KAR YAĞIŞINA ISI ENGELİ
Kışın simgesi ve bereketi beyaz rahmet kar, Aralık ve Ocak aylarında Konya’nın şehir merkezinde kendini yok denecek kadar az gösterdi. İlçelerde yoğun olan kar yağışının kent merkezinde kendini göstermesinin temel nedeninin ısınma olduğunu ve şehir ortamının kentin ikliminde büyük etkisi olduğunu söyleyen Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Tarım ve İklim Değişiklikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Kubilay Kurtuluş Baştaş, yapıların bölgedeki ısı dengesini etkilediğini söyleyerek, iklim değişikliğinin de en büyük faktörlerden biri olduğunu söyledi.
KAR ISI NEDENİYLE YAĞMURA DÖNÜŞÜYOR
Kentleşmenin artması ve karbondioksit, karbon monoksit, nitrojen oksit gibi gazların doğaya salınımıyla beraber kent merkezlerinin ısısının yükseldiğini dile getiren Doç. Dr. Kubilay Kurtuluş Baştaş, karın ısınan noktalara yağış olarak düştüğünü ifade etti. Baştaş, “Kentleşme iyice artıyor. Kent merkezleri ısınmaya başlıyor ve özel gazların doğaya salınmasıyla merkezin ısısı artıyor. Isınan bir noktada kar yerine yağış olarak görünüyor. Ama son dönemde yağışta azalmaya başladı. Bu, şu anki mevcut yapının özellikle iklim değişikliğine bağlı olan yapının iyice etkisini göstermeye başladığının işareti. Evlerde kullanılan fosil yakıtlar da etkiliyor. Fosil yakıt demek bugün için iklim değişikliğine en büyük sebep olan gazları ortaya çıkaran yakıt türü. Şehir merkezlerindeki araçlar da fazlasıyla etkiliyor” dedi.
“OCAK’TA KAR YAĞMALI”
Hava şartlarının mevsim normallerinde olması gerektiğine vurgu yapan, Tarım ve İklim Değişiklikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Kubilay Kurtuluş Baştaş, “. Ne yazık ki yeni nesil karı görmeden büyüyor. Daha eski nesil için karın yağmaması psikolojik bir sorun. Psikolojik anlamda da kötü ama diğer etkileri çok daha kötü. Kar havada bulunan mikrobu hapsederek toprağa indiriyor, asılı kalan mikrobu ise öldürüyor. Soğuk havalarda ise mikrop yaşayamaz. Ama şimdi hava sürekli sıcak. İnsanı hastalandıran mikroorganizmalar genellikle sıcak havalarda yaşarlar, o yüzden herkes sürekli hasta. İşin kötü yanı bu hastalıklar da yeni ırklar oluşturduğu için tedavisi de çoğu zaman mümkün olmuyor. Ocak’ta kar yağmalı. Yağan kar yere düşmeden eriyor, çünkü yer sıcak. Yağmur ve kar arasında çok farklı özellikler var. Aynı zamanda Tarımsal anlamda karın, toprağın üstünü bir yorgan gibi örten, toprağın altındaki bitkileri soğuktan koruyan bir yapısı var” diye konuştu.
“YAPILAR ISIYI MUHAFAZA EDİYOR”
Isı adasının, kent merkezlerindeki sıcaklığı yüksek tuttuğunu ifade eden Doç. Dr. Baştaş, “Isı adası kentleşmeyle birlikte oluşan ana merkez anlamında kullanılan bir tabir. Müstakil bir evle sitenin ortaya koymuş olduğu enerji açığı, ısının meydana gelişi birbirinden çok farklı. Şehir merkezlerinde son dönem görüldüğü gibi siteler, rezidanslar iyice artmaya başladı ve birçoğu cam yüzey. Bütün yeşil alanları keserek, yok ederek yapılan yapılanmalar bunlar. Maalesef üretilen bu tür tehlikeli gazların yanı sıra o bölgede oluşan bir mikroklimayı oluşturuyor. Mikroklima ise o ısı adacıklarının oluşmasına sebep oluyor. Kent merkezlerinde ısıyı hapsediyor, istenilen ısıya düşemiyoruz. İlçelerde olduğu gibi şehir merkezine de kar yağıyor. Ancak merkezdeki yoğun ve yüksek yapılaşma yerdeki ısının yeteri kadar düşmesini engellediği için kar yağmur olarak geliyor. Beton yapılar ve cam binalar ısı dengesine etki ederek sıcak havayı muhafaza ediyor. Bölge planlaması yapılırken iklim koşulları mutlaka göz önünde bulundurulmalı” şeklinde konuştu. Dilhan DUMANOĞLU

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.