Karapınar Karacadağ’ı Koruma Platformundan tepki!
Karapınar Karacadağ’ı Koruma Platformu, Karacadağ’da yürütülen maden arama çalışmalarına tepki gösterdi. Platform Basın Sözcüsü Mehmet Suvatçı, Karacadağ’ın doğal, jeolojik ve kültürel değerleriyle korunması gereken önemli bir yaşam alanı olduğunu belirterek, bölgenin maden sahasına dönüştürülmesine karşı olduklarını söyledi.
Platform üyeleriyle birlikte açıklama yapan Suvatçı, Ağustos ayında gerçekleştirilen ihale sonrasında Karacadağ’daki maden arama sürecinin başladığını ifade etti. Suvatçı, aynı dönemde UNESCO Karapınar Jeopark başvuru sürecinin başlatıldığının açıklandığını hatırlatarak, “Madem Karacadağ korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken doğal ve jeolojik miras alanları arasında değerlendiriliyor, o halde gerçekten korunmalıdır. Maden sahasına dönüştürülmemelidir” dedi.
“KARACADAĞ YALNIZCA BİR DAĞ DEĞİLDİR”
Karacadağ’ın Konya’nın Karapınar, Ereğli ve Emirgazi ilçeleri sınırlarında yer aldığını belirten Suvatçı, bölgenin milyonlarca yıllık jeolojik oluşumu, biyolojik çeşitliliği ve kültürel mirasıyla önemli bir değer taşıdığını söyledi.
Karacadağ’ın tarım, hayvancılık, mera, su kaynakları ve yaban hayatı açısından bölge halkının yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Suvatçı, özellikle Yeşilyurt ve Akören mahalleleri sınırlarında bulunan Ovacık mevkiinin doğal yapısı ve yaylalarıyla önemli bir yaşam ve doğa alanı olduğunu kaydetti.
Suvatçı, “Karacadağ yalnızca bir dağ değildir. Toprağımız, suyumuz, meramız, yaylamız, tarımımız, yaban hayatımız, ekolojimiz, hayvancılığımız, alın terimiz ve geleceğimizdir. Karacadağ’ın maden sahasına dönüştürülmesiyle bölgede hayatın biteceğinden endişe ediyoruz” diye konuştu.
“MADEN ARAMA FAALİYETLERİNİ KÜÇÜMSEMİYORUZ”
Maden arama çalışmalarının yalnızca sondaj faaliyetlerinden ibaret olmadığını savunan Suvatçı, ulaşım yolları, araç trafiği, gürültü, toz, arazi kullanımı ve atıklar gibi unsurların da bölge üzerinde etkiler oluşturabileceğini söyledi.
Ekonomik olarak işletilebilir bir rezerv bulunması halinde daha geniş kapsamlı bir madencilik faaliyetinin gündeme gelebileceğini belirten Suvatçı, işletme alanları, yollar, ağır tonajlı araçlar, tesisler ve pasa depolama alanlarının bölgeyi etkileyebileceğini ifade etti.
Suvatçı, “Altın bulunsun ya da bulunmasın, bugün yapılan aramanın etkileri bugünün ve yarının yaşamını ilgilendiriyor. Eğer maden bulunursa ne olacaktır? İşletme kurulacak mıdır? Ne kadar alan kullanılacaktır? Su ihtiyacı nasıl karşılanacaktır? Pasa ve atıklar nereye konulacaktır? Tarım ve hayvancılık nasıl etkilenecektir?” ifadelerini kullandı.
YETKİLİLERE ÇAĞRI
Karacadağ’ın geleceğinin yalnızca ekonomik değerlendirmeler üzerinden ele alınmaması gerektiğini dile getiren Suvatçı, bölge halkının görüşlerinin dikkate alınması çağrısında bulundu.
Suvatçı, “Karacadağ’ın su kaynakları, tarım alanları, meraları, hayvancılığı, doğal yaşamı, jeolojik ve kültürel değerleri bizim için pazarlık konusu değildir. Karacadağ’da yaşayan halk olarak kararımız kesindir: Maden arama faaliyetlerine ve Karacadağ’ın maden sahasına dönüştürülmesine hayır diyoruz” dedi.
Yetkililere de çağrıda bulunan Suvatçı, “Halkın yanında olun. Karacadağ’da yaşayan insanların iradesine sahip çıkın. Bölge halkını ve bu coğrafyanın geleceğini koruyan kararların arkasında durun” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.