alanlar oldu görülüyor." yanıtını vermişti.
‘SÖZLEŞMEDEN ÇIKILIR’
"İstanbul Sözleşmesi evet yanlış bir şeydir, bu çok açık söylüyorum." ifadelerini kullanan Kurtulmuş, şöyle devam etmişti: "İstanbul Sözleşmesi olmazsa Türkiye'de kadına karşı şiddet artar tezide bir şehir efsanesidir. Yalan, bir yanlış propagandadır. Türkiye'de bütün siyasi partilerin tabanlarında İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması ya da bunun bir düzenlemeyle revize edilmesi konusunda çok ciddi beklentiler vardır. Bunun aileye zarar verdiği konusunda endişeler var. Tabii ki, yani siyaset şöyle bir şey değil, siyaset yukarıda bir alan ve halk ne düşünüyor bununla ilgilenmeyen bir alan değil. Halkımızda böyle büyük bir beklenti varken AK Parti olarak biz buna bigane kalmayız. Nasıl usulünü yerine getirerek bu sözleşme imzalanmışsa, aynı şekilde usulü yerine getirilerek bu sözleşmeden çıkılır." karşılığını vermişti.

POLONYA İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇIKMAYA HAZIRLANIYOR
Polonya Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro, İstanbul Sözleşmesi'nde yer alan bazı maddelerin ideolojik olduğunu savunarak, söz konusu sözleşmeden çekilmek için Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bir öneride bulunacaklarını söyledi. Sözleşmede bazı maddelerin ideolojik unsurlara sahip olduğunu savunan Ziobro, sözleşme ile "biyolojik cinsiyete karşı sosyo-kültürel cinsiyetin" inşa edilmeye çalışıldığını, bu durumun Polonya tarafından kabul edilemez ve zararlı olarak değerlendirildiğini vurguladı.
POLONYA, EŞCİNSELLER ARASINDA AİLE KURULMASINA KARŞI
Ziobro, sözleşmenin bazı maddelerinin çocuk ve gençlere eşcinsellerin aile kurabilecekleri yönünde eğitim verilmesini öngördüğünü, bunun kabul edilemez olduğunu belirterek, "LGBT’liler arasında aile ilişkisi kurulmasının teşvik edilmesine karşı çıkıyoruz, bu daha ziyade sol ve eşcinsel çevrelerin savunduğu bir yaklaşım, böylelikle yaklaşımlarına hukuki bir zemin oluşturmaya çalışıyorlar. Dol ve feminist propagandalara karşı dikkati olunması ricasında bulunuyorum. İstanbul Sözleşmesi'ne karşı olmanın mağdurların korunmasına da karşı olmak anlamına geldiğini söylüyorlar, bu düpedüz bir yalandır” dedi.
(M. Mustafa Özdemir)

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.