Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti duruşmasına sanıktan olay savunmö: "Ben ateş etmedim!"
Ümraniye'de 19 Mart'ta silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin sanıkların yargılanmasına başlandı. Cinayet zanlısı Kadayıfçıoğlu savunmasında, "Aracınızı çekin buradan derken şahıs bana küfür etti. Yolcu koltuğundaki şahıs beni içeri çekti, kapı açıldı. Şahıs göğsüme doğru hamle yapıyordu, tekme atıyordu. Tek elle kendimi korumaya çalışıyordum. Gayriihtiyari silahı çektim. Orada şahıs elime müdahale etti. Hedef de almadım. Ben ateş etmedim. Elim tetikte değildi. Şoka girdim" dedi.
Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, müzisyen Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan (21) yardım istedi. Kubilay Kaan Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan Kundakçı ağır yaralanırken, hastaneye kaldırılan genç futbolcu yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetmişti.
Olay sonrası Aleyna Kalaycıoğlu, Alaatin Kadayıfçıoğlu, İzzet Yıldızhan ile birlikte 7 kişi tutuklanmıştı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma 10 isim sanık sıfatıyla yer aldı.
İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkamesinde görülecek duruşma yoğunluk nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonunda görüldü. Tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Salonda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı, annesi Ülker Kundakçı da hazır bulundu.
"Bize ateş etmelerinden tedirgin oldum"
Alaattin Kadayıfçıoğlu, "Biz 2-3 hafta önce Aleyna ile sevgili olduk. Olaydan bir gün önce kendisini misafir ettim. Sabah kalktığında stüdyoya gideceğini söyledi. Aracı yoktu, ben aracımı verdim. Akşam buluşacaktık. Kendisini aradım. Araba müzik stüdyosunda dedi. Eşyası ve köpeği. Benim şahsi aracım olduğu için babamın VIP aracı ve şoförüyle olay yerine gitmesini söyledim. Eşyalar sığmaz diye düşündüm. Aleyna köpeğini götürmek istedi onu almaya gittik. Aleyna aracı görünce panikledi. Bunlar hala gitmedi mi dedi. Sordum, "eski erkek arkadaşım köpeğimi benden almak istiyor, benle de konuşmak istiyor" dedi. Karşı araçtaki şahısla göz göze geldik. Bizi Aleyna ile görünce torpidoya uzandı. Arkadaki şahsa bir şeyler söylediğini gördüm. Bize ateş etmelerinden tedirgin oldum" dedi.
"Göğsüme doğru hamle yapıyordu, tekme atıyordu"
Kadayıfçıoğlu, "Olay çıkmasın konuşalım diye araçtan indim. Yolcu koltuğunu parmağımla tıklattım. Aracınızı çekin bıradan derken şahıs bana küfür etti. Yolcu koltuğundaki şahıs beni içeri çekti kapı açıldı. Şahıs göğsüme doğru hamle yapıyordu, tekme atıyordu. Tek elle kendimi korumaya çalışıyordum. gayriihtiyari silahı çektim. Orada şahıs elime müdahale etti. Hedef de almadım. Ben ateş etmedim. Elim tetikte değildi. Şoka girdim. Vito araca bindim. Silah araca giderken kuruluydu. Bizim koruma kararımız mevcut silah tedbirim torpidoda dururdu hep zaten" ifadelerini kullandı.
"Babam yurt dışında olduğu için polise gidemedim"
Babasının yurt dışında olduğu sebebiyle polise gidemediğini belirten Kadayıfçıoğlu, "Mustafa bey ve Aleyna ile Vito'ya bindik. Bertin'i aramasını söyledim. Birine bir şey olduysa biz çıktık ambulansı ara dedim. Kendisi ambulansı aradığını söyledi. Şokla babam yurt dışında olduğu için polise gidemedim. Kendime yakın hissettiğim Metin amcamın yanına gittim. Tam ne olduğunu bilmiyordum kendisiyle Akmerkez'e gittik. Yanımızda Aleyna da vardı oradan sonra ayrıldık zaten. Taksiyle gittik" şeklinde konuştuk.
"'Alaattin sen ne yaptın" dedim, o da bana ne olduğunu bilmiyorum"
Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu ise savunmasında, "Sayın hakim ben biraz detaylı konuşmak istiyorum. Bizim Canbay ile bir buçuk yıllık bir ilişkimiz vardı. Ben ayrılmak istedim o kabul etti. Ayrıldıktan bir iki hafta sonra Alaattin ile görüşmeye başladık. O gece Alaattin'de kaldım, daha sonra kayıt almak için ben stüdyoya gittim, köpeğimi alıp gittim. Stüdyoya gittiğimde Yalçın, "Canbay kötü" dedi gitti. Ardından Kubilay aradı beni "ablacığım" dedi "ben sizi barıştırmak için gelmek istiyorum" dedi, ben "gelmeni istemiyorum" dedim. Yalçın bir önceki konuşmada "Canbay çok kötü" dedi, ikinci konuşmada telefonu aldı ve "hayatında biri varsa kendimi öldürüceğim" dedi ben de korktum, "hayatımda kimse yok" dedim onu sakinleştirmek istedim. Daha sonra aracın içerisindeyken Yalçın aradı, "stüdyoya dön" dedi ben de dönmeyeceğimi söyledim, yemek yemeye gittik. Biz yemekteyken üstü kapalı şekilde Alaattin'e söyledim. Anneme de söyledim Yalçın ve Kubilay'ın barıştırmak için geldiğini söyledim, bana gel dedi. Olay anında ben ilk defa Alaattin'in silah taşıdığını gördüm. Araçtan indi "sadece konuşacağım" dedi, öyle indi arabadan daha sonrasında silah patlayınca elim ayağım boşaldı. Daha sonra Alaattin beni VIP araca bindirdi. Araca binince silah gördüm arka koltukta ve "Alaattin sen ne yaptın" dedim, o da bana "ne olduğunu bilmiyorum" dedi. Sonra Berti'ni aradım dedim "ambulans çağır ya da ben çağıracağım" dedim. Sonra bir daha Bertin'i aradım "bana bir şey olmadığını söyle" dedim o da bana "bir kişi yerde yatıyor" dedi. Bertin beni anneme bıraktı, daha sonra polisler geldi. Telefonumu kapatmadım, telefonumdan hiçbir şey silmedim" şeklinde konuştu.
"3 saniyede infaz ettiniz benim oğlumu"
Duruşmada söz verilen Baba Cemil Kundakçı, şikayetçi olduğunu belirterek, "Ben olayı oğlumun arkadaşlarından öğrendim. 'Vuruldu' dediler. Şok oldum. Hemen gittik. Yoğun bakımdaydı. 'Kan veriyoruz' dediler. Sonra da 'Durumu kötü' dediler. Sonra da oğlumun öldüğünü söylediler." şeklinde konuştu.
Anne Ülker Kundakçı ise "3 saniyede infaz ettiniz benim oğlumu. Müebbet bunları kurtarmaz, bunlar benim oğlumu infaz ettiler. Hepsinden şikayetçiyim." ifadesini kullandı.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Vahap Canbay ise Aleyna Tutuş ile aralarında belirsiz, ucu açık bir ayrılık konuşması olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Stüdyodaki köpek benim, Aleyna'nın çok sevdiği köpek. O sevdiği için ona vermiştim. Kapıda beklerken bir tane siyah araç yanaştı, sadece çakarlarını görüyorduk. Araçtan biri indi cama vurdu. Cenin pozisyonu aldım, sağ bacağım veya elim onun koluna değmiş olabilir. Şahsın koluna bir temasım olmuş olabilir. Olay anında kimse sesini çıkartmadı, ben sadece yapma diye bağırdım. Ben birinin vurulduğunu anlamadım. Kubilay bağırınca koşarak yanına gittim. Kucağıma alıp yardım çığlığında bulundum."
Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.
Müebbet ile yargılanıyorlar
İddianamede, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun, "kasten öldürme", Aleyna Tutuş ve Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
Sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 10 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülen iddianamede, Metin Kadayıfçıoğlu'nun "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
İddianamede, sanık Engin Taşkıran hakkında "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 6 aydan 10 yıla kadar, sanıklar İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç'un ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi talep ediliyor.
Kaynak:İhlas Haber Ajansı, Anadolu Ajansı, Pusula Haber
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.