Konyalı çocukların Şivlilik hediyesi Büyükşehir’den
Konya Büyükşehir Belediyesi, bu yıl pandemi sebebiyle "Şivlilik" toplamaya çıkamayacak çocukları şivlilik çantası hediye ederek sevindirecek.
Konya Büyükşehir Belediyesi, üç ayların gelişi nedeniyle kutlanan ve bir Konya geleneği olan "Şivlilik" için Konyalı 20 bin çocuğa şivlilik hediyesi dağıtacak. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya'nın Türk-İslam kültüründe köklü geleneklere sahip önemli bir şehir olduğunu vurgulayarak, mübarek üç ayların gelişi nedeniyle dünyada yalnızca Konya'da gerçekleştirilen şivliliğin de bu köklü geleneklerden biri olduğunu ifade etti. Şivlilik zamanında Konya sokaklarının çocukların cıvıl cıvıl sesleriyle şenlendiğini kaydeden Başkan Altay, ancak bu yıl pandemi nedeniyle çocukların fener alayı ve şivlilik sevinci yaşayamayacak olmasının burukluğunu onlarla birlikte hissettiklerini ifade etti. Başkan Altay, "Yavrularımız pandemi nedeniyle bu güzelliği yaşayamayacak olsa da onların yüzlerini güldürmek ve bir nebze de olsun onları mutlu etmek için kolları sıvadık. İnternet ortamında başvurularını yarından itibaren almaya başlayacağımız 20 bin çocuğumuza şivlilik hediyelerini biz göndereceğiz. İnşallah pandemi dönemini en kısa sürede atlatıp gelecek yıllarda coşkuyla mübarek üç ayların manevi ikliminde şivlilik geleneğini yaşamaya ve yaşatmaya devam ederiz" ifadelerini kullandı.
10 Şubat saat 20.00'de "sivlilik.konya.bel.tr" adresinden başvuruda bulunan 5-10 yaş (2011-2016 doğumlu) arasındaki ilk 20 bin çocuk, şivlilik hediye çantasını almaya hak kazanacak. Başvuruda bulunan çocuklar, sistemden seçtikleri KOMEK, Bilgehane ve Gençlik Merkezlerinden çantalarını Şivlilik Günü olan 18 Şubat Perşembe günü teslim alabilecek.
ŞİVLİLİK NEDİR?
Şivlilik, Konya’da Hicri takvime göre üç ayların başlangıcı olan recep ayının ilk perşembesini cumaya bağlayan gecede ve Regaip Kandili sabahı çocuklarca yapılan kandil kutlama geleneğidir. Konya’da bu güne “ilk namaz” adı da verilir.
Kandil gecesi kutlama geleneği Osmanlı Devleti döneminde padişah II. Selim’den (1566-1574) itibaren sürdürülmektedir.
Kandilden bir hafta önce çocuklar, gece sokağa çıkarak bu günün geleceğini, trampetlerle, kavallarla, fenerlerle mahalle mahalle dolaşarak haber verirler. Fenerini alan çocuk sokağa çıkar, yol ortasına gerilen ipe fenerini asar, bütün dükkanlar rengârenk, irili ufaklı karpuz, davul, sünme, kuyruklu ismi verilen kağıt fenerlerle, mumlarla donatılır. Çocuklar yakılan ateşin etrafında halka olur ve fener alayına katılırlar.
Regaip gecesinin sabahı ellerine birer torba alan çocuklar kapıları çalmadan içeriye girer;
Şivli şivli şişirmiş,
Erken kalkan pişirmiş,
İki çörek bir börek,
Bize namazlık gerek. Şivliliiiiik... diye bağrışırlar.
Ev sahibi önceden hazırlanan kuru üzüm, leblebi, incir, iğde gibi çerezlerden ve günümüzde daha çok şekerlemelerden çocuklara dağıtır. Aynı gün, hemen her evde, yağda kızartılmış mayalı hamurdan “bişi” yapılır ve yufkaların arasına konur. Buna pekmezle yapılmış un helvası ilave edildiği de olur. Bişiler komşulara dağıtılır. O gün erkekler ise mahallenin camiinde mum yakar. İkindi ile akşam namazı arasında mezar ziyaretleri yapılır, yatsı namazında camilerde mevlit okunur. Şivlilik günü aile büyükleri, komşu ve akraba ziyaretleri yapılır, “namazın mübarek olsun” temennisinde bulunulur. Bu ziyaretler sırasında önce yemek, ardından da çerez ve meyvelerden oluşan şivlilik ikramı yapılır.
Çocukların hatırlandığı, mutlu edildiği şivlilik, aynı zamanda birlik ve beraberlik duygularının pekiştirildiği bir gelenek olarak geçmişten günümüze varlığını sürdürmektedir.

Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.