Konya'da yetenek abidesi! 75'lik amca enstrümanları hem yapıyor hem çalıyor
114
Konya'nın Güneysınır ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Mustafa Özdemir, terzilik ve motosiklet tamirciliğinin ardından emeklilik yıllarında kendi kendine öğrendiği enstrüman yapımını yaşamının vazgeçilmez uğraşına dönüştürdü.
214
Evinin bahçesinde kurduğu atölyede çeyrek asırdır ahşaba şekil veren Özdemir, bağlama, ut ve kabak kemane başta olmak üzere çeşitli müzik aletleri ve baston üretiyor.
314
Herhangi bir ustanın yanında çıraklık yapmadan deneme yanılma yöntemiyle geliştirdiği becerisi sayesinde hem enstrüman yapan hem de onları çalabilen Özdemir, sabahın ilk saatlerinde atölyesinin kapısını açarak ahşabın cinsine göre o gün yapacağı enstrümanı belirliyor.
414
Kimi zaman bir bağlamanın teknesini yapan kimi zaman sapını şekillendiren Özdemir, yaptığı bastonlara da gün içinde son dokunuşlarda bulunuyor.
514
Atölyeden yükselen testere ve zımpara sesi, zaman zaman yerini kendi yaptığı enstrümanlardan yükselen nağmelere bırakıyor.
614
Özdemir, çocukluğundan bu yana el emeği gerektiren işlere ilgi duyduğunu söyledi.
Yaşamında 20 yıl terzilik, 20 yıl da motosiklet tamirciliği yaptığını belirten Özdemir, bu meslekleri de kendi kendine öğrendiğini anlattı.
714
Müzik tutkusunun çocukluk yıllarına dayandığını vurgulayan Özdemir, "1963'ten beri saz çalıyordum. 2000'de de saz yapmaya başladım. Sonra ut yapmaya başladım. Daha sonra kabak kemane yapmaya başladım. Böyle geldi geçti ömrümüz. Benim hiç ustam yok. Kimsenin yanında da görmedim. Allah vergisi işte. Ben hiçbir işi ustadan görmedim. Sıfırdan her şeyini yaparım." diye konuştu.
814
Özdemir, yaptığı enstrümanları çoğu zaman hediye ettiğini, bazı alanların da 'emeğinin karşılığı' diye bir miktar para verdiğini ifade etti.
914
Ahşapla uğraşmayı çok sevdiğini, atölyesinde vakit geçirirken çok huzurlu olduğunu dile getiren Özdemir, şöyle konuştu:
"Bir de bastona merak sardım. Yapmaya başladım. Kendime göre bastonlara model veriyorum. Bir şeyler yapıyorum. Her ağaçtan yapayım diye düşündüm.
1014
Bir de kendi kendime söz verdim, '150 tane yapayım, bırakayım' dedim. İşte 150 tane yaptım atölyeme astım. Hepsi kendime ait.
1114
Yaptıktan sonra bakıyorum, beğenmezsem 'sevap olur' diye bir fakire veriyorum. Beğendiğimi asıyorum. Böyle koleksiyon yapıyorum. Bende koleksiyon hastalığı da var."
1214
Küçük yaşta annesini ve babasını kaybettiğini, zorlu bir yaşam sürdüğünü belirten Özdemir, çeşitli el becerileriyle uğraşmanın ve müziğin kendisini her anlamda koruduğuna işaret etti.
1314
Uğraşları sayesinde zamanının değer kazandığına değinen Özdemir, "Enstrüman çalmayı öğrendikten sonra yapmaya başladım. Bunları yapınca her şeyden vazgeçtim.
1414
Becerdim de Allah'a şükür. Müzik beni kötü alışkanlıklardan vazgeçirdi. Dünyanın telaşında geldik, geçtik." dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.