Konya’da yer yarıldı!
Konya’nın kuzeyinde bulunan ilçelerden Altınekin’e bağlı Dedeler Mahallesi’nde toplam uzunluğu 2 kilometreyi, derinliği 1 metreyi, genişliği ise yarım metreyi bulan yer yarıkları oluştu. Yerleşim yerine yakın bir konumda oluşan yarıklar mahalle halkını tedirgin etti.
Altınekin’e bağlı Dedeler Mahallesi’nde kısa bir süre önce toprak kırılmaları ve bu kırılmaya bağlı olarak derin yarıklar meydana geldi. Mahalledeki yerleşim yerine yakın bir konumda meydana gelen kırılmayla birlikte oluşan, uzunlukları 136 metreyi, derinlikleri yer yer 1 metreyi, genişlikleri ise yarım metreyi bulan yarıklar, mahalle sakinlerini tedirgin etti.
Daha önce mahallede görülmeyen derin yarıkların ilk defa gözlemlendiğini belirten Dedeler Mahallesi Muhtarı Erdoğan Şen, mahalle sakinleri tarafından yerleşim yerine yakın bir konumda bir anda beliren derin yarıkların incelenmesi için yetkili mercilere hızlı bir şekilde bilgi verdiklerini ifade etti.

MTA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ YETKİLİLERİ KIRILMALARI İNCELEDİ
Dedeler Mahallesi sınırlarında ve ikamet edilen mahalle merkezine çok yakın bir konumda meydana gelen uzun ve derin yarıkların oluşturduğu tedirginlik üzere derhal harekete geçerek MTA Bölge Müdürlüğü’ne konuyla ilgili bilgi aktardıklarını dile getiren Muhtar Erdoğan Şen, “Daha önce Konya’nın birçok bölgesinde olduğu gibi Altınekin ilçesi sınırlarında da zaman zaman obruklar meydana geldiğini duymuştuk. Ancak mahallemiz sınırlarında oluşan bu kırılmanın ileride bir obruk oluşumunu da beraberinde getirip getirmeyeceğini bilemiyoruz. Toprak kırılmasına bağlı olarak uzunlukları 136 metreyi, derinlikleri 1 metreyi bulan ve iki farklı nokta üzerinden uzanan yarıkların oluşturduğu endişeden ötürü MTA Bölge Müdürlüğü yetkililerine durumu ihbar ettik. MTA Bölge Müdürlüğü uzmanları da Dedeler Mahallesi’ne gelerek bölgemizde inceleme, ölçüm ve araştırmalarda bulundular” dedi.

TOPRAK KIRILMALARININ SEBEBİ DEPREM Mİ, YERALTI SULARININ ÇEKİLMESİ Mİ?
Bölgedeki kalıcı yüzey yarıklarının oluşumunun ana nedeninin yeraltı su seviyesindeki hızlı düşüş ve karbonatlı kayaçlardaki erimeler olduğu üzerinde durulduğunu ifade eden Dedeler Mahallesi Muhtarı Erdoğan Şen, “MTA yetkilileri tarafından yapılan incelemeler doğrultusunda oluşturulan rapora göre, bölgemize yakın alanlarda bu türden yarıklar oluşturacak büyüklükte bir deprem kaydı yoktur. Yüzeydeki yarıkların daha derinde de oluşmuş olabileceği ihtimali de söz konusudur. Bölgemiz Orta Anadolu’da yer aldığı, bölgesel yağış miktarının azlığı ve özellikle son 15-20 yılda yeraltı suyundaki aşırı tüketim nedeniyle yeraltının dengesinin bozulduğu ifade ediliyor. Oluşan yüzey yarıklarının ana nedeninin yeraltı su seviyesindeki hızlı düşüşler ve karbonatlı kayaçlardaki erimeler olduğu düşünülüyor” ifadelerini kullandı.

KUZEY’İN SU İHTİYACININ BELGESİ
Yaşanan görüntülerin Konya Ovası’nın kuzeyindeki su ihtiyacına en güzel örnek olduğuna işaret eden Dedeler Mahallesi Muhtarı Erdoğan Şen, “Yıllardır üzerinde konuşulan ancak henüz somut hale getirilememiş olan su kaybı sorunu, bölgemizde fiziki anlamda da etkilerini daha derinden hissettirir hale geldi. Bu yarıkları Konya Ovası’nın kuzeyindeki su ihtiyacının bir belgesi niteliğindedir. Bölgemizin suyla buluşturulması için sürecin hızlandırılması gerektiğini halkımız ısrarla söylüyor” dedi.
JMO BAŞKANI ŞÜKRÜ ARSLAN:
YERALTINDAKİ BİR HAREKETLİLİĞİN SONUCU DEĞİL!
Kilometrelerce uzunluğa, metrelerce derinliğe ulaşabilen yer kırılmalarının ve ardından gelecek çöküntülerin sismik bir yer hareketinin sonucu olmadığına işaret eden Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan ise oluşan yarıkların temel nedeninin yeraltı su seviyesindeki düşüş olduğunu dile getirdi.

Altınekin’in Dedeler Mahallesi’nde meydana gelen kırılmaları yerinde incelediğini dile getiren JMO Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, “Burada oluşan yarılmalara baktığımızda blok seviyelerinin birbirinden farklı olduğunu görüyoruz. Bu da bize, sismik bir hareketten değil de yeraltı su seviyesinin çekilmesine bağlı olarak kil minerallerinin büzüşmesi sonucu bu durumun ortaya çıktığına işaret ediyor. Toprağın altında bulunan kil mineralleri su içerisinde genişler, su olmadığı durumlarda da büzüşür. Bu büzüşme haliyle hacmin de küçülmesini beraberinde getirir. Yerin altında oluşan bu boşluk ise yer kırıklarını beraberinde getirir. Bu kırılma alanlarında zaman içerisinde oluşacak çöküntülerle birlikte 5-10 yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde ciddi kot farklılıkları da görülecektir” dedi. Arslan, kırılmaların Orta Anadolu’nun birçok bölgesinde örneklerinin var olduğunu da dile getirerek, sorunun temelinde bilinçsiz su tüketimi ve su kaynaklarının verimli kullanılmamasının olduğunu sözlerine ekledi.




Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.