Konya'da insan yüzlü 5 bin yıllık küp bulundu! Orada yaşamayı reddetmişler
16
Konya'nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük'te yürütülen arkeolojik kazılarda bulunan insan yüzü, Anadolu yaban keçisi ve hayat ağacı kabartmalarıyla süslü yaklaşık 5 bin yıllık olduğu değerlendirilen küp, bölge tarihine ışık tutacak.
İlçeye 8 kilometre mesafedeki Gökhöyük, 1950'lerde James Mellaart tarafından yapılan araştırmalarda tespit edildi.
Devlet Su İşlerinin (DSİ) 2002'de sulama kanalı projesi kapsamında höyüğün doğusundan toprak aldığı sırada arkeolojik eserlerin bulunması üzerine çalışmalar durduruldu.
26
Bölgede Konya Müze Müdürlüğünce 2002-2005 yıllarında kurtarma kazısı yapıldı.
Uzun yıllar ara verilen çalışmalar, 2020'de Kültür ve Turizm Bakanlığının izni doğrultusunda Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ramazan Gündüz başkanlığında yeniden başladı.
Kazı projesi, son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün Geleceğe Miras Projesi kapsamında sağlanan desteklerin yanı sıra Konya Büyükşehir Belediyesi ve Seydişehir Belediyesi katkılarıyla ivme kazandı.
36
Kazı Başkanı Doç. Dr. Gündüz, Gökhöyük'ün MÖ 7000'li yıllardan başlayarak Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir çağları ile MS 1000'li yıllara kadar bölgedeki günlük yaşam, gelenek ve kültür hakkında önemli bilgiler sunduğunu söyledi.
İlk izlerini 2024'te gördükleri bir küpün kazı ekibini heyecanlandırdığını anlatan Gündüz, "Biz küpü ilk gördüğümüzde yani 2024'te böyle bir ünik eserle karşılaşacağımızı hiç düşünmemiştik. 2025'te bu alanı açtığımızda 'Bu bizim için sürpriz oldu' diyebilirim. Küpü höyüğün merkezinde F8 Açması olarak adlandırdığımız alanda bulduk. Normalde küpün ağzının üste bakması, insanların kullanım halini gösteriyor olması lazımdı. Ancak bu küpün itinayla ters çevrilerek bu alanın bilinçli şekilde terk edildiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.
46
Küpün bulunduğu alanın sivil mimari mi yoksa kutsal bir mekan mı olduğu konusunda alan henüz tam olarak kazılmadığı için bilgi sahibi olmadıklarını aktaran Gündüz, burada devam eden çalışmaların mekan hakkında daha çok bilgi vereceğini dile getirdi.
Küpün ağız açıklığının çapının 1 metre, boyunun da yaklaşık 120 santimetre olduğuna değinen Gündüz, yaklaşık 800-1000 kilogram malzeme kapasitesinin bulunduğunu belirtti.
56
Gündüz, küpün o dönemde herhangi bir gündelik işte kullanıldığını düşünmediklerini vurgulayarak, "Bu küpün daha çok belirli seremonilerde kullanılmış olması muhtemel. Çünkü küpün etrafında bulunan 5 tane kulp bunun zamanla bir yerden bir yere taşınmış olabileceğini de bize gösterdi. Üzerindeki süslemeler bunun gündelik bir kaba ait olmadığını gösteriyor. Üzerinde böylesi bir bezemenin olması kabın aslında özel ritüellerde kullanıldığını bize gösterir." diye konuştu.
66
Küpün ağız kısmında kaş, iki göz ve burun kabartması olduğuna dikkati çeken Gündüz, şöyle konuştu:
"Bir insan silueti oluşturulmaya çalışılmış. Bu gözün hemen altındaysa bir hayat ağacı. İki tarafında da bu hayat ağacına tırmanan keçileri görüyoruz. Anadolu'daki kadim toplumların geçmişlerinde hayat ağacı ve keçilerin bereketi, hayatın devamlılığını sergilediğini biliyorduk. Burada hem o yaşamın devamını hem de bereketi bolluğu simgeleyen ögeleri de bir yaratıcının yukarıda koruduğunu söyleyebiliriz. Yapılan çalışmalar ve incelemeler küpün Erken Tunç Çağı 1'in sonu ya da Erken Tunç Çağı 2 dönemine tarihlenebileceğini bize gösterdi."
Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu da Gökhöyük'ün bölge tarihi açısından önemli olduğunu, kazı ekibine her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.