Lezzeti doğallığından

Lezzeti doğallığından
Ürünlerini paket ürün kullanmadan ürettiğini belirten Elmas Taşpınar, “Kendi yemediğim ürünleri kimseye de yedirmem. Her şeyin doğal olmasına özen gösteriyorum” dedi.

Yaklaşık 3 yıldır ev yemekleri sektöründe başarılı işlere imza atan Elmas Mutfakta, mevsiminde yetişen ürünlerle yaptığı yemeklerle lezzetine lezzet katıyor. Ürünlerini paket ürün kullanmadan ürettiğini belirten Elmas Taşpınar, “Kendi yemediğim ürünleri kimseye de yedirmem. Her şeyin doğal olmasına özen gösteriyorum” dedi.

2-001.jpg

2019 yılında hizmete açılan Elmas Mutfakta, sulu yemek çeşitlerinden böreklere, mevsim balık ızgaralarından fasıl gecesine kadar geniş hizmet yelpazesi ile adından sıkça söz ettiriyor. Elmas Mutfakta’nın kuruluş hikayesini anlatan Elmas Taşpınar, “Çalışmaya önce evde başladım. Bakkaldan aldığım malzemelerle ortaya çıkardığım ürünleri, poğaçaları pazar yerinde sattım. Bu poğaçaları pazarda sattım, sattığım paralarla şeker ve çilek alıp reçel yapmaya başladım. Bunları yaparken Elmas Mutfakta diye bir instagram hesabı oluşturdum. Reçellerim ilk aydan itibaren çok güzel satıldı. Çok çeşitli reçeller yapıyorum; Süt, portakal, karpuz kabuğu reçeli gibi çeşitlerim ve daha fazlası mevcut. Reçel çeşidim arttıkça müşteri potansiyelim çok çok arttı. Odamın biri tamamen turşu ve reçel dolmaya başladı. 6 ay böyle devam ettim sonra bunun böyle evde zor olduğunu fark ettim. İnsanlar ürünlerimi tatmak, denemek istiyorlardı ama evde olmayacağından bir dükkân açmam gerektiğine karar verdim. Dükkânımı açtım, 6 ay çok güzel gitti. Dükkânımın eşyalarını 2. el pazarından aldım. Yaptığım yemekleri müşterilerimin evine kendim götürdüm. Ürünlerimi evde yaptığım dönemlerde ben Tarım Müdürlüğü’nden izinlerimi aldım. Bütün ürettiğim her şey Tarım Bakanlığı’ndan onaylı” diye konuştu.

3-001.jpg

MEVSİM ÜRÜNLERİ KULLANILIYOR

Elmas Mutfakta’nın hizmet yelpazesinden bahseden Taşpınar, “Sulu yemek, börek, çörek, hanımların günleri için küçük organizasyonlar, doğum günü, söz ve nişan yapıyoruz. Küçük çaplı 50-60 kişilik gruplar ağırlıyorum. Her Cuma akşamı, müzik ve fasıl gecesi düzenleniyoruz. Hep beraber çalıp söylüyoruz. Sulu yemeğimin 12-13 çeşidi var. Günlük menülerim, iş yerlerine personel yemeklerim var. Doğal reçeller, mevsiminde ne varsa zeytin, asma yaprağı, yoğurt onları yapıyorum. Yaz mevsiminde mesela koyun yoğurdu yaparım ve çok beğenilir. Kış geldiğinde hamsi tava yapıyorum. Mevsiminde ne öne çıkıyorsa onu yapıyorum” şeklinde konuştu.

4-001.jpg

PAKET ÜRÜN KULLANMIYORUM

Kendi yemediği ürünleri kimseye de yedirmem diyerek işe başladığını aktaran Taşpınar, “Her şeyin doğal olmasına özen gösteriyorum. Benim için Ayçiçek yağı dahi masum değil. Tereyağını ve salçayı bile kendim yapıyorum. Böylede devam edeceğim inşallah. Kullandığım zeytinyağını araştırıyorum. Hangisi daha doğal ise onu kullanmaya çalışıyorum. Paket ürün kullanmıyorum. Yemeklerimde kendi yaptığım sosları kullanıyorum. Üretimin baştan sona doğal ve kaliteli olmasına özen gösteriyorum. Turşuluklarım, reçellerim tamamen köyde yapılır. Yaz döneminde köye her hafta gider, reçellerimi, yoğurtlarımı yaparım. Tamamen her şeyim doğal. Doğal beslenmeyi seven, sağlıklı beslenmeye özen kişiler beni tercih ediyor” ifadelerini kullandı.

5-001.jpg

PAKET SERVİS İLE LEZZETLER KAPINIZDA

Çeşit çeşit ürünlerle üretim yapıp insanlara sunmak istediğini kaydeden Taşpınar, “Abla çok güzeldi, ellerine sağlık denildiği zaman çok mutlu oluyorum. Ben bu işe 50 yaşında başladım ama önceden de insanlara büyük sofralara kurup misafir ağırlamayı çok severdim. Çok fazla iddiamda isteğimde yok. Ben yaşadığım sürece Elmas Mutfakta tabelası yerinde dursun istiyorum. Ayrıca yemeğin durumuna göre günlük 3 ya da 4 çeşit personel yemeği yapıyorum. Meram Yaka’dan Havzan’a, Sanayi Bölgesi’nden KOBİSAN’a kadar gidiyorum. Isısı kaybolmayacak şekilde paketleme yapıyorum. Kendim saat 12.00 -13.00 arası dağıtıp geliyorum. Paket ağında ise 3 kişi ve üzeri her yere götürüyorum, bir sınırım yok” dedi.

7.jpg

BALIKLARIM KARADENİZLİLERDEN TAM NOT ALIYOR

Su böreği ve hamsi tavada kendisine rakip tanımadığını belirten Taşpınar, “Tapu Kadastro’nun Konya Bölge Müdürü eline bir kilo istavritle geldi: ‘Abla ben bunu lüks restoranlarda da otellerde de denedim. Ama biz Konya’ya geldiğimizden beri balık yiyemiyoruz’ dedi. Ben başta bir tedirgin oldum, ‘Oralarda beğenmedin burada beğenir misin?’ dedim. Ertesi hafta geldi ‘Benim eniştem balığı kendi tutar, kendi yapar. Hiç kimsenin balığını yemez’ dedi. Eniştesi ‘balıkları iyi ki oraya götürmüşsün’ demiş. Balıklarımı çok beğendiler. Balıklarım Karadenizlilerden bile tam not alıyor. Çok iyi bilmediğim ürünleri yapmıyorum zaten bildiğim ürünlerde de iddialıyım. Konya’ya süt reçelini ilk ben duyurdum diyebilirim. Yiğit Berkay ÇOPUR

6.jpg

Kaynak:Pusula Haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.